Joe, eve ölçülü uyaklı mektuplar yazıyor, sağlam gerçekler diye kabul edilmiş ne varsa, hepsine bir iyi saldırıyordu. Samuel, Joe’ya yazdığı mektupta, “Dinsiz olmasan, hayal kırıklığına uğrayacaktım,” diye yazıyordu. “Senin yaşına ve zekâna bakarak, bilinemezciliği, tok karnına yenmiş bir kurabiye gibi kabul edişini hoşlanarak okudum. Ama senden, bütün kalbimle, annenin inançlarım değiştirmeye kalkışmamanı diliyorum. Son mektubun, onun, senin pek iyi olmadığını düşünmesine yol açtı. Annen, kuvvetli bir çorbanın iyileştiremeyeceği hastalıklar olabileceğine inanmıyor. Senin, uygarlığın yapısına yönelttiğin yürekli saldırıyı, o, karın ağrısına bağladı. Telaşlandı. Annenin imanı bir dağdır oğlum ve sen, daha bir kürek bile kazamadın.”
Dahası hayatta kalma modundayken ( uzun süreli stres ve kaygı ile yaşama durumu ), bilinmeyen ya da öngörülemeyen korkutucu bir yerdir. Dolayısıyla hayatınızda gerçekten değişiklikler yapabilmeniz için bilinmeyene adım atmanız gerekir. Bunu yapmazsanız, hiçbir şey gerçekten değişmez.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!