Öyleyse, unutmayın,çölde dolaşıyorsanız ve günbatımı da yakınsa ve hani biraz da kaybolmuşsanız ve yorgunsanız,şansınız yaver gidiyor demektir,çünkü La Loba(Kurt Kadın) sizden hoşlanabilir ve size bir şey gösterebilir,ruha dair bir şey.
Gittin ammâ ki kodun hasret ile cânı bile
İstemem sensiz olan sohbet-i yârânı bile
Devr-i meclis bana girdâb-i belâdır sensiz
Mey-i zehrâb-i sitem sâgar-i gerdânı bile
Bâğa sensiz bakamam çeşmime âteş görünür
Gül-i handânı değil, serv-i hirâmân bile
Sineden derd ile bir âhedeyim kim dönsün
Aksine çerh-i felek mihr-i dırahşanı bile..
Gözlerinde geçmişin yankısı ile şimdinin çınlamasını birleştirince o da küçüldü,hıçkırarak ağlamaya koyuldu.Ustasının yüzünü okşadı. Saçlarını dünyanın yönüyle tersine taradı..
Hayır , insan sade ölürken ayrılmıyor, arkada bırakmıyordu. Belki bütün ömrünce her an birçok şeyler onu arkada bırakıyordu. Sonra olduğu yerde birdenbire kabuklaşıyor, çok ince, görünmez bir şeyle o anda etrafında olanlardan ayrılıyordu. “Biz mi gidiyoruz,onlar mı?…” Sual buydu…