B. Anıl Çelik

9/10
·304 syf.··
2026 2. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 21:44
Asıl mesleği satış temsilciliği olan Dale Carnegie’nin kendi hayat tecrübelerinden yola çıkarak 1936 yılında yazdığı bu kitap, insanlara etkili iletişim yöntemlerini, çatışmalardan nasıl kaçınılabileceğini ve insanları nasıl etkileyebileceğinizi anlatıyor. Kitapta okuyucuya tavsiye edilenleri kısaca sıralayacak olursam ilk sırada kesinlikle insanları eleştirmeme ve kınamama konusu olurdu. Zaten Carnegie bu bölümü oldukça uzun tutmuş. Bunun dışında insanları överken dürüst ve içten olmayı, sohbet ettiğiniz kişilerin ilgisini çeken konular üzerinde konuşmayı, karşınızdaki kişiyi pür dikkat dinelemeyi, gülümsemeyi, insanlara mutlaka isimleriyle hitap etmeyi (eğer bir insanla yeni tanışıyorsanız mutlaka ismini öğrenin ve ikinci karşılaşmada ona ismiyle hitap edin), insanlarla tartışmamayı, başkalarının görüşlerine saygı duymayı, hata yaptığınızda hatanızı fark ettiğinizi karşıdaki insana söylemeyi, Empati yapmayı ve insanlara iltifat etmeyi okuyucuya tavsiye ediyor Carnegie. Kitapta tavsiye edilenler gerçekten bir kişinin iletişim kabiliyetini artıran şeyler. Hatta kitapta tavsiye edilen birkaç şeyi çevremdeki bazı insanların üzerinde denedim. Gerçekten çok olumlu tepkiler alıyorsunuz:) Fakat aklımı kurcalayan bir konu oldu. Burada tavsiye edilenleri ne kadar süre boyunca sürdürebiliriz emin değilim. Çünkü toplum olarak batı ile doğunun arasında sıkışmış bir toplumuz ve hala modern toplum özellikleri gösterdiğimizi düşünmüyorum. Bu tavsiyeleri insanların üzerinde uyguladığımızda bunun suistimal edilme olasılığının fazla olduğunu düşünüyorum. Bir süre sonra insanlar sizin iyi niyetinizi sanki bu sizin bir misyonunuzmuş gibi düşünüp sizi üzecek şeyler yapabilirler gibi geliyor. Sanırım bu gibi durumlarda en iyisi stoik davranmak. Tabi bu da tıpkı Epiktetos’unki gibi
Psikoloji
Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme SanatıDale Carnegie · Epsilon Yayınları · 20174,891 okunma
Reklam
8/10
·336 syf.··
2025 21. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2025 19:29
Ne yazık ki, çevremizdeki insanlara karşı ne kadar nazik olsak da kendimize aynı nezaketi gösteremiyoruz. Bir hata yaptığımızda, çevremizdeki insanlara karşı son derece şefkatli olsak da aynı şefkati kendimize vermiyor ve kendimize karşı çok kırıcı oluyoruz. Çevremizdeki sevdiğimiz insanlara karşı asla kullanmayacağımız kaba cümleleri kendimize söylemekten çekinmiyoruz. İşte bu kitap, hemen hemen her insanda olan bu hatayı işleyen ve buna karşı çözüm üreten değerli bir kitap. Tabi ki, yıllar boyunca inşa ettiğimiz bu hatalı davranışı değiştirmek hemen mümkün olmasa da kitap bu konuda güzel bir farkındalık kazandırıyor. Özellikle kitabın ilk yarısı gerçekten çok güzeldi. Bazı cümleleri o kadar beğendim ki, tekrar tekrar okuyabilmek amacıyla boş bir kağıda tek tek yazdım. Kitabın içindeki alıştırmalar da çok iyi. Yazarın kendi hayatından da anekdotlar sunması anlattıklarını destekler nitelikte olmuş. Kitapla ilgili eleştirilerim de olacak tabi ki. Bence kitap gereğinden fazla uzun olmuş. Özellikle sonlara doğru yazar, sürekli tekrara düşmeye başladı. Kitabı daha kısa tutabilirdi bence. İkinci olarak, kitabı okurken aslında yazarın kadınlara daha çok hitap etmeye çalıştığına dair bende bir izlenim oluştu. Özellikle kitabın sonlarına doğru bahsettiği konular okurken beni çok sıktı açıkçası. Sonuç olarak; eğer içinizde sizi sürekli eleştiren o sesle mücadele etmek konusunda sorun yaşıyorsanız kesinlikle bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Kitabın ilk yarısı gerçekten bu konuda size çok fayda sağlayacaktır. Kitaba başlarken ve kitabı bitirdikten sonra yazarın önerdiği web sitesindeki öz şefkat testini yapmanızı ve sonuçları karşılaştırmanızı tavsiye ederim. Kitabın faydasını göreceksiniz.
Psikoloji
Öz ŞefkatKristin Neff · Diyojen Yayıncılık · 2021448 okunma
9/10
·238 syf.··
2025 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2025 22:19
Dövüş Kulübü filminde Tyler Durden ile Anlatıcı arasındaki bir sahnede Tyler Durden, Anlatıcıya şöyle der: “Bizler anneleri tarafından büyütülmüş bir erkek nesliyiz, acaba aradığımız şey başka bir kadın mı bilmiyorum.” İşte bu kitap, 2. Dünya Savaşı’nın bitimiyle birlikte, özellikle Avrupa ve Amerika toplumunda gözle görülen, genç erkeklerin sıklıkla yaşadığı “aşırı uyumlu, kendini sürekli bastıran, aşırı nazik” (toplumdaki adıyla “Efendi Erkek”) sorununu ele alıyor. Aslında bu “Efendi Erkek” sorununun neden ortaya çıktığı, bu tür erkeklerin genel davranış kalıplarının neler olduğu üzerine açılama yapabilirim ama o kısmı bizzat Glover’den okumanızı isterim, zaten satırları okuyunca beyninizden vurulmuşa dönüyorsunuz. Kitabın yazarı bir psikoterapist ve binlerce genç erkekle çalışmış hatta kitapta genç erkeklerin yaşadığı sorunları bizzat kendisi de yaşamış biri. Dolayısıyla tavsiyeleri altın değerinde bence. Kitapla ilgili söyleyeceğim tek şey, kitabı hızlıca bir çırpıda okuyarak değil, içindeki ödevleri yaparak okursanız kitaptan çok daha fazla şey öğrenirsiniz. Bu kitabı özellikle erkek kardeşlerime kesinlikle tavsiye ederim.
Efendi Adamın Toksik KırılganlığıRobert A. Glover · Epsilon Yayınevi · 2022164 okunma
10/10
·222 syf.··
2025 18. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2025 16:24
18. yüzyılda yaşayan, İtalyan hukukçu Cesare Beccaria tarafından kaleme alınan bu eser, Avrupa'daki “Ceza Hukukunun” temel ilkelerinin belirlendiği ilk eserlerden biridir. Eserde kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, masumiyet karinesi, tabii hâkim ilkesi gibi temel kaidelerden detaylı bir şekilde bahsedilmektedir. Tabi, kitabın muhatabı hukukçular olsa da ceza hukuku sisteminin genel mantalitesini öğrenmek isteyen herkes bu eseri rahatlıkla okuyabilir, çok rahat anlaşılan bir kitap. Ben kitabı okurken Beccaria’ya hayran kaldım. Çünkü Beccaria’nın kitapta bahsettiği konular bugün bizim 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’muzun temel ilkeleridir. Halbuki Beccaria bu eseri 18. yüzyılda kaleme almış. Aradan iki yüzyıldan fazla bir süre geçmesine rağmen görüşlerinin hala kabul görüyor olması, Beccaria’nın çağının çok ötesinde birisi olduğunu gösteriyor bence. Ayrıca Beccaria bu eserinde; sürgün cezası, idam cezası gibi yaptırımları uzun uzun eleştirmiştir. Bu konuda Avrupa ve Türk ceza kanunlarında neden idam cezasının olmadığına dair bir soru işareti varsa bu kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Son olarak; çeviriyi yapan meslek büyüğümüz Prof. Dr. Sami Selçuk’un kitabı çevirirken çok sade bir dil kullanması, ara ara dipnotlarda kendi görüşlerini de belirtmesi, Beccaria’nın bahsettiği kaidelerin Türk Ceza Kanunu’ndaki karşılıklarını kullanması, kitaba fazladan kalite katmış. Özellikle hukukçular olmak üzere herkese tavsiye ettiğim bir kitap.
Hukuk
Suçlar ve Cezalar HakkındaCesare Beccaria · İmge Kitabevi · 2004793 okunma
10/10
·120 syf.··
2025 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2025 21:02
Sefiller’in yazarı Victor Hugo’dan yine muhteşem bir başyapıt. Hugo bu kitabında, işlediği bir suçtan dolayı idama mahkum edilen bir kişinin iç dünyasıyla hesaplaşmalarını, ölüm gerçeğiyle yüzleşmesini, yalnızlığıyla barışmasını çok güzel bir dille anlatmış. Zaten 70 sayfa olduğundan bir çırpıda okuyabileceğiniz muhteşem bir eser. Kitabın ana teması “ölüm” üzerinedir. Zaten kitabın başından sonuna kadar kitabın ana kahramanının ölümle yüzleşmesi ve son sahnede artık ölümü kabullenerek ona teslim olduğunu görürüz. Yazar kitabın 7. Sayfasında “İnsanların hepsi belirsiz bir süre için ertelenen ölüm cezasına mahkumdurlar.” der. Aslında her birimiz birer idam mahkumuyuz ve eninde sonunda bir gün bizler de ölüm gerçeğiyle yüzleşeceğiz. İnsan bunu düşündüğünde içindeki birçok sıkıntıdan azade oluyor aslında. Kitabı okurken sık sık ana kahramanla empati yaptım. İnsan yakın zamanda öleceğini bildiği zaman hayatta neredeyse hiçbir şeyin bir önemi kalmıyor. Yalnız insanı üzen tek şey sevdiği insanları geride bırakmak oluyor. Zaten kitapta da ana kahramanı sürekli olarak eşini ve çocuğunu bir daha görememek gerçeğiyle yüzleşirken buluyoruz. Bence kitabın en güzel yanı da kitabın içeriğinden çok önsözünde Hugo’nun idam cezası hakkında söyledikleri. Ben hiçbir kitabın önsözünü okurken bu kadar beğendimi hatırlamıyorum. Bir hukukçu olarak söylüyorum, eğer zihninizde, bir toplumda idam cezasının olması gerektiğine dair bir düşünceniz varsa lütfen beş dakikanızı ayırın ve önsözdeki yazılanları okuyun. Ana kahramanın kızıyla olan son konuşması ve içindeki umutsuzluk hissinin tarifi de çok güzeldi. Son olarak ana kahramanın bir idam mahkumu olmasına rağmen kitapta hangi suçtan dolayı idam edildiğinden hiç bahsedilmemesine değinmek istiyorum. Sadece kitabın bir yerinde ana kahraman
Edebiyat
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,5bin okunma
Reklam