Weininger, hiç duraksamadan kadınların insan olma özünü, yani onların yaşam hakkını tanımadığını vurgulamaktan çekinmiyor ve “Kadınların varlıkları ve özleri yoktur. Onlar varolmuyorlar, onlar bir hiçtirler,” diyordu. Çünkü “Kadın, cinsellikten başka bir şey değildir. Hatta o, sözcüğün tam anlamıyla cinselliğin kendisidir.” “Kadınla aynı yatağı paylaşmak ahlaksızlıktır.” 1903’te Cinsiyet ve Karakter kitabını yazdıktan hemen sonra Otto Weininger intihar etti. O güne kadar kitabın yankısı yok gibiydi ya da kitap sadece eleştiriliyordu. Ama yazarın bu erken ölümü, genç adamı trajik bir havaya büründürdü ve kısa zamanda eseri Viyana’nın aydın çevrelerinde öylesine bir ilgi uyandırdı ki çağımızın cinsellik araştırmacısı Iwan Bloch’un deyimiyle, biseksüel erkekler bile bu erkek kültürünün etkisinde kalarak, bir vebadan kaçarcasına kadınlardan uzak durdular. Weininger’in ünü, Almanya, Fransa ve İngiltere sınırlarını aşarak ABD’ye kadar yayıldı. İngiliz yazar ve yazın eleştirmeni Ford Madox onun kitabını, “erkeklerin yeni İncil’i” olarak tanımladı.
Alıntı
Clementine, “Seni temin ederim ki daha önce dans ettim.” Iwan, “Ama benimle etmedin.”
Sayfa 82·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Clementine, “Sen şef falan mısın?” Iwan, “Bıçaklarımdan mı anladın?” “Biraz. Yani genel ipuçlarından. Ayrıca lütfen evet de. Çünkü diğer ihtimale göre sen Hannibal’sın ve ben büyük tehlike altındayım demektir.” Kendisine işaret etti: “Son derece makul ağız tadını insan bonfilesiyle bozacak türden birine mi benziyorum?”
Sayfa 64·Kitabı okudu
Alıntı
"Cigna US Loneliness Index'e (Yalnızlık Endeksi) göre, %73'ü yalnızlık hisettiğini bildiren Z kuşağı gelmiş geçmiş en yalnız nesildir."
Sayfa 110·Kitabı okudu
Kazanan şirket ve markalar şaşırtıcılık etkisi anlarını şansa bırakmayanlardır. Onlar tasarlayarak şaşırtıcılık etkisi yaratırlar. Müşterilere farkındalık aşamasından savunuculuk aşamasına giden yolda verimli bir şekilde rehberlik ederler. Müşteri etkileşimlerini zevkten deneyim ve katılıma doğru yaratıcı bir şekilde ilerletirler. Siz de onlardan biri misiniz?
Sayfa 223·Kitabı okudu
Kazanılmış medya ağızdan ağıza yayılma ya da marka savunuculuğu sayesinde başka kanallarda markadan söz edilmesi ve insanların markaya maruz kalmasıdır. İçeriğin kalitesi çok yüksek olduğunda hedef kitle genellikle o içeriği sosyal medyada ve topluluklarında (dolayısıyla organik ağızdan ağıza pazarlama kaynağında) paylaşarak yaymak ister ve içerik viralleşir. Kazanılmış medyada yer almak güçlü bir halkla ilişkiler ve medya ilişkileri çalışmasının bir sonucu da olabilir ve güçlendirilmiş ağızdan ağıza pazarlama denilen sonucu yaratır. Kazanılmış medya genellikle tek başına gerçekleşmez; markanın kendi medyasının ve ücretli medyanın bu ücretsiz yer almaya zemin hazırlaması gerekir.
Sayfa 180·Kitabı okudu
Reklam
Reklam