"Eskiden insan biliyordu (ya da belki seziyordu) ki, meyvenin çekirdeğini taşıması gibi, ölümü kendi içinde taşımaktadır. Çocukların içinde küçük, yetişkinlerin içinde büyük bir ölüm vardı. Kadınlar, ölümü kucaklarında, erkeklerse göğüslerinde taşırlardı. O vardı işte ve ölüm, onların her birine garip bir ağırbaşlılık, sakin bir gurur verirdi."
"Nietzsche'den bu yana felsefenin görevi teşhis koymaktır; felsefe artık herkes için, bütün zamanlar için geçerli olabilecek bir hakikati söylemeye çalışmamaktır. Ben sadece şimdiki zamana teşhis koymaya çalışıyorum. Benim için yazmak, söylemek istediğimi teşhis etmektir.(...) Yazmak, esasen başta görmediğim bir şeyi sonunda bulmamı sağlayan bir işe girişmektir."
"Büyü bozuldu. Belki bu yüzden edebiyatın yerini medya aldı. Eski dünyanın bizi uçuran şiirsel bir yanı vardı, şimdi şiir bir yürek burkuntusu sadece."
"Ali Şekip o adamlardandır ki insan ellerini ellerine koyacak olur ise onlarda hissolunan safvet sıcaklığıyla hayatın birçok kötülüklerinden kalpte hasıl olan buzların eridiğini duyar."
"Yolculuk etmek duyusal olarak tam güçle çalışma ihtarıdır. Heyecan, duygulanım, coşku, hayret, sorgulama, hazırlıksız yakalanma, neşe ve şaşkınlık, bunların hepsi güzelin ve yücenin, gurbette ve farklı olmanın işleyişinde birbirine karışır."