Javidan Zeynalov

Javidan Zeynalov
@javidanzeyn
Master: History and Theory of Visual Arts, Azerbaijan State University of Culture and Arts. Dissertation: The Artistic Creativity Potential of Artificial Intelligence PhD: Art History, Muğla Sıtkı Koçman University. Dissertation: Neuroaesthetics
Sənətşünas, Fine Art Historian, Sanat Tarihçisi
Azerbaijan State Culture and Art University | Muğla Sıtkı Koçman University
Azerbaijan, Baku, Shuvelan
Baku, 30 Kasım
14 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
BÜYÜK USTAYI ZİYARET
"İzin verirseniz ben sizi daha fazla rahatsız etmeyeyim, bir başka gün gene gelirim" dedim. "Hayır, dedi Usta, bugünkü işimizi henüz bitirmedik. Yukarı gelin ve bana anlatın." Ne anlatacağımı, benden ne anlatmamı istediğini bilmiyordum. Atölyesine girdiğimizde, bu kez çok daha küçük boyutta bir portre çıkardı tuvallerin arasından. "Buna bakın ve ne düşündüğünüzü söyleyin" dedi. "Çok güzel bir portre, dedim. Sanatınızın tüm özelliklerini yansıtıyor." "Adınız neydi?" diye sordu. Söyledim. "Bakın, dedi, size bir giz vereceğim: Her şeyden önce bir durup düşünmek gerek. Göz yeterli değildir. Düşünmek gerek. Çünkü resim sevilmek, hoşa gitmek için değil, algılanmak için yapılır." "Ama resim bir anda algılanabilir de, dedim. Böylesi bir resim." İçini çekti. "Bakınız, dedi. İyi bakınız. Sonra kafanızın içindeki, belleğinizdeki başka portrelerle karşılaştırın. Eğer gerçekten resmi görmeyi biliyorsanız (bakmayı değil, görmeyi ... ) belleğinizdeki resimlerle bunun arasındaki karşıtlıklar kendiliğinden ortaya çıkacaktır." "Bu bir kişilik sorunu" dedim. "Kuşkusuz, dedi. Sanatta her şey bir kişilik sorunudur. Ama demem o değil. Başka bir şey söylüyorum ben." "Ne söylüyorsunuz?" diyemedim. "Niçin?" diyemedim. "Resimden resime elbet fark olur" diyemedim. Ne demişti az önce: "Göz yeterli değildir." Sanki ağzımı açsam, gözüm konuşuyor gibi olacaktı. Sezmiş miydi bu korkumu? Bilmiyorum. Ancak sorusunu yinelemedi. "Bakın, dedi. Bu portrede (bizim buralardan bir bahçevanın portresidir), ne bir sevgi var, ne bir kin. Ne bir sevecenlik, ne bir itme. Ne sıkıntı , ne neşe. Ne yaşama sevinci, ne ölüm korkusu... Hiçbir duygu yok bu yüzde. Görüyorsunuz değil mi? Çünkü bu portreyi ben, bir elmayı, bir ayvayı, bir kayayı, bir doğa görünümünü nasıl yaptımsa, öyle yaptım. Bir psikolog değilim ben. Bu
Sayfa 267·Kitabı okudu
Reklam
Eşqmi insanı axmaq edir, yoxsa yalnızca axmaqlarmı aşiq olur?"
Bir yuxu idi
İsteyerek ölmeli mi, yoksa ne olursa olsun umut mu etmeli? 
Sayfa 19
Alıntı
... boşunadır tüm büyük yaratıcı dönemlere ve doğalara, onları taklit ederek yaslanmak; boşunadır modern insanı avutmak için tüm bir "dünya edebiyatı"nı onun etrafında toplamak ve onu tüm zamanların sanat biçemlerinin ve sanatçılarının ortasına yerleştirmek, Âdem'in hayvanlara ad verişi gibi, onlara birer ad versin diye: yine de hep açlık çeken olarak, keyfi ve gücü tükenmiş "eleştirmen" olarak kalır, aslında kütüphaneci ve düzeltmen olan bir İskender dönemi insanı olarak kalır: kitap tozu ve baskı hataları yüzünden acınası bir biçimde körleşen.
Sayfa 126 - Türkiye İş Bankadı (çev. Mustafa Tüzel)·Kitabı okudu
Alıntı