"Olası modeller" hakkında konuşmak, mesela seks hakkında konuşmaktan daha da tuhaf bir atmosfer yaratıyordu. Aynı zamanda, insanların bu konuya çok ilgi duyduğunu- bazı durumlarda takıntılı olduklarını bile- anlayabiliyordunuz, öyle ki, çoğunlukla ciddi tartışmalar sırasında, mesela James Joyce hakkında konuşurken bu konu ikide bir açılıyordu.
"Olası model" teorisinin arkasındaki temel fikir çok basitti ve fazla tartışma yaratmıyordu. Șöyle bir șeydi: Her birimiz bir aşamada normal bir insandan kopyalandığımız için, hepimizin dışarıda bir yerde kendi hayatını yașayan bir modeli vardı. Bu da, en azından teoride șu anlama geliyordu: Modelinizi bulabilirdiniz. Bu nedenle, dıșarı çıktığınızda- șehirlerde, alışveriş merkezlerinde, yoldaki kafelerde- "olası modeller" için gözünüzü açık tutuyordunuz; sizin ya da arkadaşlarınızın modeli olabilecek insanlar için.
Sayfa 120 - Kimlik ve aidiyet hissi verebilir mi?·Kitabı okudu
Mutluymuş gibi rol yaptığımdan değil, bu tür konuları konuşacak kimsem yok sadece. Yutkunuyor, konuşmaya devam ediyor: Biriyle konuşmaya çalıştığımda çoğu zaman gerçekten sıkıcıymışım gibi hissediyorum. Çünkü konuştuğum kişinin dalıp gittiğini, söylediklerimle hiç ilgilenmediğini fark ediyorum. O yüzden fazla konuşmuyorum genellikle, sanırım.