Çocukken bunu çok düşünürdüm. Kaçmak için birinin seni kovalaması gerektiğine inanırdım. Çocuk aklımla, annemi birilerinin kovaladığını, onun da bu yüzden kaçtığını hayal ederdim. Zihnimdeki annem, oradan oraya koşturan, kan ter içinde kalan, yıkık ve metruk binaların arasında saklanan biriydi. Soluk soluğa kaçıyordu.
Çok üzülürdüm annem için. Kaçan annem için. Kim bilir ne kadar yorgun düşmüştü kaçmaktan, koşmaktan, saklanmaktan, hayatta kalmaya çalışmaktan.
Büyüyünce, kaçmanın böyle bir şey olmadığını anladım. Ama yine de onu hep hareket halinde, asla durmayan, hep uzaklaşan bir siluet olarak düşündüm. Kaçan bütün annelerin —çocuğunu terk eden tek anne benimki değildi ya— bir yerlerde dolandığını, aradığını, koştuğunu, en azından huzursuzca kıpırdadığını hayal ettim. Hepsi evlatlarını arıyordu zihnimde.
Oysa Selime Teyze oturmuş ceviz ayıklıyordu. Olması gereken yerde olmayan bütün anneler sanki onun üzerinde toplanmıştı. Kaçan bütün anneler evlatlarını aramak yerine, önlerinde bir tas, ceviz ayıklıyordu.
Merhaba kitapseverler
#DireksiyonuKalbeKırdım#YılmazErdoğan#Hayat#ozlemli_kitaplar#alıntı
“Bu hayatta ne yaparsanız yapın ne ederseniz edin ne kaybedersiniz kaybedin …
Asla ve asla kendinizi kaybetmeyin .
Bu benim sizlere son nasihatimdir”
Unutma … Bir insanın en büyük mirası karakteridir
Ali küçükken babasının geçirdiği bir kaza sonucu ailesi için fedakarlık yapar ve kardeşlerine yardımcı olur. Kendi yaşıtları okula giderken o sıcak havalarda buz gibi soğuk limonata satarak ailesine destek çıkıyor.Bunca emek ve çabadan sonra kendi pastanesini kuruyor . Kelebek isminde biri şehire öğretmenlik hayaliyle gelirken , Ali’ ninde kalp agrısı oluyor . Günler geçer Ali’ nin askerliği gelmiştir . Yarım kalan aşkla askere gider ve gelmeyen mektuplar onu derinden yaralar. Askerliği bittiğinde , eve döndüğünde ise hayat onu bir daha sınayacaktır ,önce babasını ardından annesi ölmüştür. Dört kardeş biraraya gelir ve babalarından kalan eski ahşap kutuyu açarlar .
Bir tespih
Bir yüzük
Bir saat
Bir altın kolye
Bir deste tapu
Ve bir mektup
Ve Dört kardeş Ayşe , Ayhan ,Aydın ve Ali hayat onları ne seçim yapmaya sürükleyecektir?
Sizlere Aile Aşk, dram ,azim, dostluk ,fedakarlık temalarıyla başbaşa bırakıyorum. Sağlıcakla kitapla kalın....
Theseusyayınevi
aylinin_kitapları
...her insanın her mevsimi sadece bir kez yaşadığına inanıyorum. Doğumumuz ve çocukluğumuz ilkbahardır. Yirmili, otuzlu, kırklı yaşlarımızın o görkemli, hayat dolu, ilginç yılları ise yaz. Havanın biraz serinlediği ama dondurucu bir soğuğa dönüşmediği, yoğun tadı insanın damağında kalan sonbaharda kendimizi tanır, kendimize sığınırız. Kış geldiğindeyse (acımasızca) yaşlanır ve ölürüz.
"Son birkaç yılda hayatında çok şey değişmişti,ancak değişmeden kalan bir şey vardı,o da gittiği her yere taşıdığı bu büyük yalnızlıktı;yanından hiç ayrılmayan bir ıssızlık,diğer herkesi ondan uzaklaştıran tek yoldaşı olmuştu."
Ödünç verdiğimiz veya aldığımız parayı zihnimizden silip atamamak ömrümüzün ufak, fakat belli başlı azaplarından biridir; parmağımıza batıp etin içine gömülü kalan bir iğne parçası gibi her dokunuşta bunun da sertliğini duyar, acısını tekrarlarız.