edebiyatdefteri.com/uye/ummuhanyildiz
Sedir ağaçları b’aşka âşık
Deniz fenerinin gözleri neden ağlar
Rüzgâra yükleyin ilkbahar lemasînı
Beyaz sardunyaların
Sinesine yazılır şiirlerim...
Aşk, derinlik ve sadakat duygusu gerektirir; bunlar olmadan aşk olmaz, sadece geçici bir heves olur.
Gerçek aşk, her zaman kendini adayacak ve kalıcı bağlar kuracaktır.
Aşk, koşulsuz güven gerektirir ve tam teslimiyet bekler.
En derin gizemlerini, mucizelerini yalnızca koşulsuz, şartsız kendisine bağlananlara açar.
Her gerçek ve derin aşk bir fedakârlıktır.
Eğer bu fedakârlık yapılmazsa, derin sorumluluk duygusunun oluşumunu engeller; bu yüzden de gerçek aşkı yaşama olasılığı yitirilir.
Bez torbanın içinden sahip olduğum tek elbiseyi çıkarıp silkeledim. Hızla üzerimi değiştirip elbiseyi başımdan geçirdim. Siyah koton elbisenin belinde, yine aynı kumaştan incecik bir kemer vardı. Ayağıma kırmızı, topuksuz ayakkabılarımı giydim ve boynuma, Elizabeth’in bana verdiği ve Hazel’ın da oynamayı çok sevdiği kristal kolyeyi taktım.
Kısa saçlarımı parmaklarımla tararken yeniden pencereye döndüm. Verandanın alt basamağına inen Elizabeth, bebek arabasının frenini indirdi ve gölgelik kısmını açtı. Hazel gözlerini kısarak güneşe baktı. Ardından bakışları su deposuna kaydı. Ben de üçüncü kat penceresinden ona el salladım. Gülümsedi ve onu arabadan almamı ister gibi kollarını kaldırdı.
Elizabeth, Hazel’ı almak için eğildi. Bebeği kalçasına yerleştirdikten sonra arabadan bir şey çıkardı ve görebilmem için yukarı kaldırdı. Bu, uğur böceği biçiminde küçük bir sırt çantasıydı. İçinde Hazel’ın pijamaları, bezleri ve yedek kıyafetleri olduğunu biliyordum. Elizabeth’in yüzünde hem sevinç hem de kararlılık vardı. Benim yüzümdeki ifadenin de aynı olduğunu hissediyordum. Kızıma bakınca içimi, daha önce hiç tatmadığım bir sevgi doldurdu. Grant’in bana gül bahçesinde söylediklerini hatırladım. Yosunun kökü olmadığı gibi, anne sevgisi de birden ortaya çıkabiliyordu. Belki de kızımı büyütmeye uygun olmadığımı düşünmekte yanılmıştım. Belki de kimsesiz, istenmeyen ve sevilmeyen biri bile, herkes gibi gönülden sevebilirdi.
Bu gece kızım ilk kez benimle kalacaktı. Birlikte kitap okuyacak, salıncaklı sandalyede sallanacaktık. Sonra uyumaya çalışacaktık. Hazel belki biraz korkacaktı, her şey bana da fazla gelecekti ama vazgeçmeyecektik. Her hafta yeniden deneyecek, birbirimize alışacaktık. Zamanla birbirimizi tanıyacak, onu bir annenin kızını sevdiği gibi, kusursuz olmasa da sonsuz bir
Yosun, anne sevgisinin simgesi olarak seçilmiştir. Yaz dostları bizi terk edip kışın sıkıntılı günleri başladığında anne sevgisi gibi yosun da içimizdeki sıkıntıyı hafifletir.
Çiçek Sunumu, Henrietta Dumont