Puan vermedi·255 syf.··
2025 67. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2025 22:40
DİDEM MORALİOĞLU UNUTMA ELEST'TE SÖZ VERDİN Merhaba #kitapsever dostlarım Bugün sizlere didem moralıoğlu kaleminden özenle yazılmış Dionysos Yayın Group çıkan #unutmaelesttesözverdin eseri ile geldim Kitabımız akıcı ve kendine has bir üslup yazılmış okurken motive olduğum ve düşündüğüm noktalar oldu . Bolca altını çizdiğimiz etkileyici bir kitaptır. Bizleri içsel yolculuğa çıkaran ve farkındalık kazandıracak bir kitaptır. Kişisel gelişim ve tasavvuf yönlü olan kitaplari seviyorsanız mutlaka okumalısınız. Kitabımız üç bölümden oluşmaktadır bunları şunlardır: Birinci bölüm kadim meclisi : Ruhsal hafızanın ilk kapısıdır. Bu kapıdan geçen herkes ,bir tanıklık bırakmıştır. Ve o tanıklık sadece bir "Varım"deyişi değil ," Yönümü sana döndüm " deyişi olmuştur. İbn Arabî şöyle der: Elest , insanın Rabbini tanıdığı ilk andır. O tanıma, sözden öte bir hâldir." İkinci bölümde kalbin uyanışı ise Üçüncü bölümde ise Kafdağı'na yolculuk ise Kafdagi Nice efsaneye,masala , mitolojiye konu olmuş ulu dag . Kimi ona yalnızca hayal dünyasında varlık bulan bir imge olarak bakar oysa tasavvuf ehline göre,bu dağ ; Ruhun iç yolculuğana dair bir semboldür. "Bilmek,anlatmak için değil;var olmak içindir." "Yol uzundur ama sen artık yalnız yürümüyorsun. Çünkü kendinle yürüyorsun." #okudumbitti
Unutma! Elest'te Söz VerdinDidem Moralıoğlu · Dionysos Yayın Grup · 20258 okunma
Puan vermedi·255 syf.··
2025 80. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2025 16:14
Merhaba, içinde sıkıntı mı var ? Hiç bilmediğin bir karamsarlık mi ? Birçok ilişki problemi, bağlanma zorluğu yada kimlik krizi... . Aslında bu ilk temastan uzak düşmanın yankılarıdır. İnsan ruhunun en eski havzasında bir çağrı vardır. Bu çağrı, zamanın ve mekanın ötesinden gelir. Ve o anda hiçbir şey yokken, sadece bir soru sorulmuştur: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" İşte o anda sen vardın. Cevap verdin: "Evet, şahidiz." Didem Moralıoğlu Kitapları #sayfaoniki . Kitabımız üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm Kadim Meclisi. İnsanın Rabbi ile ilk karşılaşmasını ve verdiği sözü bize hatırlatıyor. . Jung'un "akriliksel bilgi" dediği şey de budur: İnsanın Kolektif bilinç dışında taşıdığı kadim iz. Bu iz, Elest'te verilen sözün ruhsal karşılığıdır. Mevlâna der ki: "Gönül bir kitaptır. Elest'te onun ilk satırı yazıldı." İşte o ilk satır, bu mührün ilk harfidir. Kalpteki bu mühür unutulmaz. Sadece zamanla tozlanır. #sayfaotuzdokuz . İkinci bölümde ise Kalbin Uyanışı anlatılıyor. Her kalbin ilk sözle uyandığı ve unuttuğunu hatırladığı okuyucuya yansıtılıyor. . Yüksek bir zirveye doğru yürüyen her ruh, aslında kendi içine ruhunun kaynağına doğru yol alır. Bu yürüyüş, Kadim Meclisi'nde verilen sözün yankısıyla başlar. "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" sorusuna verilen o işten cevap sadece bir itiraf değil, aynı zamanda kozmik hafızaya kazınmış bir öz beyandır. #sayfayetmişüç . Üçüncü ve son bölümümüz Kafdağı'na Yolculuk. En uzun bölümümüz kuşların Anka'a ulaşmak için geçtiği vadileri içerir. Sırasıyla Talep, Aşk, Marifet, İstiğna, Tevhid, Hayret, 'Fakr ve Fena' Vadisi olarak yedi tanedir. Bu bölümde bu vadilerin Benliğin çözülme ve saflaşma aşamaları olarak uzunca açıklanmıştır. . Bu kitabı kitap okuyup fotoğraf çeken arkadaşlarla okuduk. Teşekkürlerimizle instagram
Unutma! Elest'te Söz VerdinDidem Moralıoğlu · Dionysos Yayın Grup · 20258 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2024 200. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2024 00:00
"CABULKA" "Yaşamın pusulası olsaydı, biz burada bu yolculuğu konuşuyor olamazdık. Pusula yola aittir, yolcuya ve yolculuğa değil çünkü yol, sadece yaşamdan bir parçadır. Oysa yolcu ve yolculuğu, yaşamın tümüdür.Unutmayın, yolun sonu var ama yolcu ölmedikçe yolculuğu bitmez." Zamandan ve mekândan önce, yalnızca beyaz bir yumurta vardı. Yumurta kırıldığında, içinden çıkan Anka kuşunun gözyaşlarıyla su, kanatlarından düşen tüylerle taş ve toprak, hayretiyle yankılanan sözlerle “isim” meydana geldi. İşte insanlık, varlık ve yokluk arasındaki o ince çizgi burada başladı: “cab ul ka” sesiyle. Her mit, aslında bir halkın hafızasında taşıdığı derin bir hakikati fısıldar. “Cab Ul Ka” da tam olarak böyle bir hatırlatmadır. Yaratılışın boşlukla, yumurtayla ve Anka’nın kanatlarıyla başlaması bize şunu söyler: Varlık yokluktan doğar. Her şey bir “hayret” ile başlar. Hayretin sesi, zamanın ve mekânın ötesine uzanır. Anka’nın gözyaşından suyun doğması, insana şunu düşündürür: Yaşamın kaynağı duygudur. Hayret, sevinç ve aşk olmadan hiçbir kıta, hiçbir toprak, hiçbir hayat filizlenmez. Turnaların bu sesi işitip peşine düşmesi ise yolculuğun özünü anlatır. İnsan, ilk kez duyduğu o ilahi sesi aramak için daima yola çıkar. Yolda dağlar yükselir, Kafdağı belirir. Çünkü aşk, dağları var eden güçtür. Her insanın içinde, farkında olsa da olmasa da, görünmez bir kabuk vardır. Bu kabuk; alışkanlıklarımız, korkularımız, ilişkilerimiz, hatta bazen en güvenli sandığımız hayat düzenimizden örülür. Kimi zaman bu kabuk bizi korur, kimi zaman da nefesimizi daraltır. Ve biz, farkına varmadan onun içinde tutsak kalırız. Fiziki şekli bir anka kuşunu andıran efsanevi bir diyar düşünün: Cabulka. Üç ayrı bölgeden oluşuyor bu gizemli topraklar: Bilinmeyen Diyar, Karanlık Diyar ve ikisinin arasında yer
Edebiyat
CabulkaAli Bektaş · 101 Fikir Sanat · 202373 okunma
6/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2025 20:24
Şükrü Erbaş'ın Pervanea dlı şiir kitabı, insanın varoluşsal sorgulamalarını, yalnızlığını ve tutkularını derin imgelerle ele alan bir eserdir. Kitap, özellikle beden-zihin çatışması, toplumsal yabancılaşma ve metafizik arayış gibi temalar etrafında şekillenir. eser, şairin lirik ve çarpıcı dilinin en güzel örneklerinden biridir. Aşağıda yer alan şiirler yer almaktadır eserde. Büyüme Masalı Tenha Atlas Serçelerin Duası Sonsuzluk Sarmaşık Hırka Sürmeli Yalnızlık Gölgelik Al Yeşil Pervane Tanrım, Gerçekten Yutkunma Tanrının Harfleri Taşın Çiçeklenmesi Mil Çekilmiş Harfler Вüyü Ay Saatleri Bir Gün Bu Sözler de İgne ve Kırbaç Kafdagı Otlar Benden Yüce Baş Dönmesi Несе Can Sıkıntısının Üzerinden Kapılar Bizden Önce Heves Türküsü Çıngıraklı Korku Karacaoğlan'ın Bir Şiiri Üzerine... Yağmur Damlasından Dünyayı İçmek
Şiir
PervaneŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınları · 20216,4bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2025 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2025 14:28
·
“Ey insan! Kafdağı kadar yüksekte olsan da, kefene sığacak kadar küçüksün. Unutma, her şeyin bir hesabı var, üzdüğün kadar üzülürsün.” Şems-i Tebrizi’nin adı, Mevlana Celaleddin-i Rumi ile duyulmuş gibi sanılsa da aslında o, “İslam Dininin Güneşi”dir. Rumi’nin olgunlaşmasını sağlar ve Divan-ı Şems-i Tebrizi olmak üzere pek çok eseri yazmasında ona ilham ve bilgi kaynağı olur. Şems, Rumi’nin gölgede kalan kısmını aydınlatan cevherdir. Rumi’nin “merhamet okyanusuna” okyanus, “bilgi ummanına” umman katar. Rumi’yi tıkandığı yerden çıkarır, hakikatin göz kamaştırıcı aydınlığı ile kavuşturur. Şems kimdir? Her kim aydınlığı, güneşi, Allah’a olan aşkı anlatmak isterse, cümlelerinde O’nun adını kullanır. Kullanmazsa, anlattığının duygusu da anlamı da eksik kalır. Her ne kadar adı Mevlana Celaleddin-i Rumi ile tanınmış gibi görünse de aslında “İslam Dininin Güneşi” yani Şemseddin olarak bilinen Tebrizli Şems’in gerçek adı Muhammed’dir (Mevlana Muhammed Bin Ali). Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin olgunlaşmasını sağlayan “Sohbet Şeyhi” olarak bilinir ve başta Divan-ı Şems-i Tebrizi olmak üzere Rumi’ye birçok eserde ilham ve bilgi kaynağı olmuştur. O, Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin gölgede kalan kısmını aydınlatan cevherdir. Şems-i Tebrizi Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin “merhamet okyanusuna” okyanus, “bilgi ummanına” umman katar. Onu tıkandığı yerden çıkarır, hakikatin göz kamaştırıcı aydınlığı ile kavuşturur. Şems-i Tebrizi, İsmailiye mezhebi büyüklerinden Büzrükümid’in torunu Havend Alâeddin’in oğludur. Alâeddin, dedelerinin sapkın inançlarını bir tarafa atarak, baba ve dedelerinin kitap ve defterlerini yakmış, tam anlamı ile İslam ve ehlisünnet inançlarını benimsemiştir. Babası ise ticaret maksadıyla Horasan’dan Tebriz’e gelmiş, oraya yerleşmiştir. Şems, 1185 yılında Tebriz’de dünyaya
Edebiyat
Kalbinde İyilik Biriktirenin Yolu Hep AçıktırŞems-i Tebrizî · Destek Yayınları · 20252,541 okunma
10/10
·96 syf.·
2025 63. kitabı
Şems-i Tebrizi’nin sözleri zaten başlı başına bir derinlikken, Ferhat Atik’in anlatımı o ise sözlere dokunan bir el gibi adeta. Her satırda durup düşündüm; çünkü her cümlede insanın kendini sorgulaması için bir ayna vardı. “Kafdağı kadar yüksekte olsan da, kefene sığacak kadar küçüksün” cümlesi mesela… Sadece bir uyarı değil, bir silkeleme. Hem egoyu hem kırgınlıkları aynı anda küçültebilen bir derinlik değil mi sizce de? Kitap kısa ama tesiri uzun. Özellikle insanın kendine dönmeye ihtiyacı olduğu zamanlarda ilaç gibi. Kalbinde biraz olsun iyilik biriktirmiş herkesin yolu bu kitaptan geçmeli. Vesselam.. Kalbinde İyilik Biriktirenin Yolu Hep Açıktır
Duygu ve Düşünce
Kalbinde İyilik Biriktirenin Yolu Hep AçıktırŞems-i Tebrizî · Destek Yayınları · 20252,541 okunma