Puan vermedi·135 syf.··
2026 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:03
Kıskançlığın ve kontrolcü davranışların insan üzerindeki etkilerini çok güzel aktardı.Karakterleri de en içlerine girerek yansıtması güzeldi. İnsan her şeyi yaşayarak öğrenmez; bazen bir kitabın satırlarında da deneyim kazanabilir. Bu kitap bunun en güzel örneklerinden biriydi. İnsana anlam katan, iz bırakan bir kitaptı.
Edebiyat
ZehraNabizade Nazım · Yason Yayıncılık · 201515,3bin okunma
Bir şeylerden bahseden bir hiçbir şey
6/10
·184 syf.··
2026 5. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 10:55
(Spoiler içerir) Bir çeşit anı defteri. Amin Maalouf'un kültürleri, gelenekleri birbirine karan dili sayesinde çoğu kez mekanları uzun uzadıya tasvir etmemesine rağmen kendimi o resmin, olayların içinde çok canlı ve renkli bir karede buluyorum. Karakterde bir taraf var. Gerçek, çok gerçek, canlı. Babasının İsyan'da bıraktığı iz, bir yaradan ziyade bir zihniyet. Bu zihniyet İsyan'ın babasının gölgesi altında ondan hem nefret ederek hem korkarak biraz da severek oluşturduğu birincil karakteri. İsyan evden ayrılır, doktorluk okur, cemiyetlere katılır, hep bir yerlerde;savaş, telaş, aşk uğruna bu zihniyetin onda karşılık bulmasını izler. Hiçbir zaman ayakları yere sapasağlam basamaz, küçüklük hayali olan doktorluğu okumayı bile tamamlayamaz, korkularının arkasında aslında uzun yıllar onun için örülmüş ve üzerinde yapışmış bu karakterin farkına varır. Clara'ya aşık olması bu görme sürecine katkı sağlıyor ve mektuplaştıkları dönemlerde bu korkak, yaptığı işte de başarılı olamayan tarafını hep eleştirerek kendine, hayatına, yıllarına yabancılaşıyor İsyan. Babasının hastalanması haberiyle Clara'dan karnındaki oğlunu da bırakarak ayrılması ve araya savaşın girmesi uzun yıllar onu Claradan ayırıyor. Tam ayrıldıkları sırada babasının da vefat etmesi ile hayatında tutunduğu ne varsa yıkılıyor. İsyan'ın akıl hastanesine girmesi, orada yıllarca kalması, zihnini uyuşturmaları, aslında İsyan'ın seçtiği bir çeşit yaşam tembelliği, yaşamamayı seçme, ölüm. Ta ki kızının büyüdüğünü ve onu aradığını öğrenmesiyle yeniden yaşam enerjisini bulana kadar. Bu İsyan'ın geliştirdiği son kişilik, son dönüm noktası. Kızını görme umuduyla hastaneden çıkıyor ve kızını bir daha hiç görmüyor. Tüm kitap beni en çok vuran yer İsyanın hapisten çokıp şehir
Hayata Dair
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·256 syf.··
2026 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 17:50
Kemal Varol'un Kara Sis romanı, Taşkale Cezaevi'nin C-6 koğuşunda geçen, suçluluk, vicdan ve suskunluğun ağırlığını merkezine alan hüzünlü bir varoluş hikâyesidir. Roman, sadece fiziksel bir hapishane hayatını değil, her yıl koğuşun üzerine çöken "kara sis" metaforu üzerinden karakterlerin zihinlerindeki bulanıklığı ve yüzleşemedikleri geçmişlerini anlatır. Hikâyenin kalbinde, müebbet hapse mahkûm edilen ve yaşadıklarına dair tek bir kelime dahi etmeyen Barana yer alır. Diğer mahkûmların birbirlerine hikâyeler anlatarak kendilerini var etmeye çalıştığı koğuşta, Barana'nın sessizliği hem bir direnç biçimi hem de taşınan büyük bir acının sessiz çığlığıdır. Anlatıcı konumundaki Mesut Hoca'nın gözünden izlediğimiz bu süreç, bir öğretmenin vicdani hesaplaşmasıyla birleşerek okuru hikâye anlatma ihtiyacı, pişmanlık ve zamanın ağır akışı üzerine düşündürür. Barana'nın geçmişine dair simgesel detaylar ve Kemal Varol'un şiirsel, atmosferik diliyle birleşince, Kara Sis okurun zihninde silinmesi güç, melankolik ve sarsıcı bir iz bırakan bir başyapıta dönüşür; nihayetinde eser, sessizliğin bazen en güçlü anlatım biçimi olduğunu kanıtlar.
Kara SisKemal Varol · Doğan Kitap · 20251,421 okunma
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 15:43
Selam. İsveçli yazar Alex Schulman ile tanışmak için en son çıkan bu kitabını tercih ettim. Beklentimin üstünde çıkan, beni oldukça etkileyen ve duygulandıran bir kitap oldu. 17 Haziran, 45 yaşındaki öğretmen Vidar'ın çocukluğuna dair onda iz bırakan bir gün aslında. Vidar babasının ölümünün ardından bodrumdaki kolilerden birinde babasının eski telefon defterini buluyor. Kendi yazlıklarındaki o telefon numarasını bir an bir dürtüyle arıyor ve telefonu birisi açıyor. Tarih 17 Haziran 1986. Telefonun karşısında o gün evde bulunan annesi,babası, ablası var. Bu olağanüstü durum karşısında ne yapacağını bilemese de her gün aramaya devam ediyor. Ama günler hiç değişmiyor hep aynı tarih. Bazen telefonu annesi, bazen babası, bazen ablası Tora açıyor. O güne dair bilgiler toplamaya çalışsa da akşam 7 ile 8 arası eksik. O bir saatte ne oluyor da Vidar bu kadar etkileniyor? Vidar bunu öğrenmek için telefonun karşısındaki çocukluğuyla konuşuyor. Yetişkin Vidar çocuk Vidar'ı anlamaya, her şeyin geçeceğini söylemeye, onu yalnız bırakmamaya karar vermiş; ama aslında kendi de hep çocukluğunda o güne takılı kalmış biri. Bunun yansımasını öğretmen olduktan sonra öğrencilerinin kavgasını ayırması sırasındaki şiddetinden anlayabiliyoruz. Yıllar önce söylenmiş bir cümle, yıllar sonra nasıl tetikleyebiliyor bu hikâyede okuyoruz. 8 yaşındaki bir çocuk, bir ebeveyninin sözünden, davranışından ne derece etkilenir? O an hissettiği duygular göz ardı edildiğinde tamamen bitmiş mi olur? Bir anlık sinirle söylenen şeyler o çocukta iz bırakmadan silinip gider mi? Belki o daha çocuk unutur gider dediğimiz şeyler ilerleyen yıllarda çok daha fazla yaralar o çocuğu. Çocuğu önemsememek,korkutmak, tehdit etmek bir çocuk gözünden nasıl görülebiliyor çok güzel anlatılmış bu kitapta. Bastırılmış anıların,
Edebiyat
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,037 okunma
Halk gücünü neden fark etmiyor?
9/10
·260 syf.·
2026 45. kitabı
Rıfat Ilgaz'ı çoğumuz Hababam Sınıfı ile tanısak da, Karartma Geceleri onun edebiyatçı yönünü daha yakından tanımamı sağlayan çok güçlü bir eser oldu. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, anlatılanların ne kadar samimi ve gerçek hissettirmesiydi. Bunun en önemli sebebi de romanın kahramanı Mustafa Ural'ın aslında büyük ölçüde Rıfat Ilgaz'ın kendisini temsil etmesi. Bu nedenle Mustafa'nın saklanmak zorunda kaldığı günleri, yaşadığı korkuları ve yalnızlığı okurken bir roman kahramanından çok, gerçek bir insanın yaşadıklarını dinliyormuş gibi hissettim. Kitap, dönemin siyasi baskılarını ve karanlık atmosferini anlatmasına rağmen beni hiç sıkmadı. Sade, akıcı ve güçlü anlatımı sayesinde sayfalar hızla ilerledi. Özellikle karartma altındaki İstanbul'un başarılı tasviri, dönemin ruhunu hissetmemi sağladı. Romanı bitirdiğimde yalnızca bir kaçış hikâyesi okumadığımı, aynı zamanda bir dönemin toplumsal ve siyasi iklimine de tanıklık ettiğimi düşündüm. Ayrıca eserin başrolünde Tarık Akan'ın yer aldığı bir sinema uyarlamasının bulunması da dikkat çekici. Bunun yanında, Karartma Geceleri'nin 2004 yılında Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan 100 Temel Eser listesinde yer alması da kitabın Türk edebiyatındaki değerini gösteren önemli ayrıntılardan biri. Kısacası Karartma Geceleri, samimiyeti, akıcı dili ve gerçek yaşamdan beslenen hikâyesiyle bende iz bırakan eserlerden biri oldu. Rıfat Ilgaz'ı sadece Hababam Sınıfı ile tanıyanların mutlaka okuması gereken bir roman.
Karartma GeceleriRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 20175,5bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 51. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 16:49
#okudumbitti YAZAR: MEHMET RAUF YAYIN: PUSLU YAYINLARI Herkese merhabalar bugün sizlere Mehmet Rauf'un kaleminden çıkan genç kız kalbi adlı eseriyle geldim. Yazarı daha önce Eylül adlı eseriyle tanıyordum fakat yazarla ilk kez bu kitapta tanıştım ve Pervin'in hikâyesi uzun süre etkisinden çıkamayacağım bir hikâye oldu. Şimdi gelelim konusuna. Pervin, hayata ve aşka dair tertemiz hayalleri olan, ince ruhlu bir genç kız. Büyük umutlarla geldiği İstanbul'da ise hayallerindeki dünyayı bulamıyor. Çünkü ne şehir onun düşlediği kadar güzel ne de insanlar onun kalbi kadar zarif. Etrafında gördüğü ilişkiler ve evlilikler, onu ruhuna dokunabilecek gerçek bir aşkı aramaya daha da fazla itiyor. Kitap boyunca en çok Pervin'in yalnızlığına üzüldüm. Kalabalıkların içinde bile kendini ait hissedemeyen, anlaşılmayı bekleyen bir genç kadının sessiz kırgınlığı sayfalara çok güzel yansıtılmış. Ayrıca kadın olmanın zorluklarına dair yapılan tespitler de aradan geçen zamana rağmen hâlâ düşündürücü. Ve sonra Behiç Bey... Pervin'in kalbini heyecanlandıran, ona umut veren adam. Ancak Pervin'in hayallerini süsleyen bu aşk, zamanla büyük bir hayal kırıklığına dönüşüyor. Onunla birlikte ben de umutlandım, onunla birlikte hayal kırıklığı yaşadım. Bu kitap benim için sadece bir aşk hikâyesi değil; hayallerle gerçeklerin çarpıştığı, insanın kalbinde buruk bir iz bırakan Pervin'in hikâyesiydi. #ALINTILAR Düşünmüyorlar ki kader, bizim kendi hareketlerimizin yanlışlığına kendimizin verdiği bir isimdir. Ben de dünyada en büyük mutluluğun yalnızca sevmek ve sevilmekte olduğuna İnanırım. " Çünkü yaşamak için hayat lazımdır, hayal değil!"
Genç Kız KalbiMehmet Rauf · Puslu Yayıncılık · 202410,1bin okunma
Reklam
Reklam