İnsanlarla genelde o kadar ilgilenmeyiz ki, bize bunca acı ve mutluluk verebilme gücünü bir kişiye yüklediğimizde, o kişi başka bir dünyaya aitmiş gibi görünür gözümüze, bir şiirsellikle sarmalanır ve hayatımızı, kendisinin az çok yakınımızda bulunacağı, heyecan dolu bir akış haline getirir.
benim gerçekten sevdiğim lnsanlar azdır, beğendiklerim ise büsbütün az. dünyayı görüp tanıdıkça hoşnutsuzluğum artıyor. insanların iç yüzünün nasıl hiç göründüğü gibi çıkmadığını; iyi ya da akıllı gibi görünenlere bile nasıl hiç güven olmadığını her gün daha açıkça anlıyorum.
Eğer bir şeyi bütün olarak görebilirsen, hep güzelmiş gibi görünür. gezegenler, yaşamlar... ama yakından bakıldığında bir dünya yalnızca toz ve kayadan oluşur. Günden güne yaşam daha da zorlaşır, yorulursun, ritmi kaçırırsın. uzaklığı ararsın -ara vermeyi. dünyanın ne kadar güzel olduğunu görmenin yolu, onu ay gibi görmekten geçiyor. yaşamın ne kadar güzel olduğunu görmenin yolu, ölümün bakış açısından bakmaktan geçiyor.