Hay Bahtıma!
Bugün ilk kez dua ile başladım güne, Adliye önünde tramvaya saldırı oldu İki aşiret çatıştı,arada kaldık Çok sıcak bir vapura binip az hava alayım dedim vapur kalktı 5 dk sonra tek motora düştük gidemeyiz deyip iskeleye döndük Merak etmeyin sizi mağdur etmeyiz deyip belediye otobüsü çağırdılar ..Sağolsunlar. Gölcük yoluna çıktık klima bozuldu.. Otobüsteyim ,camları açıp nefes almaya çalışıyoruz Serçe kuşları gibi,mutluyuz gagamız açık Ve bunların tamamı gerçek..
Şimdi nerde olmak isterdim Kadıköy’de Fikirtepesi’nde Murat Sineması’nın karşısındaki kahvede Ya da Sarıyer’de iskeleye çok yakın bir evde Ama Burası da iyi. Halim Şefik
Şiir
Reklam
Canım
Canım hiç istemiyor iskeleye gitmeyi. Evvel ki gün hiç iyi şeyler duymadım. İftira attıklarını, küfür ettiklerini duydum. Güyâ beni görmüşler şiir yazarken, Aşk ilanı ediyormuşum da, acı çekiyormuşum. Geç bunları anam babam, geç! Ben ne şiir yazarım ulu orta, Ne ilan-ı aşk ederim. Acı çekersem eğer, kan gövdeyi götürür. Ne onlar beni, ne de ben onları görürüm.
Edebiyat
Su gibi
Şimdi sen "su" olduğunu düşün. Su kadar özel, su kadar faydalı ve su kadar çok, tükenmez... § İnanıyorum ki gerçekten de öylesin. Ama ister çeşmelerden dökül, ister göklerden yağ, ister nehirler dolusu ak; dibi olmayan bir kovayı dolduramazsın. Yani seni dinlemeyenlere sesini duyuramazsın... § Unutma; Daha çok bağırdığında daha çok dinlenmezsin... Gürültünün parçası olursun sadece!.. § Suyun yanında olanlar suyu en az içenlerdir. Çünkü; "su nasılsa burda, lüzum yok ki suyu kana kana içmeye" diye düşünürler... Aynen, sesini sürekli duyanların seni dinlemedikleri gibi! § Ormandaki hiç bir hayvan, ırmağın gürültüler koparan yerinden su içmeye çalışmadı şimdiye kadar. Hepsi, hep sabahın en sakin anını bekledi; suyun durgun yerlerini bulabilmek için. Gittiler ve sakin sakin ihtiyaçlarını giderdiler; Onlar için en uygun olan, kendi istedikleri zamanda... § Sen, hep bir su olduğunu düşün. Su gibi güzel, su gibi yararlı, su gibi vazgeçilmez... Ve su gibi hayat kaynağı olduğunu düşün.
Alıntı
İnce ince yağan yağmur, İskeleye yanaşan vapur Ay düşünce denize, seni hatırlarım
Müzik
bak sakın telaşlanma bitiverdi iki aylık bir çocuğun kendisi bir şey değil bir çocuğun iki aylık tanrısı bitiverdi iki aylık bir çocuğun kendisi haydi kalk, sakla biraz, haydi kalk, haydi dedim açıp sonsuz bir camı bir uzak iskeleye şimdi tam sırasıdır her şey hazırken böyle şimdi bunu gömelim… nasılsa girdi bu karaşafak aramıza haydi şimdi ölüm vakti değil aramızda ölüm ki bir olağan acının anısıdır şimdi anıya yer yok aramızda . . neden öldü, ben burdaydım sen ordaydın belki de bahar filan vardır Erzincan’da ne bilelim haydi kalk trenler kalkıyor duyuyorum biliyorum yorgunsun her geceden, biriken her geceden haydi kalk şimdi bunu gömelim haydi kalk bitiverdi haydi kalk yorgun güzelim haydi kalk hadi artık öldüm biliyor musun hadi kalk İzmirlere filan gidelim… Turgut Uyar
Reklam
Reklam