Pompei bir kasaptı, o yüzden hiç acımazdı..
Kuzey İtalya'ya kaçmayı başaran 5000 kişilik bir grup ise, bu esnada İspanya'dan dönmekte olan Pompeius'un eline düşmüş ve imha edilmiştir.
Sayfa 162 - Türk Tarih Kurumu·Kitabı okudu
Niğbolu Muharebesi
Osmanlının hızlı ilerleyişi Avrupa’daki hıristiyan güçleri telaşlandırdı ve Macaristan kralı Sigismund Türklere karşı bir haçlı seferi çağrısına önderlik etti. Macaristan, Eflak, Almanya, Polonya, İtalya, Fransa, İspanya ve İngiltereden gelen birliklerle yaklaşık 100.000 kişilik bir Hristiyan ordusu Sigismund önderliğinde Temmuz 1396’da Buda’da toplanırken, Ceneviz, Venedik ve Rodos şovalyeleri’nin gemilerinden oluşan bir müttefik filosu da boğazlarda ve Karadeniz kıyılarında devriye geziyordu. Hristiyan ordusu Tuna vadisinden Niğbolu’ya giderek işgal altındaki kaleyi kuşatmaya aldı. Beyazıt onları burada yakaladı ve Hristiyan ordusunu bozguna uğrattı. Bu zafer Beyazıt’ın Güney Tuna topraklarında kontrolünü sağlamlaştırarak, Avrupa üzerinden Kostantinepolise yardım gelmesini engelledi.
Sayfa 155 - Osmanlıların Zaferi
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
73 senesinde İspanya'da henüz harplerin devam ettiği bir sırada Campania'da esirlerin gayet tehlikeli bir şekilde ayaklandıklarını görüyoruz.
Sayfa 161 - Türk Tarih Kurumu·Kitabı okudu
Sulla öldükten sonra da yaptığı yeni teşebbüslerle bu serveti arttırmasını bilmişti. İtalya'da geniş topraklara, İspanya'da gümüş madenlerine sahipti, elinde çeşitlik san'atlardan anlayan yüzlerce kölesi vardı.
Sayfa 158 - Türk Tarih Kurumu·Kitabı okudu
Amsterdam toplumunu homojen olarak düşünmemeliyiz; Hristiyan çevrelerde olduğu kadar, Amsterdam cemaatinde de çeşitlilik, çıkarlar ve ideolojiler mevcuttur. Büyük bir bölümü eski Marranolardan, yani İspanya ve Portekiz'de Katolikliği görünüşte sürdürmüş olan ve 16. yüzyılın sonunda göç etmeye zorlanmış Yahudilerden oluşuyordu.
Sayfa 11·Kitabı okuyor
Kızılderili nüfusu beyaz adamlar tarafından sistematik şekilde soykırıma uğramış, ellerinden ne varsa alınmış, yağmalanmış, kısırlaştırılmış ve zevk için öldürülmüştür. 1500’lü yıllarda Amerika’dan İspanya kralına giden mektuplarda Kızılderililerin zevk için nasıl öldürüldüğünü, değişik zevkli öldürme taktiklerinin halk üzerinde nasıl uygulandığına dair detaylı anlatımlar arşivlerde mevcuttur. İnsanlık suçu adına işlenen ne varsa hepsi Kızılderililerin üzerlerinde denenmiş ve uygulanmıştır. Dönemin sözü olan “En iyi Kızılderili ölü Kızılderili!” atasözü beyaz adamın diline yerleşmiş bir atasözüdür.
Sayfa 27·Kitabı okuyor