Hiç zorlanmadan okunabilecek bir dili ve kendinizi kaptıracağınız sürükleyici ve etkileyici hikayesi ile okunmaya değer bir kitap. Seanslar boyunca anlatılan hikayeler oldukça ilgi çekici. Sonuna kadar merakla okuyorsunuz.
Ala'nın hikayesinden etkilenmemek mümkün değil tabii ama bir o kadar etkilendiğim bir başka konu da yazarın - psikiyatristin- işini büyük bir sevgiyle kendini adayarak yapması, hayatına işiyle anlam katması oldu. Hayatta yaşanabilecek en güzel duygulardan birinin bu olduğunu düşünüyorum ve bu duyguyu yaşayabilen pek fazla insan yok. Ve insan doğru mesleği seçtiği zaman dünya nasıl değişiyor, ne büyük dokunuşlar gerçekleşiyor insan yaşamına. Her alanda bunun böyle olduğunu düşünüyorum.
Ufak çaplı bir sosyal fobiye ve yoğun bir değersizlik hissine sahip olduğumu düşündüğüm için sık sık kendimi aradım, kendimle yüzleştim, kendi sorunlarımın peşine düştüm, hatırladım, ağladım. Velhasıl derinlere inmemi sağladı biraz. Ama yine kitabın bir bölümünde bahsedildiği gibi, farkında olmak bu sorunların çözülmesini sağlamıyor, dile dökülmesi, paylaşılması, bir uzmandan yardım alınması gerekiyor. Zaman zaman psikiyatristin karşısında ben otursam bana neler söyleyebileceğini hayal ettim. Kim bilir belki de bir psikiyatrist kapısına giderim bu kitap sayesinde, bilemiyorum.
Şimdilik sadece yazarın diğer kitaplarına da göz atacağımı ve Freud okumaya başlayacağımı garanti edebiliyorum.
Hayata DönGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 202014bin okunma
Dünyaya insan olarak gelmek, güzel olduğu kadar da zor bir şey. Temelde hepimiz şu veya bu nedenle aynı çatışmaları yaşıyoruz. Onun için hiçbir zaman "Tam" olamıyoruz. Yarımız... Bir tarafımız yazken öbür yanımız kış. İki tarafta birden baharı bulabilmek kolay olmuyor. Alkol, uyuşturucu gibi sarhoş eden maddeler genellikle vicdanımızı daha ılımlı, hükümlerinde daha az sert ve katlanılabilir hale getirir. O yüzden özellikle iç dünyasında bu dengeyi kurmakta zorlanan insanlar bu maddelere yönelir.