Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 34 dk.
Sayfa Sayısı:
232
Basım Tarihi:
Ocak 2025
Yayınevi:
İnkılâp Kitabevi
ISBN:
9789751047595
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·230 syf.··
2023 43. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2023 15:12
Merhaba arkadaşlar, Bu kitabı 1k sitedesinde kitaplar hakkında incelemeleri kontrol ederken gördüm. Ve hemen dikkatimi çekti tedarik edip okumaya başladım. Yapıtın edebi niteliği göz önünde tutularak yazarın özgün anlatımı korunmuş ve çokta güzel olmuş. Belli bir noktadan sonra kitap akmamaya başladı ama bir süre sonra elimden bırakamadım ve büyük bir hüzünle son buldu. Hilmi Efendi'nin sürgünde yaşadığı değişiklik gösteren duygularını anlatan güzel bir kitap. Tavsiye ederim. Kitapla Kalın
SürgünRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2018675 okunma
Refik Halit Karay ve "Sürgün"ü
Puan vermedi·230 syf.··
2021 124. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2021 15:19
"Sabaha karşı Beyrut göründü." diye başladı sürgünümüz Yüzbaşı emeklisi Hilmi Bey'in romanı. Öyküyü baştan az çok bildiğim için şöyle düşündüm: "Keşke Beyrut gibi deniz kenarı ve hareketli bir kent yerine sakin bir iç şehre sürülseymişsin Hilmi Bey. Şimdi aklına hep İstanbul gelecek." Nitekim çok geçmeden Hilmi Bey beni yanıltmadı #138151483 Ve olaylar hep İstanbul hasretiyle cereyan etti durdu. SÜRGÜN, kendisi de yıllarca sürgün hayatı yaşayan bir adamın romanı. Bu yüzden okunmadan evvel mutlaka yazarın hayatına ve sürgünlük öyküsüne bakılması gerektiğini düşünüyorum. Bu şekilde eser, daha anlamlı ve tesirli olacaktır. Ben de roman hakkındaki izlenimlerimi aktarmadan önce yazardan bahsetmek isterim. Karay'ın yaklaşık seksen sene süren bol olaylı ve eserli hayatı için burada söylenebilecekler kısıtlı. Ama bir yazar düşünün ki hem Osmanlı devletinde hem de cumhuriyet devrinde sürgün görmüş. Bir yandan milli mücadeleye karşı bir yandan milli edebiyatın bir temsilcisi. İttihat ve Terakki'yi mizahi yazılarıyla sıkıntıya sokmuş, Birinci Dünya Savaşı yenilgisi ardından ülkeyi terk eden komutanlara hitaben "Ziyafet bitti, ağzınızı silmeden, elinizi yıkamadan, bir de acı kahvemizi içmeden, efendiler nereye?" diye başlayan ünlü yazıyı yazmış. Hürriyet ve İtilaf Fırkası'na katılmış, Sabah ve Peyam gibi milli mücadele karşıtı gazetelerde yazmış. Sarayla, özellikle Damat Ferit Paşa ile yakın münasebetler kurmuş. Posta Telgraf Umum Müdürü iken Anadolu'dan gelen telgraflara izin vermeyip Kurtuluş Savaşı'nın aleyhine işler yapmış. ( Yıllar evvel okuduğum Şu Çılgın Türkler kitabında Turgut Özakman Refik Halit'in milli mücadele hakkında alaycı bir yazısını paylaşmıştı ama kitap yanımda olmadığı için teyit edemedim.)
SürgünRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2018675 okunma
Puan vermedi·230 syf.·
2021 16. kitabı
Sürgün uslup itibarıyla muazzam bir eser, Sürgün dönemin o devrin yıkılışını Butun açıklığı ile Yanlız karakter tahlili yapmasıyla bız okucuya aktarmıstır,.. Keyifle okunası bir eser..
SürgünRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2018675 okunma
Edebiyatımızın Doruklarında Gezinmek...
10/10
·230 syf.·
2021 26. kitabı
Yazarlığın, özellikle roman yazarlığının çok yüce bir ruh gerektirdiğini bir kez daha hatırlatan bir Refik Halit Karay romanıdır Sürgün... Bu kitabın bazı sayfalarına üç beş damla gözyaşınız düşüyorsa siz de yazarsınız, edebiyatçısınız... En önemlisi sol tarafınızda bir yüreğinizin olduğunun sağlamasını da okuduğunuz bu kitapla yapmışsınızdır. Hiç roman okumamış öğrenciler keşke hemen bu romanla okumaya bismillah deseler...
SürgünRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2018675 okunma
7/10
·230 syf.··
Beğendi
·
2016 331. kitabı
Siz hiç vatanınızdan ayrıldınız mı?Ya da evinizden ,eşinizden ,çocuklarınızdan... Refik Halid Karay'dan ilk okuduğum bu kitapta ülkesinden uzaklara sürgün gönderilen bir kişinin hayatı yaşadığı zorluklar ve duygular dramatik bir şekilde konu ediliyor.O dönemin Suriye-Türkiye ve Lübnan' da yaşananları gözlemleye bilirsiniz.Beğendiğimi söylemeliyim. İyi okumalar..
SürgünRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2018675 okunma
Oku! Yaratan Evrenin Adıyla Oku!
7/10
·230 syf.··
2026 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 11:33
Kur'an-ı yazanların çok erdemli ve akıllı kişiler olduğuna inanıyorum. İnsanları yönlendirmeyi ve maniple etmeyi iyi biliyorlar. Fakat ne kadar "Oku" diye gaz verselerde hayatı sorgulamayan toplumların okumadiklarini açıkça görüyoruz. Refik Halid, Cumhuriyet kurulurken 150likler ile sürgün ediliyor. Liberal ve Osmanlıcılık destekliyor. Sürgün olarak Lübnan ve Suriyede yaşıyor. Bu kitabı oradaki anılarından yaşadıklarınla kurguluyor. 1920lerdeki dünyayı anlatıyor. Okumaysaydim o zaman kokain kullananlari, gece hayatınızın nasıl fütursuz olduğunu, bazı kesimlerin nasıl.cok zengin yaşadığını, o dönem de şaşkınlıkla sapkinliklarin olduğunu ogrenemeyecektim . Suriye gitmiş birisi olarak o dönem Suriyenin nasıl daha açık ve gelişmiş bit toplum olduğunu anlayamayacaktim. Okuyun
Alıntı
SürgünRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2018675 okunma
YÜZELLİLİKLERİN DRAMI...
7/10
·230 syf.·
Beğendi
·
2025 23. kitabı
Refik Halid Karay'in bu romanını ikinci sürgün (Yüzelliliklerden) yıllarına âit hatıralardan, 4-6 sahifelik, 37bölümden oluşturmuş ve 1941 yılında neşrettirmiş. Roman "Sabaha karşı beyrut göründü" cümlesi ile başlıyor. Refik Halid bu eserinde, sürgün edilen insanların hayatlarını devam ettirmek için nasıl mücadele ettiklerini hikayeleştirmiş; bir bakıma 1922 yılında yurt dışına sürgüne gönderilen "Yüzellilikler"in hayat hikâyelerini anlatmış. Hikayelerin geçtiği yer; Beyrut, Halep, Şam ve çevresi; roman kahramanı ise, alaydan yetişme Yüzbaşı Hilmi Efendi'dir. Eser sergüzeşt romanı nev'indedir. Kahraman ise ne aksiyon sahibi bir siyaset adamı, ne gazeteci, ne de bir başka hususiyeti olan insandır; eserde bütünüyle Hilmi Bey'in korkunç ve kötü akıbete nasıl yuvarlandığını; önce sıhhatini, sonra aklını, nihayetinde hayatını nasıl kaybettiği hikâye edilmiş. Hilmi Efendi, Lübnan'ı uzaktan gördüğü ândan ölünceye kadar, neşeli ve üzüntülü zamanlarında, İstanbul'u hatırlar. Her gördüğü manzara "Anadolu kasabalarını" ya da "İstanbul'u düşündürür... Eserin hissî cihetini Hilmi Efendi ile Suzidil arasındaki aşk teşkil etmekte. Güzel Türkçesi ve üslûbu için, okunabilir... Vakur Çayseven
Yakın Tarih
SürgünRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2018675 okunma
Puan vermedi·230 syf.··
2026 9. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 20:30
“Bu dünyada insana en çok azap veren şey, meşrebine uymayan kimse ile berâber olmaktır." Alışkanlıklarından, kültüründen ve meşrebinden çok uzaklarda, Beyrut’ta sürgün hayatı yaşayan Hilmi Efendi’yi birçokları çok iyi anlayacaktır. Bizler için gurbetlikte kitaplardan daha aşina dostlar var mıdır sahi? Kemaleddin Kamu gurbetlik duygusunu “Ben gurbette değilim, gurbet benim içimde” diyerek ifâde eder. Ana yurdumuzda yaşasak dahi insan için gurbetten kaçış yoktur. Kamışlıktan koparılan ney misali, bezm-i elest hasretiyle feryad edip tutuşan insan için dünyanın kendisi zaten gurbettir. Ne güzel demiş Alvarlı Efe Hazretleri “Hazer kıl kırma kalbin kimsenin canını incitme. Esir-i gurbet-i nalan olan insanı incitme”
1000Kitap
SürgünRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2018675 okunma
6/10
·230 syf.··
2023 31. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2023 00:30
Karay, oldukça akıcı bir kurguyu sunmuş bizlere. Kitabı okumak, anlamak çok kolay olsa da anlamlandırma konusunda sıkıntılar yaşamadım değil. Kitap bitince sanki olaylar ardı arkasına gelmemiş gibi ben Hilmi Efendinin eşini merak ettim durdum. İnsan sürgün edilir de, kalbi de mi sürgün yer? Evet, bir parçamız geldiğimiz yerde kalıyorsa sürgünü yer fakat bir aidiyet kalır. Eşini çok çabuk unuttun Hilmi Efendi. Eğer ki Seherin "kötü yollara" düştüğünü duymasa Seheri de eşi gibi unutuverecekti. Hatta Suzidilden bir birliktelik görse herkesi çok daha basit ve çabuk unutacaktı. O zamanlar mektup var, haber alamıyor insanlar güç bela. Şimdi biz deli gibi her bulduğumuz mecrada iletişimi sağlama imkanını bulsak da eksiğiz. Ne alaka deneyin elbette hepiniz bir kez de olsa Ghostlandınız veya Ghostladınız. Bu kitabın yayınlandığı dönemden günümüze ne kadar zaman geçse ve bizler modern dünyada yaşadığımızı iddia etsek de gerici zihinler eşliğinde aynı kaldığımız apaçık ortada bence. Kitaptaki her karakter az önceki düşünceme minik de olsa eşlik etti, e bu tabii bana göre. Her insanın içinde bir aşağılık düşünce kutucuğu bulunur, erdem ve güzel ahlak kutusunun bulunduğu gibi. Karakterler bu kutucukların arasında gitti gitti geldi. Gerçekliği buradan yakalamış bence yazar. Tabi bir de duygular var. Duygular işin içine girdiğinde bir olaya bakışımız tutumumuz değişir. Aşk kadar güçlü bir duygu varken İrfanda, Hilmi Efendide biz sadece doğru yaptılar ya da yanlış yaptılar desek ne fark edecek? Kitabı seve seve okurken bir arkadaşımla paylaştım bak dönemini nasıl da çat çat eleştiriyor korkusuzca diye. Öğrendim ki milli mücadele karşıtıymış. Sonra tabi biraz araştırıp bakınca bende anladım. O dönemde bu mücadeleye karşı olup sonrasında destekleyenler yok mu? Elbette var, hepimizin
1000k
SürgünRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2018675 okunma
Puan vermedi·230 syf.··
2020 14. kitabı
Memleketinden gönderilen, sürülen yüzbaşı emeklisi Hilmi Bey'in hikayesi. Hilmi Bey, "vücudundan fazla, ruhundaki kesiklikten şikayetçi. Yalnız etrafındaki manzaraları, insanları değil, kendini de kendine yabancı buluyor." Bu roman insan ve memleket tasvirleri fazlasıyla yüksek bir roman. içerisinde sürgün hayatının bütün elemleri bulunuyor. Gurbet, memleket hasreti, ümitsizlik, kaygı. Aslında roman değil bir ızdırap hikayesi. Romanın sonunda insanın kalbini derinden üzen bi elem bırakmakta. Bence okunmalı, süslü dili, güzel memleket tasvirleri ve okuyucuya geçiren duyguları bu romanı sürükleyici hale getiriyor. Romanın içerisinde "Dünya, umut dünyasıdır." diyor, kahramanı da son reddeye kadar umut ediyor, ama onun dünyası umut dünyası değil. Hiç istemediği bir sonla bitiyor.
SürgünRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2018675 okunma

Yazar Hakkında

Refik Halid KarayYazar · 67 kitap
Bolu Mudurnu'dan İstanbul'a göçen Karakayış ailesinden Maliye Başveznedarı Mehmed Halid Bey'in oğlu olarak 15 Mart 1888’de İstanbul’da doğdu. Galatasaray Sultanisi'nde ve Hukuk Mektebi'nde okudu. Maliye Nezareti'nde (Hazine ve Maliye Bakanlığı) memur olarak çalıştı. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra gazetecilik ile uğraşmaya başladı. 1909 yılında girdiği Tercüman-ı Hakikat gazetesinde mütercimlik ve muhabirlik yaptı. Fecriâtî topluluğuna katıldı ve "Kirpi" imzasıyla mizah dergisi Kalem'e yazılar yazmaya başladı. Yazıları yüzünden 1913'te önce Sinop'a sürüldü. Daha sonra Çorum, Ankara, ve Bilecik'e gönderildi. İstanbul'a dönünce bir süre Robert Kolej'de Türkçe öğretmenliği yaptı. Posta-Telgraf Umum Müdürlüğü'ne atandı. Bu sırada Hürriyet ve İtilaf Fırkası'na üye oldu, Aydede adlı siyasi mizah dergisini çıkarmaya başladı. İstiklal Savaşı aleyhine yazdığı yazılardan ötürü vatan hainliğiyle suçlandı, Yüzellilikler listesine alındı. Uzun süre yurt dışında, Beyrut ve Halep'te sürgün yaşadı. Mustafa Kemal Atatürk'e yazdığı şiir ve mektuplarla, Yüzellilikler listesindekilerin affedilmesinde önemli rol oynadı. 16 senelik sürgün hayatının ardından 1938 yılının Temmuz ayında yurda döndü. 1948 yılında, Aydede dergisini tekrar yayımlamaya başladı. 18 Temmuz 1965’te İstanbul’da vefat eden Karay, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. Türk Edebiyatındaki Yeri Refik Halid, Türk edebiyatında ilk defa Anadolu'yu tanıtan eserleri ile ismini duyurmuş, yergi ve mizah türündeki yazıları ile de üne kavuşmuştur. Gözleme dayanan eserlerinde, tasvirler, portreler ve benzetmeler kullanarak sade, akıcı dili ve güçlü tekniği ile 20. yüzyıl romancıları arasında seçkin bir yere sahip olmuştur. İstanbul'u bütün renk ve çizgileriyle yansıtarak Türkçeyi ustalıkla kullanan Refik Halid, Türk edebiyatına birçok eser kazandırmıştır. Seyit Kemal Karaalioğlu onu şöyle tarif eder: Refik Halit Karay; «Yeni Lisan» akımının tutunmasında önemli payı bulu­nan, konuşma dilini yazılarında büyük bir ustalıkla uygulayan bir yazardır. Hikâyeleriyle romanlarında renkli bir görgü ve gözlem zenginliği göze çarpar. Ro­manlarında, çoğunlukla aile üstünde durur. Hiçbir belli teze bağlanmaksızın, sağlam bir teknikle, başarılı çevre tasvirleri içerisinde nefis bir üslupla olayları anlatır. Ağır fikre, derin çözümlemelere, tezli saplantılara girmeden, «ak rea­lizm» diyebileceğimiz bir görüşle yazardır. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Refik_Hali...