Puan vermedi·360 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 23:15
Elisabeth'le birlikte üzüldüğüm, Joyce'un ön planda olduğu, harika bir kurguya sahip yine harika bir romandı. Karakterlere ısındığım için mi nedir bilmiyorum; yazar her romanda daha iyi yazıyormuş gibi geliyor. Serinin ilk kitabını tatmin edici bir oyuncu kadrosuyla dizi olarak izlemek de güzeldi. Yeni macerayı bekleyeceğim.
Ölecek Son İblisRichard Osman · Bilgi Yayınevi · 202511 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 11:25
İnsan həyatının keçmişi ilə indiki zamanının üzləşməsi və emosional oyanış barəsində əsərdir. Əsərdə baş rolun öz həyatında olan qadını tam tanıdığını zənn etsə də müəyyən müddətdən sonra bəzi gerçəkləri öyrənir və bu ona təsir edir.Lakin o anlayışla bunları qarşılayır. Yazıçı bu əsərdə insanların bir birini tam tanımadığını zamanla bəzi gerçəklərin ortaya çıxmasının uzun vaxt almasını göstərmişdir. Həmçinin keçmişin təsirinin də yan keçmədiyini göstərir. İnsanların bəzi gerçəklərdən sonra ölü kimi yaşamağa başlaması da bir bənzətmə kimi öz yerini tapmışdır.
ÖlülərJames Joyce · Qanun Nəşriyyatı · 0557 okunma
Reklam
5/10
·512 syf.··
2026 47. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 23:25
Bir kitabı, bir yazarı anlamak için başka bir kitap okumak gerekir mi? Bazen okuduğumuzu anladığımızı sansak da, aslında anlam içinde başka anlamlar da vardır. O anlamları tam olarak hissedebilmek için, desteğe ihtiyaç duyabiliriz. Çevirmenin, kitaplarını çevirdiği yazarla aynı kitabın karakterleri olması, yazarın yeniden yaşaması (aslında gerçek yazarlar hiç ölmez), çevirmenin yazarın gençliğine gitmesi… Kitabın ilk yarısındaki bu ruhu çok sevdim. Ancak kitap ikinci yarısından itibaren bambaşka bir şeye evrildi. Kelime ve cümleleri okumakta çok zorlandım. Çok bunalarak okuduğumu itiraf etmek isterim. Ulysses'i okusaydım belki okumuş olduğum bu satırlar bana daha anlamlı gelebilirdi. Ne yazık ki edebi değeri olsa da, ben henüz belki de o değeri anlayabilecek zihin yapısında değilim. Kitabı bitirmekte çok zorlandım.
Benden'iz James JoyceFuat Sevimay · İthaki Yayınları · 2020120 okunma
6/10
·216 syf.··
2026 44. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 00:00
James Joyce’un betimlemeleri ve o dönemin kasvetli Dublin atmosferini yansıtma biçimi oldukça başarılı. Ancak öykülerin genelindeki durağanlık ve net bir olay örgüsünden ziyade durumların anlatılması zaman zaman okuma hızımı düşürdü. Edebi yönü güçlü bir klasik olsa da, sürükleyicilik aradığım bir dönemde okuduğum için tam anlamıyla favorilerim arasına giremedi. Kötü bir kitap diyemem ama bende çok derin bir etki de bırakmadı; edebi bir fotoğraf albümüne bakmak gibiydi
DublinlilerJames Joyce · İthaki Yayınları · 20202,990 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 39. kitabı
İrlandalı yazar Anne Enright 'tan okuduğum ilk roman Çitkuşu. İrlanda edebiyatında özellikle kadınlar yazarlardan müthiş kitaplar çıkıyor. Bundan iki önce okuduğum Emilie Pine,daha önce okuduğum Edna O'Brian,Maggie O'Farrell, James Joyce geleneğini kendi kuşakları içinde güzel devam ettiriyorlar. Çitkuşu ufak tefek ama sesi çok gür çıkan bir kuşmuş. Kadınları tarif ederken her halde kullanılabilecek en güzel benzetme. Tıpkı bu romandaki kadın karakterler gibi. Kitaba adını veren "Çitkuşu" simgesi, Phil’in kızı Carmel için yazdığı ünlü bir şiirden gelir. Çitkuşu doğada çok küçük, kırılgan görünen ama aslında oldukça dayanıklı ve kendi alanını koruyan bir kuştur. Romandaki kadınlar da tıpkı bir çitkuşu gibidir; erkeklerin bencil dünyasında terk edilmiş, hırpalanmış ama her şeye rağmen kendi şarkılarını söyleyerek hayatta kalmayı başarmışlardır. Roman hem kahraman hem de tanrısal anlatıcılı. Yaşananları anne Carmel,kızı Nell ve az da olsa dede Phil'den dinliyoruz. Doğrusal bir anlatımı yok kitabın. Her karakterin gözünden yaşananları ,duyguları okumak romanı çok dinamik kılmış. Bir olay metni değil bu. Daha çok karakterlerin iç dünyaları üzerine kurulmuş anlatı.Kuşaklararası travma,dil,anne-kız ilişkisi romanın ana temaları. Dede Phil,hikayenin merkezindeki "görünmez" güçtür. İrlanda'nın çok sevilen, karizmatik bir şairidir ancak özel hayatında bencil ve yıkıcı bir babadır. Karısı Terry amansız bir hastalığa yakalandığında onu ve çocuklarını terk edip Amerika’ya kaçmıştır. Yarattığı enkaz, kendisinden sonraki tüm kadınların hayatını şekillendirir. Hatta hiç tanımadığı torunu Nell'in de. Bir erkeğin bencilliği ve bir aileyi terk edişi, yıllar sonra torunu Nell’in ikili ilişkilerindeki güvensizliklerine kadar sirayet eder. Travmanın genetik bir miras gibi nesilden nesile
ÇitkuşuAnne Enright · Delidolu Yayınları · 202675 okunma
Modern Bir Destanın Sonu: Ulysses’le Geçen 5 Ay
10/10
·750 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
·
114 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 16:02
Sonunda bitti. James Joyce’un devasa labirenti Ulysses’in kapağını kapatırken üzerimden hem büyük bir yük kalktı hem de içimi tarif edilemez bir edebi tatmin duygusu kapladı. İncelemeye başlamadan önce şuraya bir şerh düşmek istiyorum: Ben bu kitabı tam beş ayda sindire sindire, döne döne, her referansı deşe deşe okudum. Kimse kusura bakmasın ama Ulysses’i 10 günde okumak, dünyanın en zengin açık büfesinin önünden koşarak geçip sadece kokusunu almaktır. Joyce’un yıllarını verdiği o kelime oyunlarını, mitolojik göndermeleri, bilinç akışı tekniğinin dehasını 10 günde "anlayarak" bitirmek bana pek gerçekçi gelmiyor. Bu kitap bir hız yarışı değil, bir sabır sınavı :) Elbette Ulysses’in derin, okurdan sabır isteyen ve fazladan bir okuma- araştırma uğraşı talep eden bir metin olduğu açık; ancak romanda yapılan göndermelerin karşılığını, hangi metnin temel ya da model alınarak ve ne maksatla kullanıldığını, nereyi işaret ettiğini araştırıp bulmak, bu uğurda kılavuzların, ansiklopedilerin ya da Shakespeare ve Homeros’un yapıtlarının satır aralarında gezinerek şifreler çözmek ne kadar saygı duyulası bir uğraş olsa da, olmazsa olmaz bir gereklilik değil okuma zevkini artırmak yönünde bir heves olarak algılanmalı sadece. Benim beş aylık yolculuğuma gelirsek... Kelimenin tam anlamıyla bir zihinsel antrenmandı. Aslında basit sayılabilir bir öyküye sahip olan Ulysses, 1904 yılının Haziran ayının onaltısı, bir perşembe günü evinden çıkan Leopold Bloom’un Dublin sokaklarında geçirdiği bir günü yatay bir kurguyla ve bilinç akışı tekniğiyle aktarıyor bize. Romanın birden fazla anlatıcısı olsa da; Bloom dışında Tanrı anlatıcı, Stephen Dedalus, Gerty ve Molly bazı bölümlerde devreye girseler de; yine de sanki her şey Bloom’un zihninde yaşanır gibidir. Joyce’un her bölümde farklı bir edebi
UlyssesJames Joyce · Norgunk Yayıncılık · 20151,461 okunma
Reklam
Reklam