8/10
·536 syf.··
2020 301. kitabı
1852’de ilk kez basılan Tom Amca’nın Kulübesi’ni, yıllar önce alıp (8 yıl kadar) rafta bekletmiştim. Son yaşanan ırkçı olaylardan, zamanının geldiğine kani oldum. Kitap, 19. yy Amerika’sında ve İncil’den sonra en çok satan eser olmuş. Kitabın bir diğer ismi de “İkinci Sınıf İnsanların Yaşamı”. İç Savaş’ın kıvılcımını tutuşturan ve köleliğin kaldırılmasında büyük payı olan “büyük bir gerçek roman”. Giriş kapak yazısında, İç Savaş döneminde küçük bir yazar olan Harriet Beecher Stowe ile tanışan Başkan Abraham Lincoln şöyle ifade etmiş durumu: “Demek bu büyük başlatan küçük hanımefendi buymuş.” Tom Amca’nın Kulübesi, ilk olarak Fahrenheit 451’de “beyazların hoşlanmadığı kitap” şeklinde söz edilmesiyle merak ettirmişti beni. Roman, insan olmanın sefaleti üzerine yazılmış en etkileyici kurgulardan kesinlikle. Kölelik dönemiyle ilgili okuduğum romanlarda, bu denli gerçekçi anlatan eserle karşılaşmak, hem de dönemi düşününce... büyük cesaret ve insan olmak üzerine bir ders! Roman basılınca, Amerikalıların çoğu, köleci toplum yapılarından bi’haber olması, “yok artık deyip” şaşırdığım bilgilerden. Toplumsal yapının çözülmesini sağlayan bu eser, Afro-Amerikalılar’ı bir nevi “insan” kategorisine yerleştirebilmeyi akıllarına sokmuş yazar Beyazların. Açıkçası şaşırdım dike getirdim de, neden şaşırdıysam... 1 Eylül 1939’da Polonya’yı işgal etmesi ve ardından yaşanan Nazizim teröründe 6 milyon Yahudi’nin hayatını kaybetmesi çok büyük insan kıyımı olmasına rağmen, Almanya hükümeti, uyguladığı sansürle, televizyonda katliam yerine “yaz filmleri, eğlence programları” yayınlayarak, bireylerin katliamdan haberdar olmamasını sağlamıştı; tabii halk da bilinçsiz olunca bu tablo kaçınılmaz(!) Yaşadığın çağa gözlerini kapatmamak, yanlışı eleştirmek büyük bir insaniyet görevidir, ki vicdan var
Tom Amca'nın KulübesiHarriet Beecher Stowe · Can Yayınları · 20212,325 okunma
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Türkiye Günlüğü / Sayı 165. Eylül- Ekim 2025. İki Aylık Fikir ve Kültür Dergisi. Kapitalizmin bir geleceği var mı? Sorusunu manşete taşıyan dergi, özellikle akademisyen çevrelerinin makaleleriyle kapitalizm olgusunu irdelemektedir. Derginin bu sayısına Vedat Bilgin, Mehmet Ali Kılıçbay, Ergun Türkcan, Pablo Alabarces, Elias J. Parti, Mehmet Naci Bostancı, Gökhan Gökgöz, Sait Ebinç Metin Şenbil Fethullah Akın araştırma makaleleri ile destek vermişlerdir. Derginin Eski Defterler bölümünde Mehmet Özden, Werner Sombart, Hasan Ali Yücel, Tanju Demir'e ait yazılar bulunmaktadır. Kırkambar bölümünde Kurtuluş Kayalı, Hasan Hüseyin Bahadır yer alırken; Soruşturma bölümünde Tercüme ve Telif Arasında Türk Entellektüelinin Yönelişleri araştırılmaktadır. #Kitapşuuruinsanlıkşuurudur.
Türkiye Günlüğü - Sayı 165Türkiye Günlüğü Dergisi · Cedit Neşriyat · 20251 okunma
Reklam
Hissetmeyi ve bilmeyi birleştirebilmiş bir kişilik
7/10
·283 syf.··
2025 17. kitabı
Tekrardan merhabaalar:) Bugün 17. kitabımı da okudum. Oğuz Atay'dan okuduğum ilk eserdi. Açıkçası daha önce uzun uzun biyografi okumuş değildim, daha doğrusu biyografi kitabı okumuş değildim. O yüzden benim için iyi bir deneyim oldu. Neyse, incelemeye geçelim. Arkadaşlar bu kitap Mustafa İnan adındaki bir mühendisin hayat yolculuğunu anlatıyor. Kitap, kıyıda köşede kalmış bir eser değil, o yüzden eğer mâlumat elde etmek isterseniz kitap hakkında okuyabileceğiniz birçok yazı bulabilirsiniz. Fakat beni kitapta etkileyen bir yöne değinmek istiyorum. Mustafa İnan, pozitivist biri değil. Özellikle edebiyata olan düşkünlüğü çok kıymetli. Ayrıca kelime tahliline dair her şeyi çok seviyor. Maddede kaybolmamayı ve hayatı her yönüyle yaşamayı tavsiye ediyor bizlere. Anlamaktan ve hissetmekten bahsediyor. Sanki o günden bu günleri görmüşte eksik yanlarımızı tamamlaya çalışır gibi. Mutlaka okunmanızı öneririm. Özellikle storytel'deki beyefendi harika seslendirmiş kitabı. Güncel listem Türk Edebiyatı Okunanlar: 1. Çocukluğumun Soğuk Geceleri - Tezer Özlü (65 sayfa) 2. Efsuncu Baba - Hüseyin Rahmi Gürpınar (84 sayfa) 3. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu - Peyami Safa (112 sayfa) 4. Yılkı Atı - Abbas Sayar (112 sayfa) 5. Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali (160 sayfa) 6. İntibah – Namık Kemal (164 sayfa) 7. Aylak Adam - Yusuf Atılgan (192 sayfa) 8. Kuyucaklı Yusuf - Sabahattin Ali (250 sayfa) 9. Araba Sevdası - Recaizade Mahmut Ekrem (264 sayfa) 10. Karartma Geceleri - Rıfat Ilgaz (264 sayfa) 11. İçimizdeki Şeytan - Sabahattin Ali (267 sayfa) 12. Eylül - Mehmet Rauf (268 sayfa) 13. Yılanların Öcü - Fakir Baykurt (280 sayfa) 14. Bir Bilim Adamının Romanı - Oğuz Atay (283 sayfa) 15. Mücella - Nazan Bekiroğlu (344 sayfa) 16. Gün Olur Asra Bedel – Cengiz Aytmatov (417 sayfa) 17. Aşk -
Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnanOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202020,5bin okunma
Dikkatsiz bir gencin faydasız eyvahı: İntibah!
8/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
Merhabaalarr Bugün listemden 15. kitabı okudum. Listede 15. kitap değil, 15. adet kitabı diyorum. :) Türk edebiyatının ilk edebi romanı olan İntibah'ı hızlıca bitirdim. Kısa, çok kaliteli bir yazardan çıkmış tatlı bir eser. Edebi dili gayet iyi. Konu sapmıyor ve okurken yazarın olayları çok uzatmadan ama kaliteden de taviz vermeden yazdığını hissediyorsunuz. Kısaca konusu şöyle: Ali isminde 21-22 yaşlarında bir genç var. Mahpeyker adında bir kıza aşık oluyor ve birtakım olaylar yaşanıyor. Ardından bu kızdan ayrılıp Dilâşûb adındaki diğer kıza aşık oluyor. Fakat işler yine kötü gidiyor ve olaylar birbirini takip ederek en nihayetinde hazin bir son yaşanıyor. Çok zamanım yok, hele hele kalitesiz bir esere hiç zamanın yok diyorsan İntibah tam senlik. --- Bu arada listemi buraya paylaşıyorum. Belki benimle beraber ilerlersiniz ve 5-6 yıl sonra bir edebiyat kurdu oluruz. :) Benimle beraber okuyacak arkadaş varsa bana da çok iyi gelir. Bundan sonraki okuyacağım iki eser Bir Bilim Adamının Romanı ile Cevdet Bey ve Oğulları. Daha sonra zaten tatilim başlayacak ve İnce Memed'i okuyacağım. 25 gün falan ayırdım ona. Dünya edebiyatına ise hiç girmedim daha. Bir süre de girmem diye düşünüyorum en azından yaza kadar. Ha bir iki eser aldım ama devamı zor gelir. Bu arada 5-6 yılda bitirmem için (şu an 21 yaşındayım ve hedefim 26-27, en geç 29'a kadar) yılda yine 4 veyahut 5 kitap bitirmem gerekiyor. Kendimize yapabileceğimiz çok iyi bir yatırım diye düşünüyorum. Umarım faydalı olur. *** Türk Edebiyatı Okunanlar: 1. Çocukluğumun Soğuk Geceleri - Tezer Özlü (65 sayfa) 2. Efsuncu Baba - Hüseyin Rahmi Gürpınar (84 sayfa) 3. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu - Peyami Safa (112 sayfa) 4. Yılkı Atı - Abbas Sayar (112 sayfa) 5. Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali (160 sayfa) 6. İntibah –
İntibahNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,2bin okunma
Şartlar Ne Olursa Olsun Çalışan Kazanır:
Puan vermedi·391 syf.··
2025 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2025 01:18
Ernst E.Hirsch tarafından yazılan Anılarım adlı eser büyük hukukçunun hayat hikayesidir. Bu hayat hikayesinde Birinci Dünya Savaşı, Weimar Cumhuriyeti’nin çöküş yılları, Hitler’in iktidara gelişi sonrası adeta Cehenneme dönen Almanya ve son olarak da Atatürk Türkiyesi’nin ilk otuz yılı ile ilgili gözlemler yer almaktadır. Kitabın birinci bölümü ‘‘Geldiğin Yeri Unutma Sakın!’’ ismini taşıyor. Bu ifadeler aslında Hirsch’in babasına aittir. Hirsch, lise eğitiminden sonra bankacı amcasının yanında işe başlar. Baba, Hirsch’i amcaya teslim ettiğinde bu ifadeleri kullanır. Kişinin doğduğu yerle, çevreyle zorunlu bir bağı vardır. Ahlaka uygun davranışı da iyiyi doğruyu da buradan alır. Bu bölümde Hirsch, çocukluk dönemini anlatır. 20 Ocak 1902’de Hessen eyaletinin Friedberg kentinde doğan Hirsch, 1920’ye kadarki hayatını bu bölümde anlatır. Hirsch, seküler bir hayat tarzını benimsemiş Yahudi bir ailenin çocuğudur. Baba Louis Hirsch, Mayer J. Hirsch firması adlı kumaş ve konfeksiyon mağazası işletmekte, belediye encümenliği yapmakta ayrıca meslekten olmayan hakim sıfatıyla da görev yapmaktadır. Anne ise ev işlerinin yanı sıra kadın konfeksiyonu ile ilgilenmektedir. Anne müziğe ilgilidir ve Hirsch, müzik tutkusunun annesinden kendisine tevarüs ettiğini her fırsatta tekrarlar. Hirsch, Hristiyanlarla birlikte yaşamaktadır. Meryem Ana’nın şerefine yapılmış olan Liebfrauenkirche Kilisesi ile Yahudi kadınların ritüel temizliği için yapılan hamamın kulesi yan yanadır. Ancak Yahudiler, Alman toplumla gündelik burjuva yaşamı içinde tamamiyle kaynaşmış olsalar da vaftiz olmadıkları için farklı görülmektedir. Hirsch, bu durumu 1927 dolaylarında Frankfurt üniversitesinde doçentliğe yükselmek istediğini hocası olan Ticaret Hukuku Kürsüsünün başkanı Friedrich Klausing’e anlattığında
Hukuk
AnılarımErnst E. Hirsch · Tübitak Yayınları · 200099 okunma
Puan vermedi·182 syf.··
2024 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2024 00:00
Soğuk Savaş sonrası kapitalizmin, sosyalizme karşı galip gelmesi ve alternatifsiz kalması ardından, sosyal devletin dünya genelinde gerilemesi, özellikle üçüncü dünyada artan yoksulluk ve işsizlik, hızlı iletişim ve ulaşım sayesinde tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar etkileşime giren kültürler arasındaki sorunlar ve ötekileştirmeler, küreselleşirken mikro ölçekteki etnik yapıların hızla sivrilmesi gibi iç içe geçen karmaşık bir yapının ortaya çıkması ile uluslararası terörist yapıların yerleşebileceği uygun ortamın oluştuğunu belirten yazar küreselleşmenin, terörizmle bağını gözler önüne sererek büyük resme odaklanmayı sağlıyor. 11 Eylül ve sonrasını sosyal olgular ile değerlendirmek isteyenlerin okuması tavsiye olunur.
Küreselleşme, Demokrasi ve TerörizmEric J. Hobsbawm · Agora Kitaplığı · 200839 okunma
Reklam
Reklam