Yine kelam söz konusudur, ancak ilahi Kelam: Kelam önce içte düşünce hâlindedir, sonra dışta söz hâline gelir (burada evrensel varoluş bağlamı söz konusudur.) Söz düşüncenin tezahürüdür ve ilk söz yaradılış metnindeki "Yehi Or" dur (Fiat Lux-Işık olsun).
"Işık (Ha-or), esîrin (Avir) gizeminden fışkırır. Saklı nokta yani "yod" harfi tezahür eder. 16 Bu "yod", hiyeroglifik olarak ilkeyi temsil eder ve İbrani alfabesinin tüm harflerinin ondan türemiş olduğu söylenir. Bu oluşum, Sefer Yetsira'ya göre tezahür âleminin oluşumunu sembolize eder. Yine, tezahür etmemiş "Bir" olan kavranılamaz ilk noktanın başlangıcı, Orta'yı ve Son'u ifade edecek biçimde üç noktayı oluşturduğu ve bu üç noktanın birlikte böylece tezahür etmiş "Bir"i oluşturan, daha doğrusu evrensel tezahürün ilkesi olan "yod" harfini oluşturdukları da söylenir: İlâhiyat diliyle Tanrı'nın kelamı ile kendini "Alemin Merkezi" kılması söz konudur. Sefer Yetsira'da, bu "yod" oluştuğunda bu saklı gizemden ya da Avirden (Esîr) geriye kalanın Ha-or (Işık) olduğu belirtilir. Gerçekten de, Avir sözcüğünden yod (harfi) çıkarıldığında geriye Ha-or kalır.
O'nun nuru, ilk defa Âdem Peygamber' in alnına nakşedildi. Mânada, bütün fezayı, zaman ve mekânı dolduran, ışık üstü ışık….
Nur, Adem Peygamber'den, oğlu Şit Peygamber' e geçti. Şit Peygamber de oğluna, babasından aldığı öğüdü devretti:
- Bu nuru ancak temiz, temizin temizi, Allahın huzurunda alacağınız kadınlar yolu ile, oğuldan oğula geçiriniz!