“Kendimizi bir binanın tepesinden hep beraber boşluğa bırakmayışımızın tek nedeni yarındı. Lotonun çıkma ihtimalini, aşık olunacak insanla tanışma ihtimalini, sonsuz mutluluk ihtimalini içinde barındıran o sihirli sözcük: Yarın.”
“Yatağımın karşısında bir pencere var. Odanın duvarları bomboş. Nasıl yaşadım on yıl bu evde? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? Ben ne yaptım? Kimse de uyarmadı beni. İşte sonunda anlamsız biri oldum. İşte sonum geldi. Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.”
“Birşeylerden kaçar gibisin.Soluk soluğa ama hiçbir sey anlatamayacağına yemin etmiş gibi sakinsin.Gitmek istediğin belli bir yer yok ama kalmak istemediğinden eminsin.Sadece biraz olsun herkesin ve her seyin susmasini istemişsin. Kendini duyabilmek için.”
Bunu düşünürken, bu akşam, kalbim ve midem paramparça, sonunda kendi kendime hayatın belki de bu oldugunu söylüyorum.
Fazlasıyla umutsuzluk.
Ama aynı zamanda, güzel bir iki an.