Etiketi kaldırsalar aradan
Kelleye de kafaya da baş derler
Bunları da sayar isen sıradan
Hayale de rüyaya da düş derler
Rengi başka tüyü başka olsa da
Şekli başka huyu başka olsa da
Aslı başka soyu başka olsa da
Kargaya da turnaya da kuş derler
Bir adamda kötü niyet olursa
İnat edip inadında durursa
Gelen geçene bir de tekme vurursa
İnsana da eşeğe de çüş derler...
Bunu bir de ayırmazlar sıradan
Sen bilirsin halimizi yaradan
Beni sayma böyle işte sıradan
İyi de olsa kötü de olsa yapılana iş derler...
Kişi öteki insanlardan uzaklaştığı oranda hakikate yaklaşırdı. Günlük yaşam, yalanlardan kurulu yüzeysel bir düzendi. Yanından geçenlerin her biri yalnızca birer yalancıydı. Bu yüzden zahmet edip suratlarına bakmıyordu bile. Kitleyi oluşturan şu kötü oyunculardan hangisinin yüzü çekici gelebilirdi ki ona! Gerçekte yüzlerini her an değiştiriyor, bir gün bile aynı rolde kalmıyorlardı.
Zamanla en çabuk eskiyen şey insanın gönlüdür...
Şöyle heybetli bir şekilde dönüp bakarsın geçmişe;
onca şey istemişsin. Bazılarını almışsın, bazılarını dağıtmışsın.
Ama hepsinin bedelini ödemişsin.
Öyle ki, sonunda neyi, neden istediğini bile unutmuşsun.
Gün bugün olmuş, istekler, arzular solmuş.
Yaşadığın, nefes aldığın şu dakikalarda,
hayatın ilerisinde yeniden bir şey görmüşsün.
Elini uzatsan alacaksın, biliyorsun.
Ama elin gitmiyor...
Vazgeçmek mi bu, yoksa yenilmek mi bilmiyorsun.
Yinede inatla, bir şeyleri çok istiyorsun.
Elde ettiğinde hiçbir şey ifade etmeyeceğini çok iyi biliyorsun...
Her yıldızın kendi yörüngesi vardır ve onunla en yakın komşusu arasında yalnız güçlü bir çekim değil, erişilmez bir uzaklık da bulunur. Çekimin gücü uzaklığa oranla artarsa, iki yıldız kucaklaşamayıp çarpışır ve yok olurlar... Bizim de onlar gibi yörüngelerimiz var ve acıklı bir çarpışmayı önleyebilmek için, aramıza erişilmez bir uzaklık koymamız gerekir. Saygılı davranmanın tüm sırrı birbirinden yeterince uzak durabilmektedir; saygının bulunmadığı toplumda hayat ne çekilebilir, ne de sürdürülebilir...
"Doğruluk mu daha büyük meziyettir, yoksa yiğitlik mi?" diye sorar, cevap ne olursa olsun, "Bütün insanlar doğru olsaydi yiğitliğe lüzum kalmazdı!" derdi.