Hayalet:Doktorun kapısını çalacak mısın?
Bu defa derin bir nefes vererek yanıt yazdım.
Nazlı:Bu şekilde bir yere varamayacaksın.
Bu saçmalığı kimin yaptığını bilmiyordum ama ne merak ediyordum ne de peşine düşecektim.Her kimse,benden istediği bariz şekilde buydu ve istediğini ona vermeyecektim;zaten ne önemi vardı,bana ne yapabilirdi,bana hiç kimse bir şey yapamazdı.
Hayalet:Arkadaşlarının sana nasıl verebildiklerini görüyor musun?Seninle birlikte bunu izlemeye devam edeceğim.
Nazlı:Yanılıyorsun.
Hayalet:Sen yanılıyorsun.Yıllar sonra ilk defa,itinayla ördüğün kalenin duvarları çatlıyor.
Nazlı:Hayır.
Hayalet:Sana değer vermiyorlar ama sen onlara değer verdin,değil mi?
Nazlı:Öyle bir şey olmadı!
Hayalet:Canını yaktıkları zaman ben de oradaydım.Görmezden gelmek beni görünmez yapmıyor.
Nazlı:Orada değildin.Olanları bilmiyorsun.Onlarla birlikte ben yaşadım.
Hayalet:Ve her defasında yaptıklarına sessiz kaldın;seni,büyüttüğün,onun büyüttüğü o kızı ezip geçmelerine izin verdin.
Nazlı:Onun hakkında hiçbir şey bilmiyorsun!
Hayalet:Gitmesini istemeseydin hala güvende olurdun.Bunu biliyorum.
Nazlı:Gitmesi gerekiyordu,bunu neden anlamıyorsun.Senin de buna bir son vermen gerekiyor.
Hayalet:Yalnızlığı,sandığın kadar iyi idare edemedin!İtiraf et artık,canını yakmalarına izin verdin.
Nazlı:Ben sadece o kapıyı araladım,içeri girmelerine izin vermedim.Canımı yakmadılar,canımı yakabileceklerini gördüğüm an durdum!
Hayalet:Durmadın,durmuyorsun!Hala devam ediyorsun.Hala onların yanındasın.Korkuyorsun!
Nazlı:Bu korku değil.Ben mecburum.
Hayalet:Ne zamandan beri birilerinin varlığına mecbursun?
Nazlı:Tek başıma olmaktan yorulduğumdan beri,tek başıma savaşmak kayıptan başka bir şey vermedi.
Hayalet:Onlarla da kazanamayacaksın.
Nazlı:Ama onlar da kazanamayacak.
Hayalet:Açık verdin.Kapıyı
Yanlış şeyleri sevmekten veya süreklilik arz etmeyen şeylere değer vermekten kaynaklanan denetimsiz davranışların sorumluluğunu üstlendiğimizde veya aslında bize bir şey vermeyen şeylere değer veren bir kalbimiz olduğunu itiraf ettiğimizde içimizdeki kalbi değiştirebiliriz. 
Siz siz olun ertelemeyin olur mu? Aşk sabırsızdır, sevmez, ötelemeyi. Şüpheleri büyütür, büyüttükçe sorgulatır ve çıkmaza sokar. Sen izah edip noktayı koymadıkça, o itham edip soru işaretlerine çevirir. Bahane değil itiraf bekler, hatta ispat ister. Aşkı hafife alan, bedelini ağır öder.
Kendi gerçekliğine uymayan bir olguyla karşılaştığında insanların başa çıkma yolu budur. Modelimizin tümden yanlış olduğunu itiraf etmek yerine, ara sıra beliren istisnaları görmezden geliriz.