Kimi zamanımız bizden zorla alınıyor, kimisi sinsice çalınıyor, kimisi de boşa akıp gidiyor. Umursamadığımız için uğradığımız kayıp da, en yüz kızartıcı olanı.
Yasam nedir ki aslinda? Yogunlukla hissedilen, derken sonra hiç hissedilmeyen bir sey, görünüse göre hep aynı ama sonra tamamen bambaska, ara ara ziyadesiyle degisken, sonra yine safi aliskanlik. Hazlar ve mutluluk da getirir, acilar ve mutsuzluk da, bir yasamin ikisi arasinda nasıl bölünecegini de kimse bilemez. Insanlari temas ve iliski aramaya sevk eder, sonra kaçirtir bundan; zihinlerini vermelerini talep eder, sonra yine kafalari dagilmis, oradan oraya sürüklenirler. Yasamin temel esaslarindan biri kutupsallıktır: Hayat sevinç ve üzüntü, korku ve umut, özlem ve hayal kırıklığı gibi zıt kutuplar arasinda atan bir nabızdır.