Sekizinci yüzyılın sonunda İslam orduları, dinlerini Hindistan' dan İspanya'ya taşıdılar. Bu, tarihin en şaşırtıcı ve uzun süreli askeri harekatlarından biri olabilir. Kuzey Afrika'yı fethederek, Avrupa'yı geleneksel tarımsal kaynaklardan kestiler ve tarihçi Henri Pirenne'in deyimiyle, kıtanın "abluka"sını kurdular. Bu fetihler, araştırmacıların İslam'ın "Altın Çağı" dedikleri ve aşağı yukarı on üçüncü yüzyıla kadar süren şeyi başlattı.
Sayfa 82 - Ketebe·Kitabı okudu
Alıntı
Sâlim, Yemâme Savaşı'nda şehit düşmüştür. Hafızların ölümüne çok üzülen Hz. Ömer, Sâlim'in de şehit düşmesiyle, “Kur’an daha önceki mukaddes kitapların akıbetine uğrayacak, aslı kaybolacak” diye telaşlanarak Halife Hz. Ebu Bekir'e müracaat etmiş ve Kur’an'ın bir kitap halinde tedvinini (toplanmasını) talep etmiştir. Böylece Kur’an'ın kitap haline getirilmesi gibi İslam tarihinin en hayırlı işlerinden birine Sâlim (radıyallahu anh)'ın şehadeti vesile olmuştur.
Sayfa 90·Kitabı okuyor
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şu halde bir hümanizma davası ortaya atarken bununla eski dünyamızı nasıl bakacağımızı iyi tayin etmeliyiz. 3 Asır evveline kadar tarih muhtelif dallardan inkişaf ettiği için aynı zamanda birkaç hümanizma vardı: Yunan, İslam (Arap - Fars), Hint, Çin. Fakat büyük milletlerin doğuşu ve Kapital birikmesi yeryüzünde vaziyeti büsbütün değiştirdi. Bırak kapitalist cemiyetler inhilale başladı. Mensup olduğumuz medeniyet dairesinin çöküşü bunun zaruri neticesidir. Artık dünya tek medeniyet ve tek hümanizma istiyor. Buna mukavemet edenler birer birer siliniyor.
Sayfa 43 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
"Fertler, şahıslar için çalışmamalı, İslamiyet için, Allah için çalışmalıdır. Dolayısıyla İslamiyet'e hizmet eden her şahsa yardımcı olmak esas gaye olmalıdır. Her işte düstur şudur: 'Allah için işleyiniz. Allah için görüşünüz. Allah için çalışınız. O'nun rızası dairesinde hareket ediniz." "Kur'an'a hizmet edenleri tenkid etmemeli. Zahirde gruplaşmalar olsa da, bâtındaki birliği görmeli. Hatta herkes kendi grubunda muhabbeti arttırmalı, sair gruplarla da ittifak etmeli. Bu ve bunun gibi esaslar tahkiki imanın meyveleridir. Aynı iman, zamanı gelince maddî meyvelerini de verir." "İslam âlemi bir insan hükmündedir. 'Ayağa batan dikenin ıstırabını bütün vücud duyar,' esasınca bütün müminler bir 'şahs-ı mânevî durumuna geçerler ve birbirlerinin dertleriyle dertlenirler, saâdetleriyle mesud olurlar. Böylece manevî cemiyet tecelli etmiş olur. İslamiyet'i yaşayan bir grup meydana gelir. Bu grup günden güne, bir çığ gibi büyür, hatta başını vurduğu taşları bile içine alır. Halit bin Velid(ra) gibi..."
Sayfa 101·Kitabı okuyor
Din
İsmet Özel, üst üste yığdığı imgelerle okuyucunun altında kaldığı bir şiir ortaya koyuyor. Şiirindeki önemli bir nokta da dizeye gereken önemin verilmemesi.
Alıntı
Rahatlık anında aşılanma
Hz. Peygamber (sav) bize şu prensibi öğretmiştir: "Bolluk ve rahat içindeyken Allah'ı an ki, O da seni zorluk ve sıkıntı zamanında ansın. Şunu iyi bil ki, başına gelmeyecek olan şey sana isabet etmez, başına gelecek olan da sana ulaşır. Ve bil ki zafer sabırla, rahatlık belayla beraberdir. Her zorlukla beraber kolaylık vardır." (Nevevi, 40 Hadis, 19) Hz. Peygamber (sav) yine bir başka hadiste der ki: "Her kim, sıkıntı ve keder anında Allah'ın kendisine icabet etmesini dilerse, rahat zamanlarında çokça dua etsin." (Tirmizi, 3382)
Kitap Alıntısı