10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 86. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 17:36
ঔৣ۝ Amanda Peters* Yaban Mersini Toplayacıları ۝ঔৣ 𝑯𝒂𝒚𝒂𝒕ı𝒎ı𝒏 𝒈ö𝒛ü𝒎ü𝒏 ö𝒏ü𝒏𝒅𝒆𝒏 𝒈𝒆ç𝒎𝒆𝒔𝒊𝒏𝒊 𝒊𝒔𝒕𝒆𝒎𝒊𝒚𝒐𝒓𝒖𝒎; 𝒃𝒖 𝒂𝒏ı𝒏 𝒊ç𝒊𝒏𝒅𝒆 𝒌𝒂𝒍𝒎𝒂𝒌 𝒊𝒔𝒕𝒊𝒚𝒐𝒓𝒖𝒎, 𝒔𝒆𝒗𝒅𝒊ğ𝒊𝒎 𝒉𝒆𝒓𝒌𝒆𝒔𝒍𝒆: 𝒌ı𝒛 𝒌𝒂𝒓𝒅𝒆ş𝒍𝒆𝒓𝒊𝒎 𝒗𝒆 𝒆𝒓𝒌𝒆𝒌 𝒌𝒂𝒓𝒅𝒆ş𝒍𝒆𝒓𝒊𝒎, 𝒉𝒂𝒚𝒂𝒍𝒆𝒕𝒍𝒆𝒓 𝒗𝒆 𝒂𝒔𝒍𝒂 𝒉𝒂𝒌 𝒆𝒕𝒎𝒆𝒅𝒊ğ𝒊𝒎 𝒃𝒊𝒓 𝒌ı𝒛, 𝒉𝒆𝒑 𝒃𝒊𝒓𝒍𝒊𝒌𝒕𝒆, 𝒚𝒂𝒏ı𝒎𝒅𝒂. 𝑩𝒂ş𝒌𝒂𝒍𝒂𝒓ı𝒏𝒂 𝒈𝒂𝒓𝒊𝒑 𝒈𝒆𝒍𝒆𝒃𝒊𝒍𝒊𝒓 𝒂𝒎𝒂 𝒃𝒖 𝒂𝒏, 𝒃𝒆𝒍𝒌𝒊 𝒅𝒆 𝑴𝒂𝒊𝒏𝒆 𝒅𝒆𝒌𝒊 𝒚𝒂𝒃𝒂𝒏𝒎𝒆𝒓𝒔𝒊𝒏𝒊 𝒕𝒂𝒓𝒍𝒂𝒔ı𝒏𝒅𝒂 𝒌𝒂𝒓𝒈𝒂 𝒆𝒌𝒎𝒆ğ𝒊𝒎𝒊 ç𝒂𝒍𝒅ığı𝒏𝒅𝒂𝒏 𝒃𝒆𝒓𝒊 𝒌𝒆𝒏𝒅𝒊𝒎𝒊 𝒆𝒏 𝒎𝒖𝒕𝒍𝒖 𝒉𝒊𝒔𝒔𝒆𝒕𝒕𝒊ğ𝒊𝒎 𝒂𝒏 𝒐𝒍𝒂𝒃𝒊𝒍𝒊𝒓.. Selamlar, bugün sizlere bol ödüllü bir kitap paylaşımı ile geldim. 2023 Barnes&Noble Discover Ödülü , Andrew Carnegie Mükemmellik Madalyası Sahibi, 2024 Kanada Suç Yazarları Derneği En iyi Suç Romanı Ödülü, 2024 Dartmount Kitap ödülü kazanan bu kitabı okuyunca sizde eminim anlayacaksınız? Biz bir aile dramının kapılarını ararlarken bi yandan bir ırkında hikayesini okuyoruz. Yaşanan kaybın ardından elli yıl sürecek tüm travmaların sancısını ruhunuzda hissedeceksiniz. Ve özellikle Joe, beni çok ağlattın:( Yazarın sade ama sizi içine çeken duru anlatımıyla, kendinizi bazen Norma'nın yanında kimliğini sorgularken, diğer yanda ise Joe ile kaybettiği kardeşinin derin hüznünü ve vicdan yükünü taşıyacaksınız. Çok etkili bir okuma kesinlikle tavsiye ediyorum ve sizler için kısaca konusuna geçiyorum; 1962 yılında Kanada'nın Nova Scotia bölgesinin Maine eyaletine mevsimlik yaban mersini toplayıcısı olarak gelen Mi'kmaq ailesinin bir kaç hafta sonra dört yaşındaki kız çocuğu Ruthie kaybolur. Günlerce ararlar ama küçük Ruthie bulunamaz. Bu kayıp bir aileyi derinden yararlarken en büyük yükü onu son gören ağabeyi Joe yıllarca çekecektir. Aynı zamanlarda ,aynı eyalette varlıklı bir ailenin içinde büyüyen Norma ise sevgiye muhtaç bir çocukluk yaşar. Yıllardır gördüğü rüyalar, geçmişe dair anlam veremediği imgeler ve ailesinin sakladığı sırlar onu sonunda bir arayış yolculuğuna
Yaban Mersini ToplayıcılarıAmanda Peters · Beyaz Baykuş Yayınları · 2025202 okunma
8/10
·280 syf.··
2026 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 14:52
Yaban Mersini Toplayıcıları, 1962 yazında Kanada'dan yaban mersini toplamak için mevsimlik işçi olarak Maine eyaletine gelen Kızılderili bir ailenin en küçük çocuklarının kaybolmasını konu ediniyor. Metin boyunca Ruthie'nin kaybolmasını ve sonrasındaki olayları iki anlatıcının ağzından dinliyoruz. İlk anlatıcı Ruthie kaybolmadan önce onu en son gören abisi Joe. İkinci anlatıcı ise Norma isimli başka bir ailede büyüyen bir karakter. Joe ve hayatı boyunca yaşadığı suçluluk duygusu, bastırdığı öfke ile baş etmeye çalışan ve bunu yaparken etrafındaki herkesi uzaklaştıran bir karakter. Norma ise annesi tarafından sıkı bir şekilde korunan, babasıyla mesafeli bir ilişkisi olan, aslında sevgisiz bir ailede büyüyen bir karakter. Metin boyunca bu iki anlatıcın gözünden Ruthie'nin kayboluşu, Norma'nın yalnızlığı ve sevgiye duyduğu açlık, yas, kimliğin keşfi gibi farklı olguları içeren katmanlı bir hikaye okuyoruz. Metnin en güzel yanı , bizi yoğun bir duyguya boğmadan metindeki olaylara dahil etmesi. Metin hakkında daha fazla spoiler vermek istemiyorum. Genel anlamda okuyucuyu çeken, merak uyandıran ve gizemi çözmeye davet eden bir kitap. Kesinlikle okunması gereken eserlerden
1000Kitap
Yaban Mersini ToplayıcılarıAmanda Peters · Beyaz Baykuş Yayınları · 2025202 okunma
Reklam
Kaldı mı böyle dostluklar(mükemmel bir eser)(Spoiller var)
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 92. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:57
Yukarı Mahalle, Büyük Buhran yıllarında Kaliforniya'nın Monterey kentinde yaşayan yoksul ama neşeli insanların hayatını anlatır. Romanın merkezinde, savaş dönüşü eline iki ev kalan Danny bulunur. Danny, maddi açıdan zengin değildir; hatta çalışmaktan çok arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi seven bir adamdır. Ancak büyükbabasından kalan iki evi miras alınca çevresindeki insanlar için bir çekim merkezi hâline gelir... Danny'nin evlerinden biri zamanla evsiz, işsiz ve toplumun dışına itilmiş arkadaşlarının buluşma noktası olur. Pilon, Pablo, Jesus Maria, koca Portekizli joe ve Korsan gibi karakterler burada yaşamaya başlarlar. Bu insanlar çoğu zaman açlık, yoksulluk ve işsizlikle mücadele ederler; fakat dostlukları sayesinde hayata tutunurlar... Roman boyunca karakterler sürekli küçük maceralar yaşarlar: ➤Kira ödememek için çeşitli planlar yaparlar. ➤Şarap bulmak için komik yöntemlere başvururlar. ➤Birbirlerine yardım ederken bazen başlarını belaya sokarlar. ➤Yoksulluk içinde olsalar da paylaşmayı ve dayanışmayı sürdürürler... Romanın en etkileyici bölümlerinden biri Korsan adlı karakterin öyküsüdür. Korsan, köpekleriyle yaşayan saf ve iyi kalpli bir adamdır. Uzun süre para biriktirerek Aziz Francis'e adakta bulunmak ister. Arkadaşları başlangıçta onun parasını kullanmayı düşünseler de sonunda onun inancına saygı gösterirler. Bu bölümde, insanın içindeki iyilik ve samimiyet temasını öne çıkarır... Danny ve arkadaşları toplumun "başarılı" insanları değiişler Düzenli işleri, kariyerleri veya büyük hedefleri yoktur. Buna rağmen aralarında güçlü bir dostluk bağı vardır. John Steinbeck, onların yaşamını mizahi bir dille anlatırken aslında modern toplumun değerlerini sorgular. Roman, paranın değil dostluğun insanı mutlu edebileceği fikrini işler... Bir gece yaşanan trajik bir olay sonucunda Danny
Alıntı
Yukarı MahalleJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20183,020 okunma
7/10
·272 syf.··
2021 293. kitabı
Bir zamanlar çok huysuz küçük bir çocuk varmış. Babası ona bir torba çivi verip, her sinirlendiğinde çite bir çivi çakması gerektiğini söylemiş. İlk gün çocuk çite 37 çivi çakmış. Çocuk, önümüzdeki birkaç hafta içinde yavaş yavaş öfkesini kontrol etmeye başlamış ve çite çaktığı çivilerin sayısı yavaş yavaş azalmış. O çivileri çite çakmaktansa öfkesini kontrol etmenin daha kolay olduğunu keşfetmiş. Sonunda, çocuğun kendini hiç kaybetmediği gün gelmiş. Çite çakılacak hiç bir çivi kalmamış. Durumu babasına haber vermiş. Bu defa baba, çocuğuna, öfkesini kontrol altında tuttuğu her gün bir çivi çekmesini önermiş. Günler geçmiş ve delikanlı sonunda babasına tüm çivileri söktüğünü söylemiş. Baba, oğlunun elinden tutmuş ve onu çivileri çakıp çıkardığı çite götürmüş. “İyi iş çıkardın oğlum, ama çitteki deliklere bak. Çit, asla eski aynı çit olmayacak. Bir şeyleri öfkeyle söylediğinde tıpkı bunun gibi bir iz bırakırız. Bu durum, birini bıçakladıktan sonra bıçağı onun gövdesinden çıkarmak gibidir. Kaç kere özür dilerim desen de bıçak veya çivi yarası hep orada kalacaktır
Zero LimitJoe Vitale · Pegasus Yayınları · 20161,077 okunma
6/10
·666 syf.··
2026 6. kitabı
Sevdiklerimin çok fazla övdüğü bu kitaba beklentim AŞIRI yüksek başladım. İlk başta yazım dili çok farklı ve orjinal geldi. Evren çok ilginç, hikaye akıyor. Benim yaşadığım en büyük sıkıntı hiçbir karakterle bağ kuramamam oldu. Tükettigim her içerikte (kitap, film, dizi vb.) ilk ihtiyaç duyduğum şey bağ kurabilecegim bir karakter. Bunun yokluğu beni biraz zorladı ne yalan söyleyeyim. Öte yandan karakterler çok ilgi çekici. Okumak cidden eğlenceliydi. Ara sıra bir senaryo okuyor gibi hissettim diyalogların yoğunluğundan. Çok fazla karakter vardı bence, o sebeple hepsi yüzeysel kalmış. Okurken bir karakterin ne kadar gereksiz olduğunu düşündüm hatta ve sonunda ölünce meh, iyi oldu deyip geçtim açıkçası. ikinci yaşadığım en büyük sorun TUM twitleri çoook önceden tahmin edebilmiş olmam. Tükettiğim şeye karşı hevesimi çok kırıyor. Cidden üzüldüm yani tahmin edebilmiş olmama. Inglorious bastards havası çok güzeldi. Film olsa çok severdim, zaten James Cameron haklarını almış çıkınca seve seve izleyeceğim çünkü yaratılan dünya cidden absürt gothic ve komik. Bu yazardan ilk kitabımdı ve araştırdığıma göre diğer yazdıklarından farklı bir kitapmış bu ve kendi fandom'ı da sevmemiş bu kitabı. Not my cup of tea diyerek 3.5/5 veriyorum
ŞeytanlarJoe Abercrombie · İthaki Yayınları · 202581 okunma
BİR ERKEĞİ ÖLDÜRECEK KADAR SEVMİŞ OLMALARI.
Puan vermedi
ROY : 24 Kasım 1961'de Hindistan'ın Kerela eyaletinden Hristiyan bir anne ile Hindu bir babanın kızı olarak dünyaya geldi. Aymanam Köyü'nde annesinin işlettiği okulda okudu. 16 yaşında evi terk etti. Delhi Mimarlık Okulu'nda okudu, ama mimarlığı hiçbir zaman sevmedi. Dört yıl süren ilk evliliğini bir okul arkadaşı ile yaptı ve bir süre eşiyle birlikte çiçek çocuk olarak(hippi-Savaşa hayır-doğayla uyumlu) yaşadı. Daha sonra bu hayatı bırakarak Ulusal Şehir İşleri Dairesi'nde çalışmaya başladı. Bir bursla İtalya'ya giderek anıt restorasyonu üzerinde çalışırken yazarlık yönünü keşfetti. İkinci eşi ile birlikte bir televizyon kanalı için dizi film, Hindistan'da üniversite öğrencilerinin yaşamına ilişkin bir film senaryosu, Hindistan'ın kırsal kesiminde eşleri tarafından istismar edilen kadınların kahramanı haline gelen Phoolan Devi hakkında tartışmalı bir film senaryosu yazdı. Son filmi mahkemelik olunca aerobik öğretmenliği yapmaya ve romanını yazmaya başladı. Kendi çocukluğundan esinlenerek beş yılda yazdığı romanını 1996'da tamamladı. 1997'de ilk ve tek romanı Küçük Şeylerin Tanrısı romanı ile İngiltere'nin en saygın edebiyat ödülü olan Booker ödülü'nü aldı. Bu ödülü alan ilk Hint kadın oldu. Kitap çeşitli dillere çevrilerek yaklaşık 8 milyon satış rakamına ulaştı. "Sokaktaki İnsanın İmparatorluk Rehberi", "Ya çek defteri ya Cruise Füzesi" adlı kitapların da yazarı olan Roy, yirmi yol boyunca siyasi konularda kitaplar yazmış ve küreselleşme karşıtı görüşleri ile tanınmıştır. 2002'de Lanan Kültürel Özgürlük Ödülü, 2004 yılında Sydney Barış Ödülü'nü kazanan Roy, 2005'te Irak Dünya Mahkemesi adlı küresel girişim nedeniyle İstanbul'da bulundu. 2002'de Narmada'daki baraj projesine karşı çıktığı için bir günlük hapis cezasına çarptırılmış olan Roy, 2014 yılında Mahatma
Küçük Şeylerin TanrısıArundhati Roy · Can Yayınları · 20191,752 okunma
Reklam
Reklam