Askerlerin bazı yanlışları var. Bazı komutanlar dolaylı veya dolaysız mak da zor değil, haritaya bakılır, nerede olay yok, orada terslik var de Bunu JITEM dahil herkes biliyor. Savcı olsaydım, ispatlardım. Anla mektir. Bu anlamda komutanlardan, iyi ya da kötü niyetli olarak görev lerini ihmal edenler var. Toplumun psikolojisi oraya da yansımış. Asker ilk üç-dört ay çekiniyor, sonra hiçbir şeye takmıyor. Terörist 1.5km uzakta, asker burada uyuyor. Terörist gelse, silahlarını alsa, öldürse olur, asker bunu biliyor ama takmıyor. Askerin inanç konusunda bir zafiyeti var, yani dini inanç değil. Askerin uyuma, inanç ve eğitim düşüklüğünden dolayı problemi oluyor..
Sayfa 103 - Metis Yayınları·Kitabı okuyor
Anı
TİLKİ GÜNLÜĞÜ "Ufuk ile Hafiye"
Belki de tarihin en esrarlı romanı… Abartıyor muyum? Siz karar verin: Geçen hafta Ankara’dan bir arkadaşım geldi. Eski dâva arkadaşım. Hukuk okurdu o yıllarda. 1999’da JİTEM tarafından İstanbul’da kaçırıldığını, Kemerburgaz tarafında bir askerî tesiste üç gün sorgulandığını duymuştuk. O gün bugündür yeni görüyorum ve detayını yeni öğrendim. Ne sordular dedim. Şunu sormuşlar en çok: Tilki Günlüğü hakkında ne biliyorsun? Onu nasıl anlamalıyız?
TİLKİ GÜNLÜĞÜ -Ufuk ile Hafiye-, 5 Mayıs 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Deneme, İnceleme
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
O güne dair halkın bildiği birçok gerçek henüz gün yüzüne çıkmış değil. Mesela, o günden önce ABD’ye gidip “Hoca Efendi ile birlikte dönmek için” orada bulunanlar kimlerdi? Onları Türkiye’de karşılamak için heyecanla bekleyenler, planlar yapanlar, billboardları hazırlayanlar, şehri donatmaya hazırlayanlar kimlerdi? Bunlar şimdi neredeler? Sahi, MİT ve Emniyet bu süreçte ne yapıyordu? JİTEM neredeydi; Genelkurmay İstihbaratı ne yapıyordu? Buna benzer daha birçok cevabını bekleyen sorular var. Genelkurmay başkanının, MİT müsteşarının özel kalemleri, Cumhurbaşkanının yaverleri hep örgüt üyesi! Darbe olacağını, bilmesi gerekenler dışında neredeyse herkes biliyor! Zaten bugüne kadar hiçbir darbe ansızın ve sessizce gelmedi. Davul çala çala geldiler.
Sayfa 237 - Doğan Kitap
JİTEM'in kurucusu Arif Doğan, uzun yıllar görev yaptığı Doğu ve Güneydoğu'da devlet eliyle yanlış politikalar izlendiğine dikkat çekti. Devletin bölge halkını yeniden kazanmak için geçmişe dönük özeleştiri yapması gerektiğini ifade eden Doğan, PKK ile Kürtlerin aynı kategoride değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Doğan, şunları kaydetti: "Güneydoğu'da yanlış işler yapıldığını kabul etmek gerekiyor. Yeri geldi, bütün Diyarbakır'a PKK'li gözüyle bakıldı. En büyük yanlış böyle başladı. Bizim hedefimizde Kürtler değil, PKK vardı. Ama kimi zaman katı politikalar izlendi. Bu da yöre halkını devlete karşı haklı olarak tavır almasına neden oldu. İyi şeyler yapmak için hâlâ vakit var. İnsanları kazanmak için öncelikle onların değerlerine saygı göstermek gerekiyor."
Sayfa 71·Kitabı okudu
JİTEM'in özel bir yazışma ve iletişim tekniği olduğunu belirten Doğan, kimi sembollerin anlamını yalnızca kendisi ile birimin arşivcisinin bildiğini öne sürdü. Akrep amblemi ile ilgili de şunları kaydetti: "JİTEM'in amblemidir. Akrep, dünyada intihar eden ve kendine en sadık hayvandır. Ölümü gördüğünde başkası tarafından öldürülmeyi reddediyor ve intihar ediyor. On tane mermi varsa dokuz tanesini kullanırım, onuncusunu da kafama sıkarım. Yani mücadele ettiğim güçlerin, örgütlerine gidip teslim olmam. Onun için amblem olarak bunu seçtik."
Sayfa 71·Kitabı okudu
"Komitacılık, bazılarının sandığı gibi soygunculuk, çapulculuk değildir. Aksine vatanseverliğin en müfritine komitacılık denir. Ve komitacı, vatan davası karşısında her şeyini, hatta canını bile feda eden, gözünü budaktan sakınmayan adamdır! Memleket ve milleti için gerekirse acımadan yakar, yıkar, öldürür! Biz de, gerektikçe böyle hareket ettik!" Fuat Balkan...
Sayfa 234·Kitabı okudu