Erol Günaydın bu konuda oldukça itinalı bir oyuncu. Kendisine zıt düşen Tuncel Kurtiz'e bir hayli sinirlenmiş olacak ki bakınız ne demiş: "Tuncel'in o içki içmelerine, bilmem sarhoş, şehirlere girmemize falan sinirleniyorum. Ben tiyatroda ciddiyeti seviyorum, oyun oynarken içki içmiyorum, yemek dahi yemem çünkü tiyatro benim için çok kutsal bir yerdir. Orada içki içeceğim, yemek yiyeceğim, hıçkıra geğire oyun oynanmaz! Ben çıkarım, her şey tertemiz oynarım, işim biter, ondan sonra gider ne halt edersem ederim. Tiyatroya saygım çok büyük. Onlar şarap şişeleri ellerinde içe içe gidiyorlar "hadi burada oynayalım" diye akşam da sahneye sarhoş çıkıyorlar. Ben sevmedim, onun için bıraktım oraları." İki Kalas Bir Heves
kestirme yol
Kendini karanlığa teslim etmiş gökyüzünün ve gökyüzünü tamamlayan pırıl pırıl inci tanelerinin altında, deniz kenarında sohbet ederek yürürlerken dingin denizin yumuşak dalgalarının, deniz kenarındaki irili ufaklı taşları aşındırırken çıkardığı sesler, sohbetlerine karışıyordu. Meriç’in gözü, dingin sularda hafifçe yalpalayan sandala takıldı ve o manzarada kendini buldu. Açelya’nın dingin duygularında hafifçe yalpalayan kalbi gibi... İlk görüşmelerinin üstünden iki hafta geçmişti ve bu iki hafta boyunca her gün birlikte olmalarına rağmen hâlâ sıkılmamışlardı. Görünen o ki Meriç kadar Açelya da memnundu bu durumdan. Genç adamın karakterine alışmıştı ve sözlerine eskisi kadar takılmıyordu. Gerçi genç adam, diğer insanlara nazaran ona daha bir itinalı davranıyordu ve o da bunun farkındaydı. Tüm bunların neticesinde artık onu tatile davet edebilecek kadar tanıdığını ve iyi bir insan olduğunu düşünüyordu.
Edebiyat & Roman
Reklam
Akılsızlığımın hammallığını çok itinalı yaparım.
Doğru Gerçeklerde Bugün
​"Dilerim hayatınıza egolarından arınmış, düşünerek konuşan, aranızda kilometrelerce mesafe olmasına rağmen yanınızdaymış hissi veren, incitmemek için itinalı davranan, ne kadar teşekkür etseniz de az geleceği insanlar girer. Yaşamın en katlanılır yanı bu güzel insanlar çünkü."
İnsan ve Duygular
Yapılması Gerekli Günlük Ameller
01- Beş vakit namazı vaktinde cemaatle eda etmek. 02- Kur’an-ı Kerim’den mutlaka bir bölüm okumak. 03- İki rekât namaz kılmak suretiyle bile olsa gecenin bir kısmını ibadetle ihya etmek. 04- Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem Efendimizin haber verdiği sabah- akşam zikirlerine devam etmek (eve giriş - çıkış duası, yemek duası, tuvalete giriş - çıkış duası vs.) 05- İşrak, kuşluk, evvabin ve teheccüd namazları kılmak. 06- Kaza namazlarımız oruçlarımız ve diğer farz borçlarımız varsa; bir plan dahilinde her gün kaza ederek bir an önce azaltıp bitirmek. Çünkü ölüm ansızın gelebilir. 07- Eğer ödenmeyen borçlarımız, kalplerini kırdığımız, kul haklarına girdiğimiz insanlar varsa mümkün olanları ödeyip helâlleşmek; helâlleşmesi mümkün olmayanlara dua etmek, onların adına hayır hasenat yapmak. 08- Ev halkına, çocuklarımıza, torunlarımıza hatta komşu çocuklarına İslâmi bilgiler öğretmek. Onların güzel ahlâklı yetişmesini sağlamak için çalışmalar yapmak. 09- Çocukları ve torunları günün şartlarına göre hatta gelecek çağa göre yetiştirmek, eğitimlerini asla aksatmamak. 010- Az da olsa imkân dâhilinde günlük sadaka vermeye çalışmak. 011- Her an abdestli olmaya çalışmak. 012- Her işin başında niyeti düzeltip işin sonunun hayrına mı şerrine mi olacağını hesap ederek iş yapmak. 013- Vücudun tüm azalarını (özellikle dili gıybetten ve gözü harama bakmaktan) isyandan korumak. 014- Kur’an-ı Kerim ve Sünnete uygun hazırladığımız; Günlük vird ve zikirlere devam etmek. 015- İki günü eşit olan zarardadır hadisi şerifi gereğince her gün yeni dini bilgiler ve hadisi şerif öğrenmek. 016- Günlük jimnastik, yürüyüş ve bedeni zinde tutacak spor yapmak. 017- Evden çıkarken her gün rızkının helâl olması için Rabbine dua etmek. 018- Gözün gördüğü her şeye ibretle bakmak. 019- Ailesinden mesul
Hayat ve İnsan
Ev Yalnızlık Demektir...
Evde itinalı bir yalnızlık başlamıştır artık. İki itinalı yalnızlık yan yandır. Tıpkı yıllar öncesinde olduğu gibi. Fakat bu sefer ufukta gelişlerden çok gidişler vardır. Yani dökülen yapraklar. Bazı ağaçlar yapraklarını içine mi döker, diye sorarsınız kendinize. Ve bazı kapılar bir daha neden açılmaz? Dünyanın amansız töresi böyle midir? Mustafa Köneçoğlu

KerZeY35

@kerzey35
·
Her sandalyenin bir hikâyesi vardır, bir sevinci ve kederi. En son iki sandalye kalır masada. Yan yana iki yalnızlık. Mustafa Köneçoğlu
Reklam
Reklam