Kahramanlar susmadı.. yazar sustu :(
10/10
·479 syf.·
2026 76. kitabı
Bu esere inceleme yazmak gayesi güdüyordum, fakat canımı bu denli yakacağını kestirememiştim :( Bu kitabı okurken kaç sigara bitirdim, kaç şarkı tükettim, kaç uykudan feragat ettim, kaç elzem işi erteledim bilmiyorum. Bildiğim tek şey, bütün bunların Nikolay Gogol ile buluşmak için olduğuydu. Belki garip gelecek ama Ölü Canlar'ı okurken en çok Çiçikov'u düşünmedim. Hatta kitabın ilerleyen bölümlerinde karşıma çıkan Konstanjoglo karakterinde Gogol'un kendisini gördüm. Rusya'ya tutkuyla bağlı, düzelmeye ve düzeltmeye inanan, bütün karanlığa rağmen umudunu tamamen kaybetmeyen bir canım Gogol... :( Farkındayım, bu satırlar kitaptan çok yazarı anlatıyor. Ama sakın yanlış anlamayın; bunlar bir tahlil değil, yüreğimden kopan cümlelerin çığlıkları, öyle ki alev alev yakıyor bağrımı.. İkinci cilt boyunca karşıma çıkan "El yazması metinde cümle burada kesiliyor." notları beni her seferinde yaraladı. İnanın o anlarda kahramanların sustuğunu düşünmedim. Onlar hâlâ oradaydı, varlardı; Cicikov, Tentetnikov, Vasiliy, Malinow.. ama ben yazarın sustuğunu hissettim. Vallahi insanın içi parçalanıyor. Çünkü o cümlelerin devamının bir zamanlar yazılmış olduğunu biliyorsunuz. Sonra bir gün o sayfalar ateşe veriliyor.!! En kıymetlisini ateşe atmak ne demek? Bir ömür zihninde taşıdığın dünyayı kendi ellerinle yok etmek ne demek? Kitabı bitirdiğimde Çiçikov'a değil, Gogol'a ağladım. Hasta bir bedenin içinde, acılarla boğuşurken bile yazmaya devam etmeye çalışan bir adama... Ve çok sevdim, yanlış ya da doğru her ne yaptıysa.. Belki de bu yüzden ölü canlar benim için yalnızca bir roman olmadı. Gogol'un hayata veda etmeden önce sessiz çığlığı oldu.. Bu eserde bana yoldaşlık eden canım Westiyam sana çok teşekkür ederim, belki kendim okusaydım bu denli icsellestiremezdim.. o tatlı naif ses tonunla
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,5bin okunma
10/10
·832 syf.··
Beğendi
·
2026 65. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 07:36
Zaman çarkı döner, Çağlar gelir ve geçer, efsaneleşen anılar bırakır. Efsaneler solarak mit olur ve onları doğuran çağ yeniden geldiğinde mitler bile unutulur. Üçüncü Çağ’da, kehanetler çağında, Dünya ve Zaman dengede durduğunda, olmuş olan, olacak olan ve olmakta olan, gölgenin karşısında düşebilir… Zamanın şafağında, Yaratıcı olarak da bilinen tanrı, evreni ve tüm yaşamların ipliğini ören Zaman Çarkını oluşturdu. Çark, her biri bir çağı temsil eden yedi tane çubuktan oluşur ve Gerçek Kaynak’tan akan Tek Güç sayesinde döner. Esasen saidin ve saidar olarak bilinen eril ve dişil yarıları birbirini itip çekerek ahenk içinde hareket ederler. Çarkı döndüren güç de budur. Aes Sedailer Tek Güç şeklinde tabir edilen evrenin ve zamanın yaşam kaynağı olan olguyu yönlendirirler. Eski dilde Aes Sedai, ‘Herkesin Hizmetkârı’ anlamına gelmektedir. Shai’tan yani Karanlık Varlık, Yaratıcı tarafından, yaratım anında hapsedilmiştir. Ancak, Efsaneler Çağı diye bilinen zamanda, bir Aes Sedai deneyi yanlışlıkla Karanlık Varlık’ın hapishanesine gedik açmış ve onun dünyaya dokunmasına olanak sağlamıştır. Asıl amacı zamanı ve gerçekliği yeniden yapmak olan Shai’tan’ın bu gayesine ulaşmak için zindanından tamamen özgür kalması gerekir. Onu zindanından kurtarmaları için yozlaşmış, hırslı ve güçlü hizmetkârlarını görevlendirmiştir. Çark, bu tehlikeye cevap olarak muazzam bir güç yönlendirici olan Ejder’i ışığın şampiyonu olması için seçmiştir. Efsaneler Çağı’nda Karanlık Varlık’ın güçlerine karşı Aes Sedai’leri ve ittifaklarını komuta eden Lews Therin Telamon Ejder diye anıldı. On yıllık zorlu savaşın ardından Lews Therin ve yüz yoldaşı Karanlık Varlık’ın zindanına açılan gediği mühürleyerek, onu tekrar hapsetti. Ancak Karanlık Varlık’ın karşı saldırısı Saidin’i lekeledi ve tüm erkek Aes
Dünyanın GözüRobert Jordan · İthaki Yayınları · 20192,136 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Daha iyi olabilirdi.
6/10
·192 syf.··
2026 9. kitabı
Her yaşa hitap etmesi ve çizim tarzının farklı olması beni ümitlendirmişti. Fakat kurgu ve teknik bakımından beklediğimi bulamadım. Duyguları bana tam yaşatamadı. Şu an yalnızlığını hissetmem gerekiyor galiba, şu an gülmem gerekiyor sanırım dedim kendi kendime. Bir türlü beni içine çekemedi. Çeviriden kaynaklı diyalogları kopuk ve donuk buldum. Bu okuma zevkimi ve akıcılığı etkiledi tabii. Tüm suçu kurgunun üstüne yıkmayayım. "Gösterme anlat" derler hep. Bence bu manganın bu tekniği DOĞRU kullanmaya ihtiyacı var. Çünkü önce anlatıyor sonra bir de aynı şeyi gösteriyor. E madem göstereceksin neden anlattın diye sorguladım. Birkaç kez bu hataya düşülmüş. Okur, yaşı kaç olursa olsun hafife alınmamalı. Benim için amacına ulaşan tek kısım 8. bölümdü. (Spoiler vermeyeceğim) Yapay zeka ve makineleşmenin her gün konumuz olduğu günlük hayatımla bağdaştırdığım için hikayeyi derinden hissedebildim. Bu bölümü okuduktan sonra önceki tüm bölümler beni daha da hayal kırıklığına uğrattı. Çünkü istese beni etkileyebileceğini gördüm. Kesinlikle kötü bir hikaye değil. Negatif yorumlar yüzünden okumaktan vazgeçmeyin derim. Ama bence manga formatında hak ettiğini bulamıyor. Anime veya kısa film olsa daha hoş işlenebilir. Müzikle (gerekirse sessizlikle), renkle, ışıkla ve ses tonlarıyla desteklenmesi gerekiyor.
Satürn Evleri - Cilt 1Hisae Iwaoka · İthaki Yayınları · 2021677 okunma
5/10
·296 syf.·
2026 3. kitabı
Acayip kötü başladı. Sorun çeviri mi yazarlar mı bilemiyorum ama kendi kuyruğunu kovalayan kedi gibi aynı kelime ve cümleler tekrar tekrar yazılmış da yazılmış. Kulağını uzun yoldan tutmanın ötesinde bir tekrarlanma durumu ve boş lakırdılarla örülmüş bomboş bir anlatım ağı. Bu anlatım kime aitse onun dersine girmediğim için Allah'a hamd olsun. Bitirdikten sonraki ilave yorum: Kitabı danışmanımın yöntem konusu için önermesi üzerine okumuş olsam da kendisine katılmadığımı söylemeliyim. Kitap sanki iki bölüme ayrılmış bir dersin ikinci kısmı gibi ilerledi. Önce okumam gereken bir 1. Cilt varmış gibi hep havada kalan yorumlar ve derinleşen tartışmalar etrafında döndü. Yazarlar karma araştırma yöntemleri konusunda oldukça deneyimli ve bilgili olsa da bu kitap ne bir başlangıç ne de çevirisi veya dili okurken en ufak bir zevk almanıza izin veriyor. Abartmak istemiyorum ama karma araştırma yöntemleri kelimesinin kaç kez geçtiğini oturup saymaya kalksam sabah olurdu herhalde. Neyse. İlla ki bir şey öğrendim ama zevk almadım.
Karma Yöntemler AraştırmasıVicki L. Plano Clark · Nobel Akademik Yayıncılık · 20181 okunma
10/10
·224 syf.·
2025 60. kitabı
Yaklaşık 40 gün süren bu maratonun ardından seriyi bitirmiş bulunmaktayım. 40 güne 32 cildi sığdırmış olmak, bu seriyi ne kadar çok sevdiğim konusunda sizlere bir fikir veriyordur diye düşünüyorum. Bi an durup ne çok şey yaşandığını düşününce "vay be" diye içinden geçiriyor insan. Bazen kendimi o kadar kitaba kaptırmış bulurdum ki saatin kaç olduğunu anlamazdım. Gözlerim ağrır vaziyette uykuya dalardım. Türkçe basımında bayağı eksik cilt olsa da bir şekilde bulunabilir diye düşünüyorum. Olmuyorsa da ingilizce compendium ya da omnibuslar iş görebilir. Ne olursa olsun bu seriyi bir ara okuyun. Bence en akıcı serilerden biri. Ayrıca dizisini izledim ne gerek var da demeyin, her ne kadar ana noktalar benzese de (ki bazı yerlerde çok fazla ayrılıyorlar) bence birbirinden ayrı iki deneyim sunuyorlar. Başka serilerde görüşmek üzere... bye bye...
Yürüyen Ölüler Bölüm 32: Son YolculukRobert Kirkman · Marmara Çizgi · 202314 okunma
Mevlana Kadın Düşmanlığı, Mesnevi Şirki
Puan vermedi·616 syf.··
2025 3. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2025 21:38
Mesneviyi daha önceden kesit kesit okudum. Aktif olarak sınav senesinde olduğum için yeniden sil baştan başlamak istemedim zamanında aldığım notlarla bu incelemeyi yazacak, mesneviyi dini kitap olarak görenlere bir kaç söz söyleyip usulca gideceğim. Mevlana dini açıdan bir çok kişiye önder oldu,Mesnevisi de kutsal sayıldı. Gerçekte Mesnevi ne? Mevlana mesnevinin başında şöyle der "Mesnevi,alemlerin Rabbinden inmedir!" Şimdi düşünelim. İnmek derken açıkça vahiyden bahsedilir. Mevlana bir peygamber midir? Hayır. Mevlana'ya vahiy gelebilme şansı var mı? Hayır. Kuran da buna yönelik işaret var mıdır? Hayır. Dolayısıyla Mevlana Allah'ın yerine konuşmuş mudur? Evet. Bu da dinde çok büyük bir günahtır. Bununla ilgili ayetler vardır. Bunun üzerine, kendisini korumaya çalışan Sufileri de şu biçimde eleştirdi: "Bu ne yıldız bilgisidir, ne remil, ne de rüya! Tanrı doğrusunu daha iyi bilir ya! Tanrı vahyidir! Sufiler bunu halktan gizlemek için 'gönül vahyi' demişlerdir." (Mevlana Mesnevi Milli Eğitim Basımevi, 2. Baskı 1953, c 4,beyit 1852-1854) Mevlana manen isyan da etmiştir ve bunu şu şekilde aktardı: "Ey Sufiler! Beni rahat bırakın! Mesnevi bir vahyidir, sizin dediğiniz gibi gönül ilhamı falan değildir." Sufiler aslında yıllardır Mevlana'yı temize çıkartmaya çalıştılar. Mevlana aslında açıkça vahiy olduğunu söylemiştir. Gerçek vahiy değil gönül ilhamı, diyerek savunmaya devam ettiler. Gidin sorun bi Sufiye aynı açıklamayı yapacaktır. Ancak bunu karşılayacak tek bir delil dahi sunamazlar önünüze. Sufilerin tüm bu çabalarına, Mevlana kendisi de tepki göstermiştir. "Yazıklar olsun o kimselere ki kitabı elleriyle yazıyorlar ve sonra da az bir kazanç elde etmek için 'Bu Allah katındadır' diyorlar. Elleriyle yazdıklarından dolayı yazıklar olsun onlara! Kazandıkları şeyden
Din
MesneviMevlana Celaleddin-i Rumi · Panama Yayıncılık · 20134,248 okunma