mia

mia
@jgoddamn
/arşiv/ faber est suae quisque fortunae
44 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
Üretilmiş acı sık kullanılan bir iletişim aracıdır. Birbirlerine sorunlarını anlatarak "dertleşme" bazı insanlar tarafından yakın dostluk olarak nitelendirilir. Ama böyle durumların şirket ortaklığını andıran bir dayanışma türü olmaktan öte bir anlamı olmadığından, ilişki olarak nitelendirilmeleri ilişkiden ne anlaşıldığına göre değişir. Zamanla yaratılmış gerçek bir ilişki zemini, doğal olarak dayanışmaları da içerir. Ancak dertleşme türünde beraberliklerde insanlar birbirlerini yalnızca siyahlarını paylaşmak için ararlar, birlikte yaşam üretemezler. Yaşam üretmek, insanın karşısındaki insana ilişkin hissettiklerini algılayıp yaşayabilmesi, yaşadıklarını karşısındakine hissettirebilmesi ve ona yaşattıklarını, onun yaşadıklarını hissetmeye çalışmasını içerir. Yani ilişkiyi yaşarken duygu tepkileri verilebilmesini tanımlar, karşısındaki insana kendisiyle ilgili bir bülten okuyup, bir başka zamanda onun bültenini dinlemeyi değil. Kadın-erkek ilişkilerinde sorun yaşandığında bazen şöyle bir şey anlatılır: “Sabahın dördüne kadar konuştuk ve sonunda pek çok konuda uzlaştık.” Bir süre sonra sorunlar yeniden yaşanmaya başlanır. Çünkü duygu yükü içeren sorunlar, kavramların ardına gizlenerek yapılan müzakerelerle çözümlenemez. Ola ki müzakereyle başlayan beraberlik, kortekslerin programlarından özgürleşip, duygularını yüreklice yaşanabilmesine zemin oluşturursun. Tabii böyle bir durumda müzakere de müzakere olmaktan çıkacağından, tarafların birbirinde müzakereye ulaşabilmeleri mümkün olabilir. Çünkü zaten ilişkilerdeki sorunlar ilişkisizlikten kaynaklanır.
Sayfa 48
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Dev ilaç endüstrilerinin psikiyatri üzerindeki hegemonyası ne denli güçlenirse güçlensin, insan insan olarak var oldukça, ilişki temelinde sürdürülen tedavi yöntemlerine duyulan ihtiyacın tükenmesinin o kadar kolay olmayacağını düşünüyorum. Psikoterapist biyolojik insan da olsa, uzman bir android de olsa.
Sayfa 19
şizofreni kavramının eleştirileri
Şizofreni teşhisi konan iki hastanın ortak hiçbir belirtisi olmayabilir. Ayrıca, sözgelimi, şu da gösterilmiştir ki, bazı ağır takıntılı, psikotik hastalar, ağır dönemlerindeki şizofrenlerle aynı belirtileri (saçmalama, halüsinasyon, düzensiz ve tutarsız konuşmalar, ilişki kurmada güçlük vb.) gösterirler.
Sayfa 59
İnsanlar sınıflandırılmaz, bu insanların taşıdıkları hastalıklar sınıflandırılır ve bu bağlamda amaç hasta kişinin insani karakterini korumak ve onun niteliğini bir akıl hastalıkları bütününe indirgememektir.
Sayfa 46
Psikoloji
ergen ve analist
Hanna Segal'in belirtmiş olduğu gibi (1981) analizanın analiste olan aktarımını, bir ayna yüzeyine yansıtmaktan çok, doğrudan analistin içine, zihnine etki eden bir şekilde tanımlamak önemli olur. Bize yansıtılan güçlü duygularla çalışmak, içimizde uyananların içinde kaybolmayarak, karşı aktarımımızı fark ederek bu duyguları işleyebilmek, kendimizi ve bize gelen kişiyi hayatta tutmamızın yolu olur.
Sayfa 66
Psikoloji