Kuşlar Bu Kızın Kulağında Küpedir.
Puan vermedi·626 syf.·
2026 111. kitabı
Kuş değilim ben. Kafesim de yok. Bağımsız, irade sahibi, özgür bir insanım, şu anda da irademi sizden ayrılmak üzere kullanıyorum.” (s.356) Jane Eyre bu sözle yalnızca karşısındaki insana değil, hayat boyunca onu sınırlamaya çalışan herkese cevap veriyor gibi duruyor. Hikayesi sevgiye aç büyüyen ama buna rağmen kendi özünü kimseye teslim etmeyen bir kadının öyküsü olarak derinleşiyor. Romanı okurken sık sık Nilgün Marmara ’nın dizeleri dokundu. Sanki Charlotte Brontë Marmara’nın mısralarına dokunan hayat çizgisinde yaşayan bir karakter oluşturmuş gibi hissettirdi. Bu yüzden kitabın bende uyandırdığı duyguları dile getirirken, Nilgün Marmara’nın şiirinden Jane Eyre’ın dünyasına uzanan bir yankıya yer veriyorum. “Kuşlar bu kızın kulağında küpedir” dizesiyle sanki Jane’nin bütün varlığına değiyor, çünkü Jane’nin ruhundaki kuş, sadece zarif bir imge değil, aynı zamanda özgürlüğün, iç direncin ve kafese sığmayan ruhun simgesi gibi duruyor. Bir yanıyla da Öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna… dizesiyle bu romanın duygusuna usulca karışıyor. Çünkü Jane’in güzelliği dış görünüşüyle birlikte yaşadıklarına rağmen içindeki iradeyi koruyabilmesinde beliriyor. Bazı hayatlar sevgisizlikle başlasa da insanın içindeki güç yine de sönmüyor. Jane’in çocukluktan başlayarak taşıdığı kırgınlıklar, suskunluklar, özlemler ve yaşama direnci, Bronte’nin kalemiyle okuyanın kalbine usul usul yerleşiyor... Charlotte Brontë eserini 1847 yılında yayımlıyor, Jane Eyre yazarın yaşadığı yalnızlıklar, kayıplar ve güçlü durma hali, eserin ruhuna da açıkça yansıyor. Edebi olarak Jane Eyre, gotik atmosferle duygusal derinliği birleştiren, aynı zamanda insanın iç dünyasını öne çıkaran güçlü bir roman olarak öne çıkıyor. Eserin konusu, Jane Eyre’ın çocukluktan başlayarak hayat içinde kendi yerini
Düşünce
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,2bin okunma
7/10
·330 syf.··
2026 32. kitabı
Yazar, 1917 devrimini şahsen yaşamıştır. Devrim zamanında yaşanan bütün karmaşaya rağmen Lenin, Troçki ve yol arkadaşlarının mücedelesi ve kongrelerde okudukları bildirileri içeren bir çalışma. İşçi, köylü ve asker sınıfını bir araya toplayıp devrimin kaos ortamından çıkıp başarıya ulaşması mucize sayılır. Kitap siyasi tarihi sevmeyenler için sıkıcı gelebilir.
Dünyayı Sarsan On GünJohn Reed · Dorlion Yayınları · 2018490 okunma
Reklam
10/10
·626 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2026 00:00
Spoiler içeriyor Sanırım okuğum en iyi kitaptii okurken tüm duyguları geçirdi ve Jane'in yaşadıklarını, duygularını iliklerime kadar hissetdirdi Jane'e o kadar baglandim kii.. İlk 150 sayfa gibi iki kez başlayıp okudum Jane'in çocukluğunu anlatan kısımların temposu düşük olsada çok etkileyiciydi Kitap, Jane'in ölen dayısının karısı Mrs. Reedin evinden başlıyor. Jane'in annesi ve babası 2 yaşındayken öldüğünden hep burada yaşamış, dayısının ölümünden sonraysa vasiyetiyle, Mrs. Reedin isteksiz ona yine burada "yuva"sında kalmasında izin vermesiyle 10 yaşına kadar burada yaşıyor. Yaşanan bir kavgadan dolayı Mrs. Reed Jane'i yatılı okula veriyor. Tabii ki, buradada mutlu olamıyor Jane. Çok katı bir okul, hatta bir salgın bile yaşanıyor, bu okul kısımları çok önemli çok güzel sosyal alt metinler veriyor. Orada arkadaş olduğu Helen Burns'de bu yüzden kaybediyor, ben çok üzülmüştüm Helen çok güzel karakterdi ya... Jane 18 yaşında bu okulda 2 yıl öğretmenlikde yapıp buradan ayrılıyor ve Thorniefeld malikanesinde hikayesinin en önemli karakterlerinden olacak Mr. Rochesterin ölmüş fransız sevgilisinin kızı Adele'e mürebbiyelik etmeye başlıyor esprili ama çokda sevmediğim Mr. Rochestere aşık oluyor. Ya bi kere aralarında 20 yaş falan var ve Rochesterin evli olduğunu bilerek okuduğumdan kasıtlı olarak çok sinirliydim, seslerin nereden geldiğini, onun Jane'e nasıl yalan söylediğini okuduğumda. Jane tabii ki yengesine ses çıkardığı gibi bu adamada ses çıkarıyor, bu kısımlar çok etkiledi beni. Evide terk ediyor işte, yollarda kalıyor, ama şansdan bir evle karşılaşıyor hatta St. John adında bir evine alıyor onu, aylarca orada kalıyor ve evet benimde tahmin etdiğim gibi ne şanssa kuzeni çıkıyor bu adam ve Jane'in arkadaş olduğu kızlar. Jane'e dayısından 20 bin gibi bir miras
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,2bin okunma
10/10
·334 syf.··
Beğendi
·
2009 31. kitabı
·
250 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2009 00:00
1917 Ekim Devrimi’nin en canlı tanıklığı olan bu eser, Bolşeviklerin iktidarı alışını dakika dakika, sokak sokak anlatır. Amerikalı gazeteci John Reed, devrimin karmaşasını, coşkusunu ve Sovyetlerin (işçi meclislerinin) yaratıcı gücünü destansı bir dille aktarır. Lenin, Troçki ve diğer liderlerin o kritik günlerdeki rollerini, kitlelerin tarih sahnesine çıkışıyla harmanlar. Devrimin "nasıl" yapıldığını anlamak isteyen her devrimci için başucu kitabıdır, Lenin’in de önsözüyle onurlandırdığı bir belgedir.
1000Kitap
Dünyayı Sarsan On GünJohn Reed · Oda Yayınları · 2000490 okunma
SENİ JANE AFFETSE BEN AFFETMEM BAY ROCHESTER
10/10
·462 syf.··
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2026 18:08
Brontë Kardeşleri tam olarak tanıyor muyuz ? Charlotte Brontë > Jane Eyre , Emily Brontë > Uğultulu Tepeler ve Anne Brontë > Agnes Grey yazmıştır. Bu üç kız kardeş o dönemin en başarılı eserlerini yazmışlar. Dönemin siyasi koşullarından hatta eserlerini yazarken erkek isimleri bile kullanmışlardır. Ve en küçük erkek kardeşleri olan Branwell ise küçükken veremden hayatını kaybetmiştir. Bu bilgiyi biraz hafızamıza atalım çünkü ileride okuyacağımız Jane Eyre kitabının incelemesinde bunu yazacağım. Küçük yaşta anne ve babasını kaybeden Jane dayısının koruması altına alınmıştır. Belli süre sonra dayısı da ölünce yengesi ( Bayan Reed ) ile beraber yaşamaya başlamıştır. Küçük Jane yengesi ile iyi anlaşmıyordur, yegane tek Kahta’dır. Jane bir gün kitap okuduğu için yengesi tarafından dayısının odasına kapatılır. Burada sanrılar gören küçük Jane bayılınca hemen bir doktor çağrılır. Gelen doktor durumunun iyi olduğunu söyleyince yengesi onu yatılı olmak üzere bir rapor alarak evden yollamıştır. Lowood School adlı bir yatılı okula gönderilmiştir. Gittiği okulda çıkan salgın hastalıklar yüzünden, Jane en iyi arkadaşı Helen’i kaybeder. İşte burada hafınıza atın dediğim bilgiyi kullanacağız…Ailesinin diğer üyelerini de veremden kaybeden Charlotte Brontë burada aslında kardeşine duyduğu özlemi dile getirmiştir. Jane bu okulda altı sene öğrenci iki sene öğretmenlik olmak üzere toplam sekiz sene kalmıştır. Öğretmenlik mesleğinde kendisini ileriye taşıyan Jane sonunda Thornfield malikanesinde iş bulmuştur. Malikanede evin küçük kızı Adele’ye ingilizce öğretmek ile görevlidir. Her şey burada başlar… Jane Adele’nin babası Bay Rochester ile burada tanışır. Kendisinden 20 yaş büyük olan sert yapılı ve kaba üsluba sahip bu adama ilgisi oluşur. İkili sürekli dersler bahanesi ile aynı evde birbirini görerek ilginin ardından
Jane EyreCharlotte Brontë · Antik Kitap · 201442,2bin okunma
Bir Dönemin Tanığı: Roll Dergisi (1998)
Puan vermedi·48 syf.··
2026 1. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 21:33
2026 yılı okumama, yaklaşık 28 sene önce basılmış bir dergiyle başladım. Her sene en azından birkaç sayı Roll dergisi okumaya çalışırım. Dergide bulunan bilgi ve röportajların birçoğunu doğrudan internet üzerinde bulmak imkânsız. Ayrıca dergi içindeki albüm ve müzik tavsiyeleri, köşelerde kalmış ve unutulmuş bazı parçaların yeniden keşfedilmesine yardımcı oluyor. Roll dergisi ne yazık ki yayın hayatına 2009 yılında son vermiştir. Yerine başka müzik dergilerinin gelmemesi üzücü. İnsanların dikkat sürelerinin azalması, günümüzün tüketim çılgınlığının her geçen gün katlanarak artması ve zevklerin solup yalnızca popüler olana ilginin artması gibi nedenler, belki de yeni bir müzik dergisi çıkarılmaması için yeterlidir. Yine de geçmiş yıllarda yayımlanmış sayılara ulaşıp onlardan bilgi edinmek insanı heyecanlandırıyor ve müziğe olan sevginize ayrı bir dinamik katıyor. İnternette bulamayacağınız, çevrenizde duyamayacağınız bilgileri size ulaştırıyor. Şubat–Mart 1998 tarihli bu özel sayıda; Nick Cave, The Beatles, John Lennon, Hardal, Bristol Sound, Erkan Oğur, Metallica, Jimmy Page, Fikret Kızılok, Bülent Ortaçgil, Müslüm Gürses, David Bowie, Pandora, Lou Reed, The Velvet Underground ve son olarak Nico isimlerine yer veriliyor. İçerdiği isimler ve sunduğu bilgilerle oldukça güçlü bir sayı. Bir sayfasında Jimmy Page’i okurken, diğer sayfasında Erkan Oğur’a denk geliyorsunuz. Bu sayı, yalnızca bir dönemin müzik hafızasını değil; aynı zamanda sabırla üretilmiş, özenle düşünülmüş bir yayıncılık anlayışını da hatırlatıyor. Roll dergisinin sayfalarını çevirdikçe, müziğin yalnızca tüketilen bir şey değil; üzerine durulan, okunan ve hissedilen bir dünya olduğunu bir kez daha fark ediyorsunuz.
Müzik
Roll Dergisi - Özel Sayı 2 (Şubat-Mart 1998)Roll Dergisi · Nefes Yayıncılık · 19981 okunma
Reklam
Reklam