Ama sonuç olarak ne fark ederdi ki? Öyle ya da böyle herkes öldü işte; iyiler, kötüler, güçlüler, güçsüzler, yaşamı sevenler ve hor görenler…. Ölüp gittiler. Her şey yok oldu.
Bize gelen her ikramın ve bizden çıkan her davranışın Allah ile bağını kurmak, hayatımızı kutsal olanla birleştirerek bizi rastgele yaşamaktan ye olaylar karşısında savrulmaktan korur. Allah'a inanmamak, anlamı kaybetmek demektir.
İnsan her davranışında maddi ya da manevi bir fayda teminini amaçlar. Şu var ki imanlı insan bir işe girişirken sadece kişisel faydaya değil, olayın Allah katındaki değerine de bakar. Niyet ve amaçlardaki bu istikamet, yaptığımız iyilikleri boşlukta yüzmekten kurtarır. (Kehf 18/110)