"Türk milleti ve kültürü Gök Türk döneminde her bakımdan sistemli bir şekilde ortaya çıkmış, bir bakıma günümüze kadar Türk tarihine yön vermiştir. Aslında, ondan önce de Türk milleti ve dolayısıyla tarihi vardır. Yine iki kıtada Türk toplulukları farklı adlar altında devlet ve benzeri siyasi kuruluşlar meydana getirmişlerdir. Ama Türk adının, dilinin ve kültürünün yabancı devletler tarafından tanınıp yaygın hâle gelmesinin gerçekleşmesi tamamen Gök Türkler sayesinde olmuştur."
Ahmet Taşağıl, Türk tarihinin İslam öncesi dönemlerine odaklanan önde gelen akademisyenlerden biri; Ege Üniversitesi'nde profesör, Çince ve Moğolca bilen bir uzman olarak, bozkır kültürünün gizemlerini Çin kaynakları ve arkeolojik verilerle aydınlatıyor.
Kitap, Türklerin bozkır iklimine uyumunu temel alarak başlıyor: At evcilleştirmesi, demir teknolojisi ve göçebe yaşamın zorlukları, bu halkın hayatta kalma sanatını şekillendirmiş. Hunlar'la başlayan anlatı, Mete Han'ın reformlarından Çin'le diplomatik entrikalara uzanıyor; Tabgaçlar'da (Ju Jen dönemiyle) Çin-Türk sentezini, Göktürkler'de Bilge Kağan'ın Orhun yazıtlarını, Uygurlar'da ise Maniheizm ve yerleşikleşmeyi inceliyor.
Her bölüm, haritalar ve kaynakçalarla destekleniyor örneğin, Göktürk kısmında Taşağıl'ın önceki eserlerinden 'Kök Tengri'nin Çocukları' kitabından alıntılar var, ki bu bütünlüğü güçlendiriyor.
Temalar, kağanlık modellerinin sürekliliğini vurguluyor: Hun ve Göktürk devlet yapıları, Çin kaynaklarıyla doğrulanmış bir devamlılık gösteriyor. Bozkırın 'kağanlık' ideali, merkezî otorite, boy ittifakları ve Tengri inancı kitabın omurgası; bu, Türk tarihini romantik bir destan gibi değil, pragmatik bir adaptasyon öyküsü olarak resmediyor.
İslam öncesi dönemi sevenler örneğin, İlber Ortaylı hayranları için ideal, ama derin