İsa Güzeç

— Bu yollarda biz bir borcu ödüyoruz, dersiniz. Asırlardan beri soyulan,sömürülen, asırlar boyunca yalnız mal, yalnız can vergisi için aranan şu bitmiş, şu bilinmeyen Anadolu'ya karşı, çeşmeleri gürül gürül akan istanbul'un işlediği günahların borcunu ödüyoruz.
Sayfa 84 - Remzi Kitabevi·Kitabı okudu
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Zayıf bünyeli bir çocuk olmuştu artık. Bu yüzden mahalle mektebine başlat­tıkları gün annesi hocaya yalvarmıştı: "Ne olur benim oğlanı dövmeyin. Mustafa uslu çocuktu, neden dövsün onu hocası? Falakaya yatırmak için hoca yaramazlığa filan bakmıyordu da; falaka bir alışkanlıktı. Çocuk sakat kalır sonra dediler, zaten ne kadarcık canı kaldı ki? Hoca da sıra dayağında Mustafa'yı en arkada bırakıyordu; herkes dayağını yiyip git­tikten sonra da Mustafa'yı dövmeden evine gönderiyordu. Sınıfın düzeni bozulmasın diye Mustafa'nın dayak yemediğini görmemeliydi çocuklar.
Sayfa 26 - İletişim yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Vampir fetvaları
"Mes'ele: Rumeli'nde, Selanik tevabi'inden bir karyede, nasara taifesinden bir kafir mürd olup, gömdüklerinden birkaç gün mürur ettikten sonra nısf-ı leyl­ de akrabasının ve gaynn kapılarına gelip "bre filan gel seninle falana gidelim" deyip, yarınki gün ol kafir dahi mürd olup ve birkaç günden sonra birine da­hi nida edip, ol dahi mürd olup, velhasıl bu üslüb üzerine hayli kafir mürd ol­duklarında, keferenin böyle kırıldıklarını görüp, ehl-i lslam'dan ol karyede sa­kin ba'zı kimseler, vehimlerinden firar etmek dilese, şer'an caiz olur mu? 62 Elcevap: Olmaz, alelhusus ki bu kasaba-i küffar hususunda müsahere ettik­ erinden sonra, mü'mine lazım olan emrin Malik-ül-umür'a tefvtz etmektir. (B. 271 b)" Düzdag, s. 264. Bu
Sayfa 62 - İletişim yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Ölü sahipleri obur-tanıtıcılara mal verirler; beraber ön­ceden ölmüş oburların mezarlarına giderler ve hangi oburun geceleyin kabrinden dışarı çıktığını bozulmuş toprağa bakarak anlarlar. Hemen halk üşüşüp obu­run mezarını kazar ve ardından görürler ki hangisinin gözleri kan dolu taslara dönmüş ve yüzü insan kanı içmekten kıpkırmızı olmuş. - EV L i Y A ÇELEBi, Seyahatname, XV II. cilt (1666)
Sayfa 57 - İletişim yayınları·Kitabı okudu
Alıntı