Oysa seven ruh, bir parçası olduğu birleşmenin önemini bildiğinden artık bütün engellerden kurtulmuştur: Devamlı onu ister, aklında sürekli o vardır, hep onu arar, onunla buluşmayı arzular, mıknatısın demiri çektiği gibi onu cezbeder.
SAD: "Ben bu dağa çıktım düşümde. Ne zaman düşecekse karanlık üzerimize, düşsün bir bulutun gölgesi gibi, serinlikle birlikte bir çadır kuralım, ateşe hakiki bir çay koyalım, kenti unutanlardan olalım."