gözlerin, sözcüklerinden daha iyi anlatıyor içinde bulunduğun tehlikeyi. özgür değilsin henüz, hala aramaktasın özgürlüğünü. uykusuz ve aşırı uyanık yapmış seni bu arayış. özgür yükseklikleri istiyorsun, susamış ruhun yıldızlara. fakat kötü içgüdülerin de susamış özgürlüğe. vahşi köpeklerin de özgür olmak istiyorlar, havlıyorlar hazdan mahzenlerinde, ruhun tüm zindan kapılarını açmaya çalışırken.
aradan ne kadar zaman geçmiş olmasının ne önemi var? ancak sığ kişiler bir duygudan kurtulabilmek için yıllarca beklerler. kendi kendine söz geçirebilen bir kişi nasıl kolayca bir zevk icat edebilirse acısını da aynı kolaylıkla dindirebilir. kendi duygularımın elinde oyuncak olmak istemiyorum ben. duygularımı ben kullanmak istiyorum, onların tadını çıkarmak, onlara hükmetmek...
Her an kendi kendime "varım" diyebilmek için dünyadaki tüm acıları yenecek gücü görüyorum kendimde. binlerce acının, ıstırabın içinde kıvranırken "varım" diyeceğim. güneşi görsem de görmesem de onun var olduğunu bileceğim. güneşin var olduğunu bilmek ise başlı başına bir hayattır.