mia

mia
@jgoddamn
/arşiv/ faber est suae quisque fortunae
44 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
ayrılık ve ötesi
Ayrılık kaygısı, sevgi nesnelerinden gerçekten ayrılma sebebi ile (okula başlamak gibi) canlanırken, "ayrı olma kaygısı" kendini özerk bir düşünceye/duyguya sahip olarak deneyimleme durumundan doğan kaygıdır. (Akhtar, 2014)
Sayfa 24
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Disosiyasyon
Bir disosiyasyon sırasında beyin bedeni yaralanmaya hazırlar. Kan uzuvlardan geri çekilir ve kalp atış hızı, yaralardan akan kan akışını azaltmak için yavaşlar. Beynin eroine benzer doğal maddeleri olan iç kaynaklı opioidler yüksek miktarlarda serbest bırakılır, acıyı dindirir ve kişiyi sakinleştirerek gerçekleşmekte olan olaydan psikolojik olarak uzaklaşma hissi yaratır. Hiper uyarılma tepkisi gibi disosiyatif tepki de aşamalıdır ve bir süreklilik halinde meydana gelir. Gündüz hayalleri kurmak ve uyku ve uyanıklık arasındaki geçişler gibi sıradan haller, disosiyasyonun ılımlı halleridir. Hipnotik trans bir diğer örnektir. Ancak aşırı disosiyatif deneyimlerde kişi, tamamıyla içine odaklanır ve gerçeklikten kopar. Beynin düşünmeye hakim olan alanları, eylem planlama durumundan güçlü bir hayatta kalma hedefine doğru kayar. Zaman, yavaşlamış ve olanlar 'gerçek' değilmiş gibi hissedilir. Nefes alıp verme yavaşlar. Acı, hatta korku hissi bile diner. İnsanlar yaşadıkları olayı, genellikle filmdeki bir karakterin başına gelenleri izliyormuş gibi duygusuz ve uyuşmuş bir şekilde hissettiklerini söylerler.
Sayfa 82
Mikail'in Kalbi Durdu
Şimdi uzak, sakin ve tekdüze bir şehirde, hayatımın, düzgün insanların safına katılmak için gönülsüz bir çaba gösterdiğim ve karanlığın şarkısından elimi eteğimi çektiğim şu aşamasında, Semiramis'i değil; bayağı da olsa, kaba,hain,zavallı da olsa, hüzünlü nefeslerle yaşayan müzikholü özlüyorum. Karanlığın kötü bir şarkısıydı orası. Tıpkı, şarkıcı kızların seslerindeki pürüzler gibi, hayatın ağır darbelerinin yüzlerde derin izler bıraktığı, parlak ışıklarının sahteliğine sığınmış, ağlamaklı mekân...
Sayfa 69
Hasan bir esriklikte, mavi yağmurcuk kuşunda, havada dönen kartallarda, çıngıraklıyılanlarda, bir de Salihte kendini unutmasa ölürdü.
Sayfa 13
Bazı paranoyaklar, devrilmekten çok korkan, bu yüzden de halklarını polisiye önlemlerle denetleyen, siyasal programlarına karşı çıktıklarından kuşku duyduğu herkesi hapishanelere yollayan, kendisine komplo kurdukları korkusuyla çevresindekileri ölüme gönderen ve sonunda insanlarda onu devirmek isteği uyandıran diktatörlere benzerler. Bu tür diktatörler gerçek bir komployu ortaya çıkarınca da, terör estirmekte kendilerini haklı bulurlar ve şiddeti artırırlar.
Sayfa 54