10/10
·376 syf.··
2026 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 22:20
SAKLI ZAMAN BAHÇELERİ Bige GÜVEN KIZILAY 𝐵𝑒𝑛𝑖 𝑏𝑢𝑙𝑎𝑚𝑎𝑧𝑠𝑎𝑛 ü𝑧ü𝑙𝑚𝑒 𝐸ş𝑦𝑎𝑙𝑎𝑟ı𝑚ı 𝑏𝑢𝑙𝑎𝑐𝑎𝑘𝑠ı𝑛 𝐾𝑒𝑠𝑡𝑖ğ𝑖𝑚 𝑡𝑎ş𝑙𝑎𝑟ı, 𝑎ç𝑡ığı𝑚 𝑦𝑜𝑙𝑙𝑎𝑟ı İş𝑙𝑒𝑑𝑖ğ𝑖𝑚 ℎ𝑒𝑦𝑘𝑒𝑙𝑙𝑒𝑟𝑖 𝑏𝑢𝑙𝑎𝑐𝑎𝑘𝑠ı𝑛 𝑉𝑒 𝑔ö𝑟𝑒𝑐𝑒𝑘𝑠𝑖𝑛 𝑘𝑖 𝑏𝑖𝑛𝑙𝑒𝑟𝑐𝑒 𝑦ı𝑙 ö𝑡𝑒𝑑𝑒𝑛 𝑃𝑎𝑟𝑚𝑎𝑘 𝑖𝑧𝑙𝑒𝑟𝑖𝑚𝑖𝑧 𝑑𝑒ğ𝑒𝑐𝑒𝑘 𝑏𝑖𝑟𝑏𝑖𝑟𝑖𝑛𝑒 Bige Hanım’ın sosyal medyada karşısına çıkan bu dizeler , “Binlerce yıl öteden parmak izlerimiz değiyor mu birbirine?” sorusuyla yazarımızın düşüncelerinde yer ederken kitabımızında biz okurlarıyla buluşması için tohumlarının atılmasına sebep olmuş ve iyi ki de yazarımızın yolu bu güzel Likya şiiri ile kesişmiş. Öyle güzel bir hikâyeki Saklı Zaman Bahçeleri; üç farklı zamanda üç ayrı hayat hikâyesine konuk ediyor yazarımız biz okurlarını. Veee ilk hikâyemiz ile çok uzun zaman öncesine, MS 391 yılına açılan bir kapıdan içeri doğru süzülüyoruz. İskenderiye Kütüphanesi ve onun yakılışına dair farklı farklı söylentiler okumuş olsak da sanki yazarımız o yıllarda oradaymış ve tanık olmuşcasına bir anlatım okuyoruz ilk hikâyemizde. İskenderiye Kütüphanesi’nin kâtiplerinden biri olan Acelenius’un bilgeliği ile kölelikten özgürlüğe giden yolda, hayatını ve binlerce köklü keşif ile 300 yıllık bilginin yok oluşuna tanıklık ediyoruz. İkinci hikâyemiz de ise 16. yüzyıl İstanbul’un da çömlek ustası olan Agâh Efendi ve onun ailesini tanıyoruz. Çevrede sevilip sayılan sözü geçip güvenilir birisinin yapabileceği ulu çınar ağacının bekçiliği görevini de üstlenen Agah Efendi’nin insanlara yardım ederken zor günler geçiren ailesinde yaşanılanları içimiz sızlayarak okuyoruz. Son olarak tüm dünyanın aynı anda zor bir süreçten geçtiği pandemi zamanlarında filizlenen bir aşkın tarafları Umay ve Kaan ile tanışıyoruz. Birbirine zıt iki karakterin birbirlerini nasıl değiştirdiklerini okurken içimiz sıcacık oluyor ve onların dönüşümleri biz okurların da yüreğine
Saklı Zaman BahçeleriBige Güven Kızılay · İnkılap Kitabevi · 2026186 okunma
Puan vermedi·252 syf.··
2025 183. kitabı
Askerdeyken annesinin ölüm haberini alan Nail Hakkari'den İstanbul'a gelse de yetişemez. Annesine son görevini yapamamak içinde bir sızı gibi kalır. Tezkereler sonra İstanbul'a tekrar dönen genç adam bir süre işsiz güçsüz dolanır. Babasıyla bir başına kalan Nail başlarda arasındaki mesafe yüzünden birbirlerinin anlamaz ve zıtlaşırlar. Reyhan'ın bulduğu iş sayesinde bir işe başlayan Nail iyi kötü bir iş bulduğu için sevinir ama şantiyede çalışmak hem zor hem de tehlikelidir. Reyhan Nail'in daha iyi bir pozisyonda çalışmasının istemesinde dolayı Nail le araları bozulur. Nail tam işe alışmaya başlayıp çalışırken güvenlik önlemleri alınmamış bir şantiyeye düşerler başlarda söylemekle yetinen Nail bir işinin yaralanması üzerine ISG uzmanları olan Eylem hanımı arar. Eylem hanım şantiye tutanak tutsa da bu pek işe yaramaz üstelik Eylem tuttuğun tutanak yüzünden işsiz kalır Nail bu durumda kendini suçlarken bu sefer daha büyük bir kaza olur ve şantiye şefleri abi gibi sevdiği Hamza abisini ölür. Bu ölüme Nail'i sarsar. Ama onu asıl sarsan iş verenlerin tutumu ve teklifi olur. Şirket sahipleri Hamza'nın ailesine cüzi bir miktar para teklif edip olayı kapatmaya çalışır. Benzer bir teklifi de Nail'e yaparlar daha iyi şartlarda çalışacağı bir pozisyon, bir telfi ve araba teklifi cazip gelse de Hamza abisinin ailesini düşünür. Bir yandan daha iyi koşullarda iyi bir iş bir yanda vicdanı arasında kalır genç adam. Orada Değildir; akici bir anlamı ve etkileyici hikayesini olan bir kitap. @fatih_turanli Ezgi Özcan @alakargayayinlari #oradadeğildim #kitapcumhuriyetimileokuyoruz
Orada DeğildimFatih Turanlı · Alakarga Sanat Yayınları · 202419 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kin Tutmadan Hatırlamak
7/10
·270 syf.··
2025 282. kitabı
Toker bu kitabında, demokrasi tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birini anlatıyor. Anlatım tarzında bir tarih kitabı soğukluğu yok; olayların tam ortasında yer almış birinin tanıklığı var. Farklı olarak, Metin Toker kırgınlığını, kızgınlığını artık daha açık dile getiriyor. Yazarla empati kurmak mümkün ama yine de bu kadar gazetecilikten uzaklaşmış olması, okuru hayal kırıklığına uğratıyor. Hatta kitap, İnönü'nün günlüğüne dönüşmüş durumda. İsmet İnönü’nün çevresinde geçen bu olaylar dizisinde siyaset neredeyse bir iç hesaplaşmaya dönüşüyor. İnönü’nün sözleri, Toker’in gözünden çoğu zaman bir öç alma arzusuyla dile getiriliyor. İnönü’yü bize oldukça saygılı, sabırlı, metanetli, sağlıklı birisi olarak tanıtıyor. Olumsuz özelliklerini tamamen sıfıra indiriyor. Menderes ve Bayar cephesindeyse durum bambaşka. Radyoların propaganda aracına çevrilmesi, muhalefetin sesinin kısılması, seçim yasalarının keyfî biçimde değiştirilmesi, tüm bunlar iki liderin demokrasiyi biçimsel bir kabuğa indirgediğini gösteriyor. Artık seçimler halkın iradesinin değil, kimin mikrofonu elinde tuttuğunun yarışı hâline gelmiş. Bu da eninde sonunda rejimi kendi kendine zehirlemiş. Toker’in ifadesiyle, “sandığın var olduğu ama adaletin ortadan kalktığı yıllar.” Kasım Gülek’in çarıklı, eşekli gezileri, Menderes’in mitinglerdeki nutukları, Bayar’ın halktan kopuk başkanlığı, zamanında çekilen bazı Yeşilçam filmlerini anımsatıyor. Halktan görünmeye çalışan siyasetçiler, halkın sesini susturdukları bir oyunun içindeler aslında. İşte bu çelişki, dönemin tüm trajedisini özetliyor. Toker’in hapse girişi, hikâyeyi kişisel bir derinliğe taşıyor. Onun dua ederken söylediği “Allah’ım, beni bir buruk adam yapma” sözü, yazarın gerçek anlamda kalkanını indirdiği tek satır olabilir. Unutmayı bir çare olarak
1000Kitap
DP Yokuş Aşağı (1954 - 1957)Metin Toker · Bilgi Yayınevi · 199117 okunma
10/10
·863 syf.··
2025 13. kitabı
·
50 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2025 00:00
Çok çok çok abartmamız gereken bir kitaptan bahsedeceğim bugün. Okumalara doyamadım diyebileceğim, bittiğimde kapağını kapatıp sarıldığım bir kitap oldu Shantaram. Hayatı her açıdan sorgulayan ve bir anlam arayışı içinde olan bir suçlunun yaşadıklarını kendi ağzından dinlemek eşsiz bir deneyimdi. Yaşamadığınız hayatlara konuk oluyorsunuz, yargılayamadan okuyorsunuz. Bu adam 842 sayfa ne anlatmış diye başlayıp, keşke bitmeseydin diye üzülebiliyorsunuz. Uy*şturucu bağımlısı bir adam düşünün, maddenin etkisindeyken s*lahlı soyg*unlar yapıyor. Yakalanıp hapse atılıyor, çeşitli işg*nceler görüyor, dayanamayıp hapisten kaçıyor. Yakalanmamak için s*hte pasaportla Hindistan’a kaçıyor. Orada kendine yeni bir dünya kurmuşken yolu m*fya ile kesişiyor ve hayatına bir gangst*r olarak devam ediyor. Bu esnada bulunduğu her ortamdan bir ders çıkarıyor, Hindistan’daki fakir halkı bir sosyolog edasıyla gözlemliyor. Çoğu kişinin bulunmaya tahammül bile edemeyeceği yerlerde yaşayarak hayatı öğrenmeye çalışıyor. Olay örgüsü o kadar güzel planlanmış ki konudan konuya atlamadan güzel bir akışla takip ediyorsunuz olanları. Çok sevdim, artık en’lerim arasında diyebilirim. Aşk, ihanet, inanış, yaşam mücadelesi, idealler ne ararsan var, kapağında yazdığı gibi: “her şeyle ilgili bir kitap”, okumayan çok şey kaybeder diyorum. Aa unutmadan söyleyeyim, Dağ Gölgesi adında devam kitabı da var, hemen aldım, bu hikaye yarım kalmamalı öyle değil mi ?
ShantaramGregory David Roberts · Artemis Yayınları · 20242,081 okunma
5/10
·384 syf.··
2025 21. kitabı
Merhabalarrr. Yabani topraklar öyle bir yerde bitmişti ki hemen ikinci kitabına başladım. İlk kitabın sonunda Warwick, Brexley'e ihanet edip onu Killian'a veriyor. Bu kitapta da Brexley bir hucrede tutuluyor ama sonra Killian geliyor ve ikisi arasında bir anda çekim oluşuyor. Brexley'in normal olmadığını ilk kitapta da anlatmıştık ama bu kitapta kendisi hakkında daha çok şey öğreniyoruz. Kitabın macera kısmını sevdim. Killian'la aralarındaki çekim bana geçmedi ve herkesle aynı şeyi hissetmesi de çok saçmaydı. Neyse Warwick ihanetini unuturmak için bu kez de onu Killian'ın elinden kurtarıp İSG'ye geri veriyor ama Brexley kendini artık oraya ait hissetmiyor üstelik oralardakilerde onun insan olmadığını biliyor ve biz yine kaçıyoruz. Kitap kendini o kadar çok tekrar ediyor ki okurken ayy yeter diye bağırasım geliyor. Killian'ın eline düşüyoruz kaçıyoruz bombalar uçuyor. Geri evine dönüyor buradan kaçması gerekiyor yine aynı sahne. Başka bir yere gidiyoruz yine kaçış yine aynı sahneler. Yazar sanki 300 sayfa dolsun diye inat etmiş ama hep aynı şeyleri de yazıp durmuş. Üstelik ben Brexley ve Warwick arasındaki çekimi ve birbirlerini her yerde hissetme bağını sevmiştim ama BREXLEY BUNU KİTAPTAKİ ÇOĞU ERKEĞE KARŞI HİSSEDİYOR VE HEPSİ KİZA ÇEKİLİYOR. Bari bu onlara özel kalsaydı yani. Warwick'in ihanetinin sebebini öğrenemedik. Brexley'in ne olduğunu hala bilmiyoruz ve ikisi arasında bir çekim olsa da doğru düzgün konuşamayan iki karakter var. Kitabın çok iyi bir potansiyelli vardı bence ama yazar bunu harcamış. Benim için ortalama bir seri olarak ilerliyor ama umarım 3. Kitap daha iyi olurda seriye karşı beklentimi karşılar.
Vahşi TopraklarStacey Marie Brown · Ren Kitap · 2024102 okunma
YABANİ TOPRAKLAR KİTAP YORUMU
8/10
·384 syf.··
2024 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2024 21:21
KİTABIN KONUSU: Brexley her şeye sahipken hem adrenalin hem de yeni zamanların robin hoodu - zenginden alıp fakire veren- olarak beraber büyüdüğü , aşık olduğu Cadenle birlikte hırsızlık yapmaktadır . Tekrar hırsızlık yaptığı bir zamanda yakalanıp peri hapishanesi olan halalzaha giriyor . Biz burada brexleyin hapishane mücadelesini bu süreçte yaşadığı zorlukları ve kendini anlama serüvenini okuyoruz . KİTAP YORUMUM :- ÇOK SPOİLER YOK - Kitap modern dünya da geçen distopya & fantastik türünde bir kitap . Kitabı sevdim güzel akıcı bir kitaptı. Sonlara doğru burada da ne olacak ne göreceğiz diyerek okuduğumuz bir kitaptı ama sonuna şaşırdınız mı diye soracak olursanız hayır şaşırmadım ama nedenini merak ediyorum açıkçası... Warwicke kızgınım ama sanki bunu altında bir olay varmış gibi bir rahatlık var lewşwwekiwe umarım sonda yaptığının bir açıklaması vardır warwick :))) Kitabın başında sevmediğim ama sonlara doğru anlamaya başladığım karakter rodriguez oldu … Açıkçası ben İSG 'nin ve onun yönetiminde ki ıstvanın bir işler çevirdiğine çok eminim ortaya attıkları şu kraliçenin yırtığı açma mevzusu palavra olabilir buna rodriguezin son nefesinden ve perilerin nefretinden anlıyorum kimse durduk yere bu kadar nefret etmez gibi ya … ?? Neyse bunu sonraki kitaplarda öğreneceğiz . Arona üzülmedim pek çünkü zaten kibirli bir salaktı yani üzülmedim çok bir şey yazmaya gerek yok gibi kfwkfwfiwe Kitapta en sevmediğim olay şu oldu yani brexleyin warwickin sürekli vücudundan bahsedip durması ve cadeni hayal etmeye çalışması silawiw ya tamam çok yakışıklı çok seksi ama yeter be kızım oldum yani şkşewkwi Ve Cadeni sevmiyorsun??? bunu artık kabul et yani bu kadar basit diye bağırasım geldi ööwdilwqdl Kitapta en iğrendiğim olay rebeca ve ıstvan olayı oldu bu olay olmasaydı olmuyor
Araştırma-İnceleme
Yabani TopraklarStacey Marie Brown · Ren Kitap · 2024159 okunma