Devrim sürecinde, en iyiler ölür. Sonuç olarak, kurban yasası hep korkakların ve sakınımlı davrananların söyleyecek sözü olması üzerine kurulmuştur, çünkü ötekiler, kendilerine ait en iyi şeyi vererek söz söyleme hakkını yitirmiştir. Konuşmak, her zaman ihanet etmeyi içerir.
Neden "iyiliğin kökeni"ni incelemezler, araştırmazlar? Herkesin derdi "kötülük" ya da "iblisliğin kökeni". Eğer serseriler kötülük yapıyorsa bu onların tercih hakkı. Yani adamlar kötülüğü benimsemişler. Iyiler de iyiliği... Ben kötülüğü yeğleyenler arasındayım. Yetke hiçbir zaman kötülüğe izin vermez ne yazık ki... Insan kişiliği Koca Tanrı'nın en büyük eseridir.
O bununla övünür. Kişiliksiz yaratıklar kişilik sahiplerini ezmeye uğraşırlar bu dünyada kardeşlerim. Çağdaş tarihimize bir göz atin. Bu makinelere karşı çıkıp onları bozmaya uğraşanlar hep kişilik sahibi, yüce yaratıklardır. Bunları anlatırken son derece ciddiyim kardeşlerim. Ben yaptıklarımdan zevk, mutluluk duyduğum için kötüyüm o kadar.
Bütün bunlardan, bu dünyada iki insan ırkı olduğunu, ama sadece iki ırk olduğunu (soylu insan “ırkı” ve soysuz insan “ırkı”) öğrenebiliriz. Her ikisi de her yerde bulunur, toplumun her kesimine sızar. Hiçbir grup sadece soylu ya da sadece soysuz insanlardan oluşmaz. Bu anlamda hiçbir grup “arı ırk” değildir.
İnsan sabit bir çaresizlik yaşadığında, elde etmesi olası olan zihinsel hareketlilik bu durumlarda etkileyici oluyor . İstenilen şekilde genişleyebiliyor veya geleceğe doğru baş döndürücü bir şekilde uzatılabiliyor yahut geriye doğru uzanan bir yürüyüş ama en tehlikelisi bu oluyor çünkü orada hatıralar var , bütün hatıralar, iyiler , sıradanlar ve lanetliler. Orada aşk var , yani sen varsın, büyük sadakatler ve büyük ihanetler.