Gerçek yolculuk geri dönüştür...
-Ne olursa olsun ben eve gidiyorum. Ama siz evden ayrılıyorsunuz. 'Gerçek yolculuk geri dönüştür...' -Dönmeyi umuyorum, zamanı gelince.
Sayfa 329·Kitabı okuyor
Alıntı
"Kim umar senden vefayı, yalan dünya değil misin? Muhammed Mustafa'yı, alan dünya değil misin?" Aziz Mahmûd Hüdâyî(k.s)
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Beyhude gamlanma divane gönül Cümle âlemlerin rızkın veren var Yaptığın hatadan habersiz sanma K ara karıncayı gece gören var Hakkın toprağına mülküm var deme Dam ile harmanda hakkım var deme Güçlü kuvvetliyim arkam var deme Sırtüstü insanı yere vuran var Yoksul düşmüşsen de deme fakirim Zenginliğin sonu nedir okurum Ben güzelim deyü halı dokurum Nice Züleyha’lar Yusuf Kenan var Âşıklık satarsın beyhude gözüm Olura olmaza yoktur bir sözüm H er seher dergâha tutarım yüzüm Âşıkların sonu Âşık Noksan var
Sayfa 146 - Noksani·Kitabı okudu
Bir ülkede, Anayasa’nın en temel kurucu ilkelerinden birinin ne anlama geldiğini vatandaşlar bilmiyorsa, o ülkede hiçbir şekilde ve hiçbir zaman bir birlik, beraberlik, bütünlük ve istikrar sağlanamaz. O nedenle, laiklik kavramının ve ilkesinin ne anlama geldiğini, kamuoyuna yön verenlerin de, genel olarak vatandaşların da, en kısa sürede (ezberlemesinde değil) öğrenmesinde ve kavramasında büyük yarar var.
Türkiye’nin önümüzdeki aylarda ve yıllarda yoğun ölçekli bir içsavaşın içine sürüklenip sürüklenmeyeceği, laiklik konusunda oluşacak veya oluşmayacak bir uzlaşmaya ve anlaşmaya bağlıdır.
Tahammülsüz olan hep dinci kesim olarak karşımıza çıkmaktadır! Din hariç her şeye dokunulabilir, ancak din mutlak bir dokunulmazlığa sahiptir! Anlayış bu! Din sorgulanamaz olan mutlak bir “gerçektir”, daha doğrusu mutlak bir tabudur! Böylesin ilkel bir bakış açısı hâkim Türkiye’de. En kötümser bakış açısıyla, ortaçağda Avrupa’da ne yaşanıyorsa, Türkiye’de bugün de o yaşanıyor! En iyimser bakış açısıyla, “Rönesans” ve “Aydınlanma” hareketiyle başlayan devrim sürecinde Avrupa’da ne yaşanıyorsa, bugün de Türkiye’de o yaşanıyor!