Amerikalılar bir zamanlar zencileri öylesine hakir görüyorlardı ki güzel-çirkin kavramlarını bile onlara göre belirlediler. Örneğin bir zenci gibi; basık burunlu,kıvırcık saçlı ve koyu tenliysen çirkin, bunların aksine; kalkık burunlu, düz ve ince saçlı, ve açık tenliysen güzeldin. Ve Amerika'nın harikulade uyguladığı reklamcılık sektörü sayesinde de bu çirkin-güzel dogması tüm dünyaya yayıldı. Örneğin bu kriterlere uygun olmayan bir adamı açık tenli olsa bile hiç boxer reklamlarında oynarken gördünüzmü ? Hayır. Hepsi düz saç, kalkık burun ve zencilerin dolgun yüzünden ziyade kemikli çene vs. . Yada ağda reklamında oynayan kıvırcık ve kalın telli saçları olan bir kadın ?
Biz buğdayı değil, buğday bizi evcilleştirdi. Avcı toplayıcı olarak binlerce yıldır ayak basmadığımız toprak bırakmadan, dünyada ki her vitamin deposundan arzusunca yiyebilen insan tarımla bir yere hapsolup kaldı ve zamanla evrimin(ya da tanrının) ona bahşettiği en büyük özellik olan adaptasyonu icra etmeyi unuttu. Evcilleştirmek(domestikasyon) Latincede ki domus(ev) kelimesinden türemiştir. Özgürlüğünü bırakıp eve hapsolan ise buğday değil insandır.