1847 yılında yayımlanan Agnes Grey, Anne Brontë'nin mürebbiyelik deneyimlerinden faydalanarak yazdığı bir kitap.
Anne Brontë, Brontë kardeşlerin en küçüğü.Daha önce Anne Brontë'den Wildfell Konağı Kiracısı'nı okumuştum.
Agnes Grey, oldukça yalın bir anlatıma sahip.
Agnes'in annesi, aile servetini kaybetmeyi göze alarak, aşkının peşinden gider ve bir rahiple evlenir.
Mutlu bir aileye sahip olan Greyler, baba Grey'in başarısız finansal girişimleri sonucu, ekonomik sıkıntıya düşerler.
Ailesine yardım etmek isteyen Agnes, mürebbiye olarak, görgüsüz, yeni zengin Blommfieldler ile aristokrat, bencil, Murraylerin yaşamına dahil olur.
Bekâr orta sınıf kadınlarının geçimini sağlamasının en kabul gören yolu olan mürebbiyelik kurumunu, işleyişini, mürebbiyelerin maruz kaldığı toplumsal şiddeti anlatıyor Agnes Gray.
Bloomfield çocukları, şımarık, itaatsiz,bencil,manipülatiftir..Disiplin sağlamak için sınırlarını aşarak, anne baba konumunda, fiziksel şiddete başvurması gerekir Agnes Gray'in kimi zaman. Ya da rahat davranak, işini iyi yapmadığı gerekçesiyle kovulma riskini göze alması gerekir.
Rossalie Murray üzerinden ise aristokrasinin ahlâki zayıflığının ve bu sınıfın gerçekleştirdiği evliliklerin eleştirisini yapar Anne Brontë.
Kitabın sonunda, yaptığı tercih ile anne babasının izinden giderek, özüne döner başkarakterimiz.
Sınıf farklılığının sevgiye engel olmadığının altını çizerken, ahlâki değerleri, toplumsal çıkarlardan üstünden tutar Anne Brontë.
Terry Eagleton Güç Mitleri Brontë Kardeşlere Marksist Bir Bakış adlı kitabında Anne Brontë'nin yazınının kimi eleştirmenlerce kardeşlerinden neden daha sığ bulunduğunu haklı çıkaran iki önemli nedenden bahseder.
"İlki romanlarındaki yapısal ilişkilerin temelde daha yalın oluşudur." der.
syf 168
" ...Anne Brontë'de