10/10
·490 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
KLASİKLERLE FELSEFE (Felsefi Ünceleme) NIGEL WARBURTON Klasiklerle Felsefe, 1962 doğumlu Britanyalı ünlü felsefeci Nigel Warburton tarafından kaleme alınan ve felsefe tarihinin en önemli yapıtlarını rehber eşliğinde inceleyen popüler bir felsefeye giriş kitabıdır. Eser, akademik jargondan uzak ve son derece anlaşılır bir dille yazılmış. Kitapta, antik çağdan günümüze kadar uzanan süreçte felsefe tarihine yön vermiş tam 32 büyük eseri incelenmiştir. 32 filozof ve 32 eserin tam listesi şöyledir: Platon – Devlet Aristoteles – Nikomakhos'a Etik Boethius – Felsefenin Tesellisi Niccolò Machiavelli – Prens Michel de Montaigne – Denemeler René Descartes – Meditasyonlar Thomas Hobbes – Leviathan Baruch de Spinoza – Etika John Locke – İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Deneme John Locke – Hükümet Üzerine İkinci İnceleme
Klasiklerle FelsefeNigel Warburton · Alfa Yayınları · 2016481 okunma
7/10
·272 syf.··
2026 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 16:13
Gerçek manası ile uygulanması çok zor olan iki kavram: Adalet ve hakkaniyet. Yazar John Rawls, bu iki kavramı enine boyuna açıklayarak, adaletin ve hakkaniyetin hüküm bulduğu bir toplumun nasıl oluşturulacağını tüm ayrıntıları ile Hakkaniyet Olarak Adalet’te anlatıyor. Bunun oluşması için toplumun yöneticilerinin değil, toplumun da değişmesi gerekmektedir. Zira “Her toplum hak edildiği şekilde yönetilir” sözünde vurgulandığı üzere, toplumlar yöneticilerini seçerken kendi karakterlerini de yansıtırlar. Seçme seçilme özgürlüğü olan bir yerleşim yerinde yanlış kişiler yönetimin başında ise toplumdaki bireyler öncelikle kendisini sorgulamalıdır. Liyakat, demokrasi, özgürlük ve çizilmesi gereken sınır gibi kavramların uygulanması için bahsedilen toplumun bu ve benzeri kavramların uygulanmasına hazır bulunması gerekmektedir. Sadece yöneticileri eleştirerek köşeye çekilmek, hiçbir başarı getirmez. Kitaptan benim çıkardığım yargılar bu şekilde. Siz de okursanız pek çok fikre eşlik edeceksiniz. Hakkaniyetli ve adaletli bir dünyada yaşamak bir hayal olabilir ama yazarın şu cümlede belirttiği gibi biz hep ümitvâr olmalıyız: “Her şeye rağmen dünyanın, özünde, siyasal adalet ve onun iyiliğine yönelik husumet barındırmadığını düşünmemiz mümkündür. Toplumsal dünyamız daha farklı olabilirdi ve başka bir zamanda ve yerde olanlar için de hala umut vardır.”
Adalet
Hakkaniyet Olarak AdaletJohn Rawls · Pinhan Yayıncılık · 202018 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·212 syf.··
2025 193. kitabı
Ne yazsam olmaz denilen bir eser 15 yıl önce okunulan bir eserin bugün doğruluğunu görmek insanı bı sarsmiyor değil. Siyaset sosyolojisi sunum kitabimizdi o yıllarda anlamak zor olsa da şimdi bazı örnekleri hatırladıkça şaşırıyorum
1000Kitap
Halkların YasasıJohn Rawls · İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları · 20035 okunma
John Rawls, A Theory of Justice ve The Wire
Puan vermedi·624 syf.··
2025 33. kitabı
John Rawls'un, 20. yüzyılın en ufuk açıcı kitaplarından biri olan "A Theory of Justice" kitabı hakkında birçok şey söylenebilir. Mesela, kitabın önerdiği hakkaniyet merkezli adalet kavramı ekseninde hak ve yükümlülüklerin, bireylerin sosyal sınıf ve zenginliklerine bakılmaksızın herkese eşit olarak dağıtılması fikrinin, artık devri geçmiş denilen "sosyal sözleşme" konseptine yepyeni bir bakış açısı getirmesi gibi (bu bağlamda Rawls'ın, Locke ve Rousseau ile birlikte değerlendirilmesi gerekir). Ya da "eğer birileri, hakların dağıtımı konusunda diğerlerine göre daha avantajlı konumda olacaksa, bu fakirler olmalı" ya da "servet geçişi ile sınıf ayrılılıklarının daha da derinleşmesini önlemek için zenginlerden alınan veraset vergilerinin yüksek düzeyde artırılması" gibi devrimci fikirleri ile aslında bir liberalden beklenmeyecek sosyalist fikirler üretmesi gibi... Ancak ben bunları söylemeyeceğim. Bunun yerine sizlerin dikkatini John Rawls'un Baltimore'da doğduğuna ve 18 yaşına kadar burada yaşadığına çekmek isterim. Tıpkı The Wire'ın yaratıcıları David Simon ve Ed Burns'ün Baltimore'da polis, öğretmen ve gazeteci olarak çalışmaları gibi... Bu insanlar sosyal adaletsizliğin dibi sayılan Baltimore'da tanık oldukları yaşamlara ve sınıfsal uçuruma sessiz kalmak yerine, bunu önlemek için birşeyler yapmayı seçtiler. Ortaya çıkardıkları işler, hiç kuşkusuz, kendi alanlarının zirveleri sayılabilir. Rawls, Simon ve Burns beyaz yakalı sayılabilecek bir sınıfa mensup olmalarına rağmen, modern zamanların tatmin olamayan üst-orta sınıf mensupları gibi varoluşsal krizlere girmek yerine gerçek sosyal adaletsizliğin yaşandığı yerlere ve bu adaletsizliğin harcadığı hayatlara dikkat seçmeyi seçtiler. Peki, siz ne yapıyorsunuz?
Bir Adalet TeorisiJohn Rawls · Phoenix Yayınevi · 201848 okunma
John Rawls - Siyasal Liberalizm
7/10
·560 syf.··
2025 7. kitabı
Siyasalını kaybetmiş bir liberalizme siyasal olanı yeniden kazandırma girişimiyle Rawls siyaset felsefesini yeniden canlandırıyor. Liberal bir toplumda siyasal adalet mümkün mü? Bu soruya yanıt arıyorsanız Rawls’un sorgulaması bugün hala canlılığını koruyor.
1000Kitap
Siyasal LiberalizmJohn Rawls · İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları · 201714 okunma
2/10
·168 syf.··
2023 12. kitabı
Selaam Uzun bir aradan sonra size Nihan Kaya 'nın İyi Toplum Yoktur kitabı ile geldim. Öncellikle İyi Aile Yoktur kitabının devam kitabı gibi düşünebilirsiniz. Aslında olan şu; iki kitap birleşikmiş ama bazı çıkan sorunlar nedeniyle iki kitap olarak basılması uygun görülmüş. Eveeeet. İncelemeye geçelim mi? Öncelikle toplum ne demektir, iyi toplum nedir sorularına yanıt bulalım. Sosyolojide toplum, onu oluşturan canlıların basit bir toplamından ziyade, farklı biçimler ve özellikler gösterip özgün olan ve nesnel yasalar gereğince insanların maddi üretim içindeki gündelik hayat faaliyetleriyle ve sınıfsal savaşımıyla değiştirilen ve gelişen ilişkilerden oluşan sisteme denir. Şimdi de ‘’iyi toplum’’un geçen yüzyılın iki büyük düşünürü, F. A. Hayek ve John Rawls, tarafından nasıl kavramsallaştırıldığına kısaca göz atalım. Hayek’ten başlarsak: Kanaatimce, şu iki sembolik ifade Hayek’in iyi toplum tasavvurunun veciz bir anlatımını vermektedir: İyi toplum “tesadüfi olarak seçilen herhangi bir kimsenin şansının mümkün olduğunca yüksek olması muhtemel olan toplumdur.” Ve: Böyle bir toplumda ‘’genel iyi çok sayıda bilinmeyen farklı amaçların izlenmesini kolaylaştırmaktan ibarettir.’’ Peki bu hedefler hangi kurumsal yapı veya düzenlemelerle gerçekleştirilebilir? Hayek buna özetle ‘’hukuk önünde eşitliği, hukukun üstünlüğünü, güçlü bir iktisadî özgürlük dâhil olmak üzere sivil özgürlükleri ve siyasî özgürlüğü garanti eden anayasal-kurumsal bir çerçeve aracılığıyla’’ diye cevap verir. Bu, ortak bir amaçlar hiyerarşisi bulunmayan, dolayısıyla kamu otoritesi tarafından kendilerine amaç dayatılmayan kişilerin kendi ‘’iyi’’ anlayışlarını gerçekleştirmekte özgür oldukları bir piyasa toplumudur. Hayek’in toplumsal-siyasal felsefesinde kişilerin ‘’iyi’’likleri onların sadece ahlâkî ve kültürel dünyaya
Düşünce
İyi Toplum YokturNihan Kaya · İthaki Yayınları · 20193,706 okunma