Iroh Amca

Iroh Amca
@iroh
Anicca
Bilgisayar Mühendisi
Lisans
İstanbul
26 okur puanı
Kasım 2017 tarihinde katıldı
Mini hikaye tamamlama etkinliği/oyunu (Evet, farkındayım bıktığınızın)
Böyle mini olanlarına etkinlik denmiyor herhalde. İstekli arkadaşlar aşağıdaki metinin sonuna güzel bir şeyler yazarak hikaye oluşturabilirler yorumlarda. Faydalı bir çalışma olur gibi geliyor:) - KARIŞMASIN- Sadece bu metin tamamlanacak, herkes yeni bir hikaye oluşturacak bu başlangıçtan, bir hikayeyi tamamlamayacağız. (Gerçi isteklikler her zaman yarım bırakılmış hikayeleri yorumun altında tamamlayabilirler) ****** "En yakınındaki kitabın 27. sayfasının ilk satırınını oku" Böylesine masum bir iletinin, işleri buraya kadar getirebileceğini tahmin etmesi olanaksızdı elbette. Her zaman gördüğü sıradan anket iletilerinden sanmıştı başta. Öyleydi de zaten, ta ki ilk gördüğü kitabın 27.sayfasını açana kadar.
Etkinlik
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Eller
Ellerine baktı, farklı bir zamanda başkasına aitlerdi sanki. Falcıların hayat çizgisi dedikleri şey yarıda kesilmiş gibiydi. İnsan, kendinin kendisi olduğunu nasıl anlar bilmiyordu? Öyle her şeyi anlayabilecek durumda değildi zaten şu anda. Çözmeliydi olan biteni, tek yolu buydu kurtulmak için içinde olduğu durumdan ya da bedenden. Tekrar baktı ellerine. Evet, kendi parmakları değildi bunlar. Gitar çalmaktan nasırlaşmamıştı baş parmağı. Yüzük parmağı da daha uzundu şimdi. Dergideki testten hatırlıyordu, Sevgi'nin yaptığı. Ve sert, işçi elleriydi artık. Ya da ne deniyorsa bunlara. Hazır değilim buna diye düşündü, henüz değil. Neye hazır olması gerektiğini biliyor muydu ki sanki. Sadece bir rüyaydı iki gece önceki. Hatta rüya bile değil, bir kelime rüyadaki. Başka bir şey hatırlamıyordu. Değişeceksin! Sadece o. Ses nasıldı, onu bile hatırlamıyordu. Babasının davudi sesi, annesinin ince ve etkisiz sesi ya da Chris Rea'nın buğulu sesi gibi bir şey değildi. Ulvi bir şey hiç değildi. Hatırlanmaması gereken bir sesti galiba. Değişeceksin! Önemsememişti başta, ama zaman geçtikçe kelime önce kafasını, bilincini, sonra tüm benliğini işgal etmişti. Niye değişecekti? Nasıl değişecekti? Fiziksel, Kimyasal, Biyolojik, Semantik, Spiritüal. Kafasında binlerce şey vardı. Ama hiçbirinde bu şekilde değildi. Londra'daki Amerikalı Kurt Adam filmini hatırladı. Tek seyrettiği kurt adam filmi oydu. Korkuyordu böyle şeylerden.Sevgi seviyordu gerçi, o zombili diziyi zorla seyrettirmişti ona. Sonra bütün gece yanında fosur fosur uyumuştu. Böyle bir şey olsaydı , şu anda bir bilinci olmazdı herhalde diye düşündü . Bu öyle bir şey değildi. Değişim filan olmamıştı, o süreç yoktu. Ayna, bakmamıştı henüz. O ellerden sonra dağılmıştı tabi. Her filmde, içinde böyle büyülü dönüşümler olan her filmde,
Yolumuz yol değil
ÇOK ÜZÜLÜYORUM! Son 2 yılda 42 öğretmen atanmadığı için hayatına son verdi. Bu çok acı ya. İşlerin o kadar farklı boyutu var ki.. Sadece puanı almak, çalışmak yetmiyor bazı durumlarda.. Keyfi keder ve sırf doğu olduğu için gitmeyen arkadaşlarımız da var.. Böyle atanamadıkları için psikolojik sorunlar yaşayıp hayatlarına kıyanlar da.. He bir de ücretli öğretmenlik olayı var. ÖĞRETMEN OLMAYIP, MESLEK EĞİTİMİ ALMAMIŞ İNSANLAR DA AÇIK VAR GEREKÇESİYLE GİDİP ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİK YAPIYOR! Bunu anlayabilir misiniz? O kadar boş o kadar saçma durumlar ki.. Cidden üzülüyorum. Şu mesleğin ya da DİĞER MESLEKLERİN, emeklerin, onca yılın böyle boşa gitmesi cidden üzüyor. "Önce yalandan ağlayıp, sonra unutacaklar." Atanamayan Öğretmen Ersin Turhan intihar etti, cebinden 10 TL çıktı. Zor şartlarda okuyan Turhan, atanamadığı için inşaatta çalışıyordu..
Aralık Ayı Hikaye Yazma Etkinliği
ETKİNLİK SONA ERDİ. Yıl bitmedi ama Aralık ayı etkinliğimiz sonlandı. 42 hikaye hiç de fena değil - Bir sonraki hikaye erkinliğinde temaya daha fazla önem vereceğiz ama. Katılan , katkıda buluna herkese çok teşekkürler. -------------------------- Son anlar had safhada çekişmeli geçti. Aralık ayının Hikayesinin konusu EMPATİ ve YOLCULUK oldu. Evet 2359C itibariyle iki konu da 29'ar oy almıştı. Sonrasını kale almıyorum . İsteyen istediği konuda (EMPATİ veya YOLCULUK arasında tabi) yazabilecek yılın bu son ayında. Umarım geçen aydan daha başarılı bir etkinlik ıolur. Herkese kolay gelsin . Hikayeleriniz başka bir başlıkta paylaşacaksınız. Onu da yayınlarım birazdan. (Hikayeler #37014610 iletisinde paylaşılacak) Uzun , kısa - durum hikayesi filan önemli değil. Bu ay, yılbaşı modunda azami gevşetme yaptık. Sorusu olan varsa mesaj atabilir. Herkese iyi Aralıklar:) ---------------------------------- İyi haftasonları. İki aylık (kısır) yeniden öykü yazma etkinliğinden sonra eski hamama geri dönmüş bulunuyoruz. En son Eylül'de yapmıştık anketli hikayemizi galiba. Bu ayın belirlediğim 11 teması aşağıdaki ankette. 4 Aralık'dan itibaren,anketten birinci çıkan konu/tema Aralık ayı etkinliğinin konusu olarak kullanılacak olup, istekli arkadaşlar belirtilen tema üzerinden hikaye/hikayelerini (en fazla iki tane) yazabilecekler. Hikayelelerle ilgili site kuralları dışına bir kural yok. Sadece tema olarak seçile konu kullanılacak. İsmini vermek istemeyen yzarların hikayelerini ben yayınlayabilrim eskisi gibi. Onun dışındaki konuları anket bittikten sonra konuşuruz. Cevaplarınızı bekliyorum. Aralık ayı etkinliğimizin teması ne olsun?
Etkinlik
Sam Harris, İnancın Sonu isimli eserinde şöyle yazdığında aslında çok fazla alaycı değildi: Mantıksal hiçbir gerekçesi olmayan inançlar barındıran insanlara taktığımız isimler vardır. İnançları oldukça yaygın olduğundaysa bu insanları “dindar” olarak adlandırırız; aksi takdirde bu insanlar “deli”, “psikopat” ya da “kuruntulu” olarak adlandırılacaktı... Açıkça, sayılarının çok olması bu insanları aklı başında gösterir. Ve Yaratıcının, yağmur damlalarını yatak odası pencerenize Mors alfabesiyle çarptırarak sizinle iletişim kurduğuna inanmak zihinsel bir hastalığın göstergesiyken, bu yaratıcının düşüncelerinizi duyabildiğine inanmanın toplumumuzda normal olduğunun düşünülmesi aslında basit bir tarihsel kazadır. Ve dindarların genellikle deli olmayıp, inançlarının özünün delice olması da öyledir.
Sayfa 91