"Demek ki hiçbir şey, o an olduğu kadar değerli ve önemli değil. Demek ki en büyük duygular bile yalnız o an için önemli. Demek ki her şey geçebiliyor ve yüzde yüz değişebiliyor. Demek ki hiçbir şey aslında o denli önemli değil. Demek ki hiçbir şey gerçek değil..."
"Açık ki," diye sürdürdü konuşmasını Zaman Yolcusu, "gerçek bir cismin dört yönde uzaması gerekir. Cisim, uzunluğa, genişliğe, derinliğe ve sürekliliğe sahip olmalıdır. Ne var ki, insanoğlunun doğal bir sakatlığı sonucu, ki bunu da sizlere birazdan açıklayacağım, bu gerçeği gözden kaçırmaya eğilimliyiz. Gerçekte dört boyut vardır, üçüne uzayın üç düzlemi adını veriyoruz, bir dördüncüsüyse zamandır. Fakat önceki üç boyutla sonuncusunun arasına gerçekdışı bir ayrım çekilmekte, çünkü bilincimiz, kesintilerle, o sonuncusu boyunca, yaşamlarımızın başından sonuna dek tek bir yönde hareket eder.