"Hepsinin yüzünde bir umut ışığı parlıyor. Birbirlerine sarılmış sanki hayata dair bir keşif, bir değişim umar gibiler. Hayata dair."
Sayfa 120·Kitabı okuyor
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Umut, bitmeyen bir şarkıdır. En karanlık gecede bile bir yerlerden sesini duyurur."
Alıntı
Ayzıt
Ayzıt, Türk ve Altay mitolojilerindeki güzellik tanrıçasının karşılığı olarak bilinir. Aygısıt, Ayhıt ya da Avisat Hanım olarak da adlandırılır. Aşkı ve güzelliği temsil eder. Ayzıt’ın ongununa bakılınca şöyledir: Gümüş tüylü bir kısrak biçiminde görünür ve yeryüzüne gökten iner. Kısrak kılığındayken yelelerini ve kuyruğunu tıpkı bir kanat gibi kullanır. Daha ziyade ormanda dolaşmayı sever. Beyaz bir kalpağı ve çıplak omuzlarından yine beyaz bir atkısı vardır. İnsanlara sevgi ve sevmek hissi verir. Ayzıt’ın kızları vardır. Onlar da kuğu şekline bürünebilirler. Aşk her zaman ışık ve parlaklıkla sembolize edilmektedir. Ayzıt da sadece aşkı temsil etmez. Aynı zamanda çocukları ve küçük hayvanları da korur. Ayzıt’ın ellerinde gümüş bakraçlar ve kamçılar bulunan bekçiler tarafından korunan bir sarayı vardır. Bu bekçiler kötü kalpli insanları içeriye almazlar. Bu nedenle Ayzıt’ın sarayı tamamen sevgiden oluşan, sevginin dışında başka duygunun giremediği bir saray olarak nitelendirilir. Ayzıt, günümüzde kız çocuklarına isim olarak verilmektedir.
Sayfa 82 - kronik·Kitabı okuyor
1000Kitap
Güzellik
Güzellik, anlamı kavramanın yollarından biri değil midir? Göğe bakarsam, bu uçsuz bucaksız gökyüzü içimde bir şeyleri kıpırdatırsa, bunun anlamı benim içimde de uçsuz bucaksızlıktan bir kırıntı olduğu anlamına gelir; demek ki ben kendi küçük gerçekliğim içinde, küçük bir dünya gibi olağanüstü yüce ve anlaşılmaz bir şeyin parçasıyımdır. Yüceliğin tohumu içimdedir ve filizlendirmem gereken bu tohumdur; hayatımın karanlıktan bilgelik ışığında huzurlu yürüyüşe dönüşmesi için gereken yolu gösterecek olan bu tohumdur. Yüreğinin Götürdüğü Yere Git kitabımın yaşlı kahramanı Peder Thomas'a göre: İnsan yüreği; bir yüzü aydınlıkken bir yüzü karanlık olan yeryüzü gibidir. Azizlerin bile her yanına ışık vurmaz. Bir beden sahibi olduğumuz için gölgedeyiz. Kurbağalar, karada ve suda yaşayabilen hayvanlar gibiyiz, bir yanımız burada yerde yaşarken, bir yanımızla yükseklere göz dikeriz. Yaşamak yalnızca bunun bilincine varmak, bunu bilmek, ışığın gölgeye yenik düşmemesi için mücadele etmektir.
Sayfa 128·Kitabı okuyor
Özlenen anlar...
Ay ışığının altında, parlak bir akşamdı. Sokakta yeni yağan karın üzerinde kızak sürüyorlardı.
Sayfa 53·Kitabı okuyor