Yıllarca birbirini görmeyen insanlar her şey bıraktıkları gibi duruyor zannediyorlar. Mekanları, insanları aynı şekilde bulacaklarını sanıyorlar.
Bugün bize 25 yıl önce beraber altlı üstlü oturduğumuz komşumuz geldi. Gelme sebebi de bir üst katta oturan ev sahibinin vefatı için annemle birlikte eşine taziyeye gitmek. Annemle Ayşe teyze birbirlerine çok yakınlarmış o zaman. Annem yeni gelinmiş, yaşı genç, İstanbul’da tek, ben varım küçük bir çocuk, kardeşime hamile. Hep işlerini, aşlarını Ayşe teyzeyle yapmışlar birbirlerine destek olmuşlar. 99 da deprem olduğunda hep beraber çadırlarda kalmışız. Tehlike geçip evlere yeniden girilince birkaç ay sonra başka yerlere taşınmışız. İlk başta birbirlerine gidip gelmişler ama zamanla mesafe uzaklaşınca herkes kendi hayat telaşına düşünce kopmuşlar. Mesafe artmış ama sevgi de vefa da değişiklik olmamış. 25 yıl öncesi gibi aynı yakınlıkla sohbet ediyorlar şu anda. Geçmişi konuşuyorlar.
Bizi aynısı gibi bulacağını sanıyormuş. Bana sen şu kadarcıktın diyor. 1.70 boyunda ve 30 yaşında olmam dışında bir sorun yok😅 Kardeşime yeni doğduğunda seni annenle beraber yıkardık diyor. Öyle bir fotoğrafta var. Sobalı ev, yanında bir leğen. Belli ki az önce yıkamışlar. Sema, Ayşe teyzenin kucağında yatıyor. Sema şu an 25 yaşında, kucağa alınma yaşını geçeli çok oldu 😁
Zaman geçiyor ve kimse aynısı gibi kalmıyor. Büyüyoruz, yaşlanıyoruz hatta ölüyoruz da. Ev sahibi öldü mesela. Zaman iz bırakıyor. Bir şeyler katıyor, bazı şeyleri de alıp götürüyor.