Kitabı okuyacak arkadaşlar felsefenin dalları(bilgi, ahlak, bilim vs.) için bu kitapta karar kıldılarsa hayal kırıklığına uğrayabilirler. Kitap daha çok felsefi düşünme yöntemi ve idealizm-materyalizm kıyaslaması gibi. Politzer'in bir marksist olduğunu göz önüne alırsak bu kıyaslamada aşırıya kaçtığını söyleyebiliriz. Buna rağmen kitap düşünce üzerine saygıdeğer bir yaklaşım içeriyor. Komünizm'in de aslında ne olduğunu anlatmaya çalışıyor. Gerçekten tanımından uzaklaşan bu ütopyanın nasıl olması gerektiğini anlatıyor. Özellikle felsefe ve sosyoloji öğrencilerinin okumasını tavsiye ederim.
Bazı kitapların başlangıçları ağır ilerler. Ama bu serüvenin akışına kapıldığınız anda hiç bitmemesini istersiniz, kitabı okumaz adeta yaşarşınız. Beni için o tarz bir kitaptı.
Bu kadar çok duyguyu, bu kadar yoğun bir şekilde hiç hissetmemiştim. Aşka, sevgiye, sadakate, düşmanlığa, dostluğa; her türlü duyguya yeni bir anlam yüklememi, yeni bir bakış açısı kazanmamı sağladı.
Hayatında hiç satranç tahtasına değmemiş birinin dünya şampiyonunu mağlup etmesinden çok daha fazlası. Çok iyi bir psikolojik analiz. Okuduğum en iyi kitap olabilir.