16. yüzyıl jeopolitiğine baktığımızda, Osmanlı İmparatorluğu'nun İngiltere'nin küresel bir imparatorluğa dönüşmesinde ve Katolik blok karşısında hayatta kalmasında kritik bir rol oynadığı tartışmasız bir gerçektir.
O dönemde işlerin nasıl yürüdüğünü ve bu bağın neden bu kadar güçlü olduğunu üç ana başlıkta inceleyebiliriz:
1. Ortak Düşman: İspanyol hegemonyası ve Katolik tehdidi
yüzyılda İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth, Katolik dünyası (özellikle İspanya İmparatorluğu ve Papalık) tarafından tamamen izole edilmiş durumdaydı. İspanya, İngiltere'yi işgal etmek ve Protestanlığı ezmek istiyordu.
İşte bu dönemde İngiltere'nin imdadına, Avrupa dengelerini sarsan Akdeniz'in hakimi Osmanlı (Sultan III. Murad dönemi) yetişti. Elizabeth, Osmanlı ile ittifak kurabilmek için yoğun bir diplomasi yürüttü. Mektuplarında Protestanlık ile İslam'ın ortak noktalarını (örneğin iki inancın da Katolikler gibi putlara/ikonlara tapmadığını) vurgulayarak teolojik bir köprü bile kurmaya çalıştı.