İsmail⠀ོ

İsmail⠀ོ
@ismailbey
Huz mâ safâ, da’ mâ keder
Jandarma
Türk Dili ve Edebiyatı
Balıkesir
151 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
" Tanrıdan güç istedim, beni güçlü kılması için acılar verdi; cesaret istedim, yenebilmem için tehlikeler verdi; bilgelik istedim, çözebilmem için daha çok sorunla karşılaştım. "
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Arthur Schopenhauer, Hayatın Anlamı'nda der ki:
"Doğrusu herkes, her zaman belli bir tasa, kaygı, endişe, ıstırap ya da sıkıntı terkibine ihtiyaç duyar, tıpkı bir geminin sağa sola yalpalamadan dosdoğru yol alabilmesi için bir denge ağırlığına duyması gibi... " Dervişin Teselli Koleksiyonu
"Dert nerede ise deva oraya gider. Yoksulluk nerede ise nimet oraya gider. Soru nerede ise cevap oraya gönderilir. Gemi nerede ise su oradadır. Suyu bulmak istiyorsan susuzluğu elde et ki, sular fışkırmaya başlasın" (Mesnevi, Cilt 3) Dervişin Teselli Koleksiyonu
“Nemrut’un ateşi İbrahim’in tevekkülünü artırdı.” Mesnevi (Cilt 6) Dervişin Teselli Koleksiyonu
İnsan gerçekten doğru bir kıyas peşindeyse, imkanlarını in­sanların tümüyle aynı anda mukayese etmelidir. Bütün coğrafyaları ve tarihin tamamını hesaba katmalıdır. Böyle yaparsa refah, mutluluk, sağlık ve huzur bakımından yüzde birlik dili­me girdiğini rahatlıkla görebilir. Var olan imkanlarını değil de, elde edemediği olanakları zihninde öne çıkararak, kendini acı­nacak duruma düşürür insan. Yanlış mukayese edilmediği tak­dirde en çirkin bile güzeldir, en az bile çoktur, en yetersiz bile yeterlidir, en mutsuz sanılan bile mutludur. İnsanı asıl üzen veya sevindiren, ona lezzet veya acı veren şey, yaptığı kıyaslar­dır. Her güzel, daha güzeline nazar edildiği zaman çirkin, her mutluluk daha büyüğüyle kıyaslandığı zaman mutsuzluk olur. Konfüçyüs der ki, "Kimi mutluluğu yukarıda arar, kimi de aşa­ğıda. Halbuki mutluluk insanla aynı hizadadır.” Kıyasın faydası dokunacak bir yanı varsa, o da başkalarının kederleriyle olanıdır. İnsan, kendisiyle benzer acılar çekenlerin hallerine bakarak teselli bulur. Hüzünler, başkalarının hüz­nüyle kıyaslandıkça hafifler. Bebeğinin ölümü sebebiyle aklını yitiren bir anne, Buda'ya gelir ve bu sarsıcı durumu atlatama­dığını anlatır. Buda kadına köydeki evleri tek tek dolaşmasını ve ölümü tanımamış her evden bir hardal tohumu getirmesini ister. Kadın sabırla kapı kapı dolaşır ve her evden eli boş döner. Köyde ölümün dokunmadığı tek bir ev dahi olmadığını fark etmiş olur. Tolstoy der ki, "İnsanoğlunun alışamayacağı koşul yoktur, hele de çevresindeki herkesin aynı koşullarda yaşadığını görüp duruyorsa ... " Bir tespit de Dostoyevski'den: "İnsan her şeye alışabilen bir varlıktır ve onu en iyi anlatan tanım budur. "