Dünya devi Amazon'un kurucusu Jeff Bezos, küçükken yazları dedesiyle birlikte geçirirmiş. Dedesi insanlardan uzakta bir çiftlikte yaşar, her işini kendi görür, hastalandığında iğnesini bile kendi kendine yaparmış.
Bir gün dedenin parmağı kapıya fena sıkışmış, kopmanın eşiğine gelmiş. Dede fazla beklemeden sallanan parmağını kopa-rıp çalıların arasına fırlatmış. Sonra hemen kamyonuna atlayıp direksiyonu hastaneye kırmış.
Parmağın kendisi ortada olmayınca doktorlar başka bir çözüm düşünmüş. Parmağın koptuğu yere dedenin poposundan bir parça alıp koymuşlar ve yeni bir parmak yapmışlar.
Buraya kadar sorun yok. Ancak o günden sonra ufak bir pürüz ortaya çıkmış. Dedenin parmağında kıllar çıkmaya başlamış!
"Hayatta başımıza geleceklere biz karar veremeyiz, ama başımıza gelenlere nasıl tepki vereceğimiz bizim seçimimizdir"diyor Epiktetos. Peki dede bu beklenmeyen tuhaf duruma nasıl tepki vermeyi seçmiş?
Küçük Jeff buna şahit olanlardan. Sabahları dedesini lavaboda tıraş olurken izliyormuş. Dede gıkını bile çıkarmadan önce yüzündeki, sonra parmağındaki kılları tıraş ediyormuş. Son derece sıradan bir iş yapar gibi, müthiş bir sakinlikle...
Jeff Bezos'un dedesiyle yaşadığı bu olay, ona hayat dersi olmuş: "Zorluklarla karşılaştığın her an esnekliğini devreye sokar, yeni bir yol bulup devam edersin." Kendi çocuklarına bakış açısı da etkilenmiş. Çocuklarının eline dört yaşından sonra bıçak da, kesici aletler de vermiş. Kendilerine zarar verseler bile bundan da çok şey öğreneceklerine inanıyor: "Beceriksiz bir çocuktansa dokuz parmaklı bir çocuğum olmasını yeğlerim." Açıkçası ben o cesareti gösterebilir miydim bilmiyorum. Ya siz?
Öte yandan dedenin hayata karşı tutumu, çok sık duyar olduğumuz esneklik becerisine mükemmel bir örnek. Esneklik, havalı adıyla "rezilyans",