zeynep

zeynep
@izeynepn
Öğrenci
69 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Herkesin senin hakkında bir fikri var. Tanımları, sıfatları, sözcükleri. Nasıl birisin? Ne istiyorsun? Neleri seversin? Hayallerin nerede başlıyor? Nerede bitiyor? Üzerine yapışıp kalan, onlar söyledikçe gerçeklik kazanan bu fikir… Senin mi gerçekten, bilmiyorsun! Sen; birinin aşkısın, annenin kızı, babanın oğlu …başarılı, ezik, yetenekli, sünepe, güzel, çalışkan, merhametli, acımasız, kıskanç yada sinsi. Başkalarının senin hakkında söylediğini kendi gerçeğin sanabilirsin. Başkalarının hayallerini kendi hayallerin sandığın gibi. Gerçekte ne olduğunu sadece tek bir şekilde anlarsın, Seçim yapmak zorunda kaldığında Ancak, seçimlerin sana ne olduğunu gösterir.
Reklam
Varlık
Bu yaşıma kadar mevcudiyetinden bile haberim olmayan insanı vücudu birdenbire benim için nasıl bir ihtiyaç olabilirdi? Fakat hep böyle değil midir ? Birçok şeylere ihtiyacımızı ancak onları görüp tanıdıktan sonra keşfetmez miyiz?
Sayfa 86·Kitabı okudu
Edebiyat
Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!.. Niçin bunu anlamakta bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz? Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiveriyoruz?
Sayfa 38·Kitabı okudu
Edebiyat
"Kim bilir, belki de barış içinde yaşamanın bir yolunu bulurlar. Sırf birileri ona 'Allah', diğerleri 'Tanrı' diyor diye inançlı insanların düşman olması şart mı?"
Sayfa 92·Kitabı okudu
"yazdığı müthiş roman haksızca reddedilen tatlı kız"
Ekşi sözlük'te bir yazar böyle bir başlık açmış. Buna göre Ekşi Sözlük yazarının, V. isimli bir kız arkadaşı bir kitap yazmış. Yayınevi de kitabı red edip, basmamış. Ekşi yazarı da kitaptan bir alıntıyı da ekleyerek bu duruma ne kadar üzüldüğünü yazmış. V. isimli arkadaşını Victor Hugo, Honore De Balzac, Ernest Hemingway isimli yazarlar ile karşılaştırmış. Söz konusu kitaptan alıntı: "ne güzel şey bu böyle! ne dalış! şehirdeyken menteşelerin hafif gıcırtısıyla kocaman camlı pencereleri açıp temiz havaya erişince da hep bu hisler kaplardı kalbini. nasıl taze, nasıl sessiz; elbette buradakinden daha sakin olurdu o hava, ilk saatlerde: bir dalganın vuruşu, bir dalganın öpüşü gibi soğuk ve keskin ama ( o zamanlar on sekizinde bir kız için) esrarengiz; orada, açık pencerede dururken, dehşetli bir şey olacak diye beklerken, çiçeklere, tepelerinden duman çıkan ağaçlara, bir alçalıp bir yükselen ekim kargalarını izlerken; öylece durup bakarken, o müdahil olana kadar: "o da ne, sebzelerin arasında felsefe mi yapıyoruz?" -öyle miydi?- "insanlar karnabaharlardan kat kat üstündür bence." -öyle miydi? büyük ihtimalle bir sabah kahvaltıda söylemişti bunu..." Altta diğer Ekşi yazarlarının bu duruma yaptığı bazı yorumlar: -nasıl taze, nasıl sessiz'den sonrasını okumadım. öyle roman olmaz olsun bence de. olmaz olsun. -ille de roman olsun, ister çamurdan olsun. -genç yazarları desteklemek gerektiğini düşünmekle birlikte, dosto, balzac ve hemingway gibi yazarlar ile konu olan yazar arkadaşı şu örnek metin ile karşılaştırmak da saçmalamanın dik alasıdır. -haddinden fazla berbat olan romanımsı karalamadır. -neyse ki albert camus ile kıyaslamamış. yoksa çok sinirlenirdim ... Fakat, uyanık bazı Ekşi yazarları trollemenin farkına varmış. Söz konusu alıntı