izel

izel
Hacettepe
62 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Lincoln’ün karşısında gördüğü şeyle yavaş yavaş ilişki kurmasını izlerken, bir şeyin farkına vardım; hayatın temeli var olmak için duyulan bir açgözlülük, herhangi türden bir arzu değildi. Temeldeki şey korkuydu, orada gördüğüm korkuydu. Hatta korku bile değil; daha da kötüsü. Mutlak dehşet. Felç eden türden. Öylesine büyük bir korkuydu ki bir süre sonra hissizlik yaratıyordu. Yine de Lincoln tüm bunların içinden çıkıyor, harekete geçiyordu. Neden? Çünkü bunu yapmak zorundaydı. Dehşetin büyüklüğü hareketi, eylemi gerektiriyordu. Öyle bir duruma doğası gereği tahammül edilemezdi. Bütün yaşam etkinliği bu durumdan kurtulma çabasıydı. Gözümüzün önündeki bu durumu hafifletme girişimleriydi. Doğumun hoş bir şey olmadığına karar verdim. Ölümden de beterdi; ölüm konusunda felsefe yapabilirsiniz – muhtemelen de yapacaksınız, neticede herkes yapar. Ama doğum! Üzerine felsefe yapılabilecek, durumu hafifletebilecek hiçbir şey yok. Üstelik sonuç korkunç olacak; tüm eylemlerin, yapıp ettiklerin ve düşüncelerin seni yaşama daha da derinden bulaştıracak.
Felsefe
Reklam
Bu şekilde söylenince kulağa pek de hoş gelmiyordu. Dediğine göre beni rahatsız eden karşım­daki düşman değil, kendi duygularımdı. Aslında düşmanım yoktu. Sadece benim duygusal yaşamım vardı ve bu duygusal yaşam bastırılmış ve yadsınmıştı.
Bilim-Kurgu
Pris uzanıp saçlarımı okşayarak”Herkes delirmiş öyle mi oğlum? Bir sen hariç ha? ”dedi.
Yukarısı ne kadar çok yıkılırsa,yer altındakilere de o kadar çok iş düşüyordu.
Sayfa 27·Kitabı okudu
“Değer, yaşamak her şeye değer,” dediler karıncalar. “Ölüm umutsuzluktur, oysaki en kötü yaşamda bile her gün umut güneş çiçeği gibi açar.
1000Kitap
Reklam